26.6.10

-Yeni Bir Hayat-

Biliyorum, herkes bloguma defalarca baktı.'' Offf ya yine yazmamış, nerde bu kız yaaa ? ''dedi, belki merak etti belki sinir oldu ama inanın bu sefer çok farklı herşey. En son postumda bişeyler anlatmıştım. Çok detay vermesem de, bu sene otelde işlerin benim için çok da iç açıcı olmadığını söylemiştim. Otelimi çok sevmeme rağmen, değişen yönetimle beraber geçen sezon sonundan başlayan bir '' can sıkıcı olaylar dizisi '' çoğu çalışan için başlamıştı. Sezonun açılmasıyla olaylar daha fazla kendini belli eder oldu. İnsanlara beklenen pozisyonların verilmemesi, binbir türlü haksızlığın ve vefasızlığın yapılmasının sebebi anlaşıldı ve biz anladık ki '' bir yıldırma politikası '' izleniyor ! Bunu çok üzülerek söylüyorum çünkü, gerçekten otel benim evim, oteldeki bazı insanlar ailem gibiydi. Özellikle son 2 ayda yaşadığım olaylar ciddi anlamda beni bunaltmıştı. İşimi rahat yapamaz duruma gelmiştim. Üst üste gelen denetimler zaten yeterince bunaltıcıyken, denetimlerde insanlardan destek değil köstek görmeye başlamak tuz - biber oldu. Benim departmanım ve konumum öyle bir konum ki, tek başıma iş yapabilmem neredeyse imkansız. Departmanlar arasında bir insanım. Herkesle ilişki içindeyim. Neyse...İnsan, geriye baktığında kötü şeyleri hatırlamak istemiyor, bende hatırlamayacağım.
Evet, 2 hafta önce artık canıma tak edince ve beklediğim yerden haber de gelince, genel müdüre çıkarak istifa ettiğimi söyledim. Tabi ki, bu kimsenin beklemediği bir şey olduğundan şok etkisi yarattı. Resmen şok ! Sonuçta 7 senemin geçtiği yer. Ve bu seneye kadar ufak tefek şeyler olduysa da, bu seneki kadar asla olmamıştı. Ben hep işimden memnun, işyerimde huzurluydum. Bunları yazarken dahi geçmiş zaman kullanmak bana çok koyuyor. Yalan değil. Çok yer değiştirmekten hoşlanan bir insan değilim. Bildiğim ve bilindiğim yerlerde daha mutlu olurum. İstifadan sonraki 2 haftayı da, herşeye rağmen oteli zor durumda bırakmamak için-otelde geçirdim. Yine rutin işlerimi yaptım, eksikleri tamamladım, denetimleri geçirdim. Yerime birini bulmalarına dahi yardımcı oldum! Kimilerine göre çok salağım, biliyorum ama ben böyleyim. Ne olursa olsun, diyorum ya, asla kötü şeyleri hatırlamak istemiyorum. Her güzel şeyin hatrı kalır bende. Güzelliklerin hatrına elimden geleni yaptım.
Geçtiğimiz Çarşamba yani 23 Haziran otelde son günümdü. 22 Haziran gecesi otelde kaldım. Linda gelmişti 2 haftalığına. Ben, Özlem ve Linda beraber geçirmek istedik son gecemizi. Kah güldük, kah ağladık. Geçirdiğimiz 7 seneyi andık. Elbette bir daha görüşemeyecek değiliz, ayrı şehirlerde olacak değiliz ama yine de her sabah alıştığın insanları görememek garip olacak. Öyle bişey ki, ilk 6 ayı saymayalım desem dahi geriye kalan 6 sezonun her sabahı saat 10' da havuz barın kenarında toplanıp sabah kahvesi içip sohbet etmiş, güne böyle başlamış insanlarız. Tabi bahsettiğim bu insanlar herkes değil. Çarşamba günü, otelden ayrılırken o kadar fazla ağladım ki...Çok uzun zamandır bu kadar içim acıyarak ağlamamışımdır. Sevdiklerime sarılıp, hıçkıra hıçkıra ağladım. Zordu...Gerçekten zordu...
Bunu kişisel tarihime not olsun diye düşüyorum : Canım dediğimde canın çıksın dediği zamanlar bol olan, kavgamızın - gürültümüzün eksik olmadığı ama gönülden taaa içeriden bi bağla birbirimize bağlı olduğumuz biri bile ben giderken bana sarılıp, sessizce '' Pek belli edemesem de, senle beraber benim de yüreğimin kocaman bir parçası gidiyor '' dediyse, herşey boş oluyor o noktada.
Şimdiyse benim için yepyeni bir hayat başlayacak. Güzel haberi vermenin zamanı geldi. Allah bir kapıyı kapatır, diğerini açarmış. Çok şükür benim için de böyle oldu. Otelden ayrılırsam, ancak şu 3 yerden birine geçmek için ayrılırım dediğim bir yere kabul edildim! Hayal gibi cidden! Çok büyük, çok güzel bir otel yine. Otelcilik sektörünü bilenlerin çalışmaya can attığı yerlerden biri diyebilirim. Hiç bir şey dışarıdan görüldüğü gibi değildir elbette orada da problemler - sorunlar vardır ama o heryerde var zaten. O kadar ani gelişti ki herşey. Onlardan Kalite Müdürünün ayrılması da çok ani oldu, benim oraya okey demem de ani oldu. Koşulları, şimdiye kadar ki çalışma şartlarımın oldukça üstünde. Özellikle maddi olarak. Maneviyi bilemeyeceğim, şu an bana manevi olarak verdiği haz sadece, herkesin geçtiğim yeri öğrendiğinde '' Ohaaa Burcu, inanmıyorum, süper '' demesinden ibaret :) Umarım oraya gittiğimde güzel, çok güzel günlerim olur da, - iyi ki '' derim. Bunu can-ı gönülden diliyorum. İşim için çok emek verdim, çalışmaktan kaçan tembel bir insan değilim. Biliyorum, şimdi ilk günler benim için zor olacak. Ne kadar sürede alışabilirim bilmiyorum. Sıcakkanlı, çabuk alışan bir insanım ama sonuçta 7 senenin alışkanlıklarını da bi anda silebilmek mümkün değil. İnsanları tanımak ve insanların beni tanıması zaman alacak. Çok heyecanlıyım, gerçekten. İşte geçtiğim otelin bir kaç resmi :





İşte böyle bi yer...Güzel gözüküyor değil mi ? :) Bence de :)

Pazartesi itibari ile, çalışmaya başlıyorum. Hayatımın koskoca, kapkalın, anı dolu defterini kapattım ve şimdi her şeye sıfırdan başlayacağım. Elbette, iş tecrübelerim dolayısıyla sıfır değilim ama tek bir kişiyi dahi tanımıyor olmamdan dolayı böyle diyorum. Belki, çok iş değiştirmiş olanlar bu kadar duygusal davranmamı saçma bulabilirler. Bu profesyonel hayat diyebilirler, katılıyorum ve saygı duyuyorum ama insan bunca zamanını geçirdiyse bi yerde ve otelde ne kadar çok kaldığımı siz bile biliyorsunuz burada okudunuz hep, sanki evimden ayrılmış gibi hissediyorum. Önüme bakmaya çalışıyorum şu an. Hem heyecanlı hem de stresliyim. Kendimi ispat etmem ve kabul ettirmem çok önemli şimdi. Nolur benim için dua edin.Herşey güzel olsun inşallah.

Bundan sonra söz veriyorum daha sık yazacağım. Yeni yeri, ortamı, insanları anlatacağım.

Hepinizi ayrı ayrı öpüyorum cicikolaar...En kısa sürede görüşmek üzereee...

5.6.10

Sağlık,Ne Önemli Şeysin Sen

Off off offf...Bu sefer fena ara vermişim. Bi yandan işyerindeki anormal yoğunluk ve stres, diğer yandan bitmek tükenmek bilmeyen sağlık problemlerim nedeniyle bırakın blogumu, kendimi dahi unuttum. Benim için hayatımın belki de en çok herşeyin üst üste geldiği dönemi bu dönem. Her yaz yoğun olurum ama bu yaz bambaşka mesela. O kadar fazla denetim geçiriyorum ki. Özellikle ingiliz ajentaların denetimleri bitmek bilmiyor. Upuzun check listler, sonu gelmeyen sorular...Ciddi anlamda daraldığımı hissediyorum. Çok yoruluyorum. Hem beynen, hem de bedenen. Bunlara bir de yönetimle ilgili problemleri ekleyince, işte film asıl orda kopuyor. Malesef işyerinde bu sezon yaşadıklarım beni, senelerdir çalıştığım işyerimden ciddi anlamda soğuttu. Her zaman mutlulukla geldiğim işime giderken ayaklarımın geri geri gittiğini görmek çok üzücü. Dile kolay, 7 sene...Resmen burda büyümüşüm. Gönül bağım var evet ama uğradığım haksızlıklar o kadar fazla ki, gönül bağım yeterli olmamaya başladı artık. Karar verme dönemi sancılı olsa da, ben işimi değiştirme kararı aldım. Hoş, karar almakla bitmiyor elbette hiçbişey. Yeni bir iş, içime sinen bir iş bulmadan çıkmayı düşünmüyorum. Şu an haber beklediğim bir yer var. Olmasını çok istediğim bir yer. Bunca üzüntüden sonra, diliyorum ki Allah yüzüme baksın ve hakettiğimi versin.Yine de herşeyin hayırlısı tabi...

Dedim ya, ard arda gelen sağlık problemleri diye..Önce dişim, onu anlatmıştım. Hemen ardından resimde görüldüğü üzere kolum.Nasıl olduğunu anlayamadığım bi şekilde sol omzumdaki tendomu kopartmayı başarmışım.Ağrısından günlerce uyuyamadım.Bu askıyla dolandım ortalıkta 10gün.Bunun son bi haftası evde geçti,çünkü dr. rapor verdi. Aslına bakarsanız her şer'de bi hayır vardır burda devreye girdi çünkü 1 hafta işyerinden uzak olmak bana çok iyi geldi. Şimdi artık kolumu ağrısız hareket ettirebiliyorum, sadece arkaya doğru hamlelerde ağrıyor, o da zamanla geçecek.

Neyse, bitti, geçti derken, bu sabah uyandığımdaysa sol göz kapağımın balon gibi şiştiğini gördüm. Valla bana ne oluyor anlamıyorum. Sinirlerim bozuldu artık. Kocakarı ilaçlarından medet umuyorum bu gibi durumlarda.Gözkapağımın üstüne sarmısak sürdüm.En azından dezenfekte eder mikrobik bişeyse dedim.Yarın sabah anlarım. Umarım iner diye dua ediyorum çünkü yarın iş görüşmesine gideceğim! İlk izlenimin bu kadar önemli olduğu bi durumda, gözü kaşı kaymış adamı kim napsın :(

Kimsenin içi kararmasın die yazmıyordum ama merak edenler için yazayım dedim. İnanıyorum ki, iyi günler beni bekliyor. Her şey sürekli kötüye gidemez, deil mi?

Daha güzel haberlerle yazmak dileğiyle...

22.4.10

Otel Günleri..Yeniden...

Sabah ofise gelmeden odama gidip eşyalarımı yerleştirdim, çünkü valizde kırışıyorlar. Bu kadar çabuk hareket etmeme rağmen 2 tanesi hiç ütülenmemiş gibi olmuş ! Akşam üstü onları ütüye götürmem gerekecek. Neyse problem değil. 4-5 gün kalacağım için bi valizle gelmek zorunda kalıyorum. Her seferinde çok komik gözüküyorum. Çalıştığın yere elinde valizle evden kaçmış kız gibi gelmek hakkaten komik manzara :)
Akşam saat 6 ' ya, s.p.a randevumu aldım cilt bakımı için. Biraz da ben kendimi şımartayım değil mi? Madem tatilim yok bende akşamları tatil yapayım :)
Burdan samimi olduğum bir kaç ark. var. Gece çarpışan arabaya binelim dediler . Bu güzel teklife de hayır diyemedim doğrusu. Geçen sezon sonu otele çarpışan araba alanı yapıldı ama ben test edemedim hiç. İnşallah bu gece test edecem :) Ondan da eksik kalmayayım eheheh...
Bu arada dün Linda' cım biletini alabildi sonunda. Ama en erken uçuş ctesi günü. Burda kalırken hiç denk gelemeyeceğiz derken , ctesi gününe kadar beraber olmuş olucaz. O varken zaman cidden eğlenceli geçiyor. Gerçi durum, kadıncağız için çok sinir bozucu oldu. Geçen Cuma gitmesi gerekiyorken fazladan 1 hafta daha kaldı. Napalım kısmet işte, kimin aklına gelirdi ki ? Kimsenin canına bi zarar gelmesin de, artık olan oldu diye avutuyorum bende- ki gerçeği de bu zaten...
Hava bugün günlük güneşlik. Dünkü buz gibi havaya inat çok da sıcak. İçimiz ısındı :) Hadi saatler geçin hemeeeeen ve 6 olsun :)
Tatile girecekler için iyi tatillerrrrrrrr...

21.4.10

Bakım İşleri

İki gündür hava yağmurlu. Tam ben yazlıkları çıkartmaya meyilleniyorum hava bozuyor. Cidden son 2 haftadır böyle oluyor. Dolabın içi yazlık - kışlık karışık halde karmançorman ! Gerçi zaten şu gardrop düzeni konusunda inanılmaz başarısızım. Şöyle kitap gibi dolap içi olanlara o kadar özeniyorum ki. Bu iş bi yetenek işi arkadaş ve bende de bu yetenek yok ! Bugün düzeltiyorum yarın gene hallaç pamuğu gibi oluyor, eeeeh yani ya !

Ne diyordum ? Haa, bu yağmurlar ne idüğü belirsiz yağmurlar mı acaba hakkaten ? Asit - masit bi senaryolar dönüo ama ortada hayırlısı :) Bi yağmur altında yürüme zevkimiz vardı onuda mı aldınız be vicdansızlar diyesim geliyor. Bu sabah ortalık garip bi toz bulutuyla kaplıydı, flu bi görüntü vardı ve biz tam bunu konuşurken yağmur yağmaya başlayınca '' Hanaam '' dedim , coossss diye eriyecez. Ne olur ne olmaz diye hemen ofise attım kendimi :)

*****************

Otelde kalan insanlar yavaştan sinirlenmeye başladılar. Aslında pek yavaştan sayılmaz baya sinirleri bozuldu gariplerin. Normal şartlarda Cum.a gitmesi gereken Linda' m bile hala burda ! Ve tabi onun gibi bir sürü A.l.ma.n misafir de aynı durumda. Hiç biri şimdilik kara yolunu tercih etmedi ama sonuçta işlerine dönecek olanlar, bir kaç gün daha sürmesi durumunda karayoluna başvuracaklar gibi gözüküyor. Derken şimdi gazeteyi okudum. Bugün itibari ile uçuşlar başlayacak diyor. Gerçi şu da var, bekleyen o kadar fazla insan var ki hepsi aynı anda gidemeyeceği için yine bu dönem misafirlerinin tamamının ayrılması bir kaç gün sürecektir. Veya ek seferler falan mı koyulur acep ? Neyse, günlerdir , şu adını bi türlü söyleyemediğimiz garip hede-höde yanardağının külleriyle yatıp, külleriyle kalktığımızdan ben de konunun uzmanı oldum :P

******************

Bu akşam hem kocişin hem benim valizlerimiz hazırlanacak yine. 4 gün burda kalacağım. Fırsat bu fırsat diyerek, s.p.a' dan cilt bakımı randevusu aldım. Yüzümde özellikle burun kenarlarımda siyah siyah minik noktalar var. Çok gözüme batıyorlar. S.p.a ma.nag.er ' a gittim sordum, '' temizleriz hepsini sen merak etme'' dedi. '' Bi de kil maskesi uygularız yüzüne, fazla yağı da dengeleriz '' dedi. Kulağa hoş geliyor valla.

Free Image Hosting

Bir de şu sırtımda mütemadiyen çıkan minik sivilceleri halletmenin yolunu bulabilsem ... Yüzümde filan hiç çıkmaz ama kendimi bildim bileli sırtımda varlar. Böyle minik minik bir sürü :( Denize girince azalıyorlar aslında ama her zaman denize gitmek mümkün değil. Var mıdır bi yolunu bilen ? Nasıl kurtulurum ben bunlardan ?

Neyse, işler beni bekler...Keyifler gıcır şu ara amaan nazar değmesin ;) Kara bulutları dağıttım üstümden. Dileğim o dur ki bir daha hiiiiiiiiiç gelmesinler :)

19.4.10

İnan-İnanma :)

Evren Yasası denilen şeye inanmak istememe rağmen nedense bir türlü inanamıyorum. Belki de bazı insanların inanmakla ilgili problemleri vardır ve bende bu insanlardan biriyimdir :) '' Bir şeyi istersin , çok istersin ve bi şekilde olur '' durumu yani bahsetmek istediğim. İstediğim şeyin olacağına katıksız şekilde inanmaya çalışıyorum mesela, o an aklıma neden olamayacağıyla ilgili senaryolar gelmeye başlıyor. Yani mantık denilen şey devreye giriyor. Kovalıyorum onları kışt! kış! , yeniden konsantre olmaya başlıyorum bu sefer de hooop! iç sesim giriyor devreye '' Armut piş, ağzıma düş ' e mi inandırıyorsun kendini ? '' Pööfff hakkaten içten gelerek inanabilenler, nasıl inanıyorlar !

İnanmanın da bir yöntemi vardır belki. Bilmiyorum :) Ne de olsa herşeyin bir yöntemi var. Bu konuya nerden geldim ? Bir arkadaşım bir e-mail atmış bana. Onu okuyunca acaba ? dedim de ordan bu konuya geçtim. E-maili aktarmakta bi sakınca görmüyorum. Belki işe yarayacak bişeydir. Denemekte fayda var ;)

Direk tekniği anlatayım. Telepatide ve imajinasyonda birazcık yeteneğinizin ve isteğinizin olması yeterlidir .
Ellerinizi önünüzde tutun ve avuç içlerine bakın. Bir süre bekleyin ve eliniz artık sizin değilmiş gibi olsun . Bu hissi yakaladıktan sonra bir kaç dakika bekleyin . Eliniz soğumaya başlayacaktır. Hemen ardından , ellerinize sıçrayan bir ateş imgeleyin bunu yaptıktan sonra ani ısı ve yanmayı hissedeceksiniz. Ellerinizi şakaklarınıza götürün ve Bir kurban seçin kendinze . Onun yapmasını istediğiniz şeyi yavaşça ve kaba olmayan bir dille içinizden geçirin . Onu istediğinizi yaparken imgeleyin bu esnada şakaklarınızın hafifçe ısındığını hissedin.
Rus ajanları tarafından kullanılmış bir yöntem olduğu söylenmektedir .

Valla Rus ajanlarının kullandığı kısmı çok sallama geldiyse de bazen insanın böyle şeylere inanası geliyor. Sakin kafayla deneyecem :) Olursa sizlerle de paylaşırım , hatta siz de deneyin ve '' OLDU / OLMADI '' diye benle paylaşın olmaz mı ? :)

*********************

Pazar günü yine hıphızlı geldi geçti. Bişeyler alayım diye bi alışveriş merkezine gittik ama 1 iğne dahi alamadan geri döndüm. Koskoca yerde 1 tane mi beğendiğim bişey bulamam yahu ? Gerçi 2-3 bişey oldu çok beğendiğim ama onların da fiyatlarının maşallahı vardı diye almaya yeltenmedim. Sonra markete gittik. Bu hafta perşe.mb.eye kadar evde olacağız diye genelde hazır şeyler aldık. Zaten 3 gün var önümüzde sadece. Havanın güzel olmasını fırsat görerek bolca çamaşır yıkayıp - astım. Çamaşır sepetini boş görebildim sonunda diyordum ki, gün sonunda bi baktım duştan sonra üstümüzdekileri atınca sepet gene yarıya gelmiş :)


Free Image Hosting

Bu akşam iş çıkışı kuaföre gitmem gerekiyor, yarın iş çıkışı odanın toplantısı var. 2 gün de eve geç gideceğim. Çarşamba zaten valiz hazırlamakla geçer. Perşembe de burdayım inşallah. Bikinimi alıp spa keyfi yapmak istiyorum. Her şeyden uzaklaşmak ve mutlu hissetmek...Lütfeen sinirimi bozacaak miniminnacık bişey dahi olmasın ;)

Herkese iyi haftalaaaaar !

31.3.10

Tırınım Tırınım...

Bizim yeni açılacak otel için alınan yeni mühendisi yanıma yolladılar. İş öğreteyim diye ! Kaç gün kalacak dedim eh işte 2- 3 dediler. Burdan şu sonucu çıkarttım ki, çok sevgili müdürlerim benim işimin max 3 günde öğrenilebileceğini düşünüyorlar :) Takdir ederim yani bunca senelik tecrübemle elde ettiklerimi 3 günde öğrenebileni :) Bi yandan da kendi kendime dedim ki '' Belki salaklık sendedir Sasha, çocuk zehir gibidir, öğrenir 3 günde her şeyi '' . Söyleyeceğim şeyi birini hor görmek için söylemiyorum . Kimse anasının karnında tecrübe kazanmıyor elbette biyerlerde çalışarak kazanacak tecrübeyi. Yani sektörü bilmemesi çok çok normal fakat kendi mesleğini bilmemesi konusunda katıyımdır. Bir insan 5 sene mühendislik okuyup, ben oldum diye çıkıyorsa okuldan, temel şeyleri de bilmelidir. Bir G.ı.d.a Mü.h. için misal, mikrobiyoloji temeldir. Mikro bilgisi olmayan hiç kusura bakmasın , bu mesleği layıkıyla yapamaz. Ben böyle düşünüyorum en azından. Bunu da sonuna kadar savunurum. Kardeşim bi insan, üstelik yeni mezun olmuş bi insan sütü yoğurda dönüştüren fermente bakterilerin isimlerini bilmiyorsa, peeeh derim, hadi naşnaş işine derim. Hatta işin gücün rast gitsin derim. Sinirli değil, üzgünüm bu konuda. Üzügünüm çünkü mesleğimin böyle tanıtılmasını istemiyorum :(

Bu arada benim şu bir türlü sonuca bağlayamadığım ve son olarak '' Artık peşini bırakıyorum bu işin '' dediğim sta.j işinin yine peşine düşmeye karar verdim. İçime oturuyor olmadıkça. Ne kadar '' Yeter yaaa olmazsa olmasın '' diye isyan etsem de, bi süre sonra içimdeki ses yine dürtüyor beni. Azmetmek istiyorum, elimden gelen her ne varsa yapmak istiyorum sonrasında yine olmazsa olmayacak zaten. Geçen hafta konuyla ilgili bir telefon görüşmesi yaptım, 1 hafta sonra tekrar telefonlaşmak üzere anlaştık. Bugün yeniden konuştuk. İşi en üste iletmiş bulunuyorum artık. Bu dakikadan sonra iş yine benden çıktı, şirket genel müdürüne kaldı. Bu sefer çok umutluyum hakkaten. Diğer manyak genel müdür gibi bi insan deil zaten bu. Ama Allah büyük, o gerizekalıyla bi gün bi yerde mutlaka karşılaşırız :)

***********************

Şirkette birazdan bir toplantı yapılacak. Önemli kararlar açıklanacakmış.Katılacakların listesini yollamışlar, tırınım bende varım. Kanbersiz düğün olur mu ? Öff sabah sabah hayırlı bişiler olsun die dua ediyorum. Güzel haberler duymaya ihtiyacım var artık.

Aslında keyifsiz değilim. Hele bugün ofise geldiğimde pc.mi açıp müziğime kavuşunca ohh süper mutlu oldum. Yeni pc.m geldi de efem söylemesi ayıp hehe :) Bu vesileyle sıfırlandı pc.m :) Her şerde bi hayır durumu bu da sanırım :) Yaa bi de ben ofiste tek olmaya acaip alışmışım yaa..Burda sürekli olarak 2. bi kişinin varlığı çok rahatsız ediyo beni. Şu çaylak çocuk varken acaip zorlandığımı farkettim. Müziğin sesini istediğim gibi açamıyorum, kafamı verip döküman yazamıyorum - hele ki sandalyeyi çekip dibime oturmuşken hiç yazamıyorum pff - konsantre olmak çok zor geldi. Şimdi yeniden ofiste tek ve de hür olmanın keyfini yaşıyorum. Sabah kayfem de yanımda ohh ohh, daha nolsun :)

Herkese güpgüsel bi Çarşamba diliyorum...

9.10.09

Yine bir Denetlemece

Günlerim gecelerim birbirine karıştı. Bu sezon valla da billa da ben çok yoruldum! Normalde hep diyorum sezonun kapanmasına son 1 ay kala genelde işler sakinlerdi, rahat rahat soluklanır tatil moduna doğru yol alırdım ama bu sene tam tersi oldu! Denetim üstüne denetim var. Denetlemeyen kimse kalmadı heralde beni, şamar oğlanına döndüm :) Hele bu ingi.lizler bu sene kişisel tarihimde bir çığır açtılar :) Yarın bu sezon beni denetleyecek 4. ingi.liz gelecek ! Sağolsunlar, detaylı detaylı bakıyorlar iyi güzel baksınlar, ne saklım ne gizlim yok amma velakin gelen insanlara soruyorum hiçbiri bu konuda eğitimli değil. Evet, kurs tarzı bişiler görmüşler ama ben 5 senelik eğitimimi, 15 gün birisi bu konuda kurs görsün de beni denetlesin diye mi aldım ? Yani benim 5 senede öğrendiğimi bunlar 15 günde mi öğreniyorlar ? Bu konuya acaip takık durumdayım. Bi defa '' denetleyici '' dediğin zaman en az bu işi senin kadar bilen biri olmalı ki senin hatanı, eksiğini görebilsin, yorumlayabilsin. Kulaktan dolma şeylerle '' bu olmamış '' dememeli. Veya sen kulağını kısa yoldan gösterdiğinde olmaz illa ki uzak yoldan göstereceksin diye tutturmamalı, ikisinin de aynı kapıya çıktığını anlayabilmeli.

Bir de şöyle bir konu var. Denetlemeye gelen ing.ili.zlerin hiç biri Türkçe bilmiyor. Bu bana inanılmaz garip geliyor! Sonuçta benim ülkemde, beni denetlemeye geliyorsun ve denetleyeceğin insanın dilini bilmiyorsun! Herkes ingil.izce bilmek zorunda mı? Ben burdan kalkıp İn.gil.tere'ye gitsem diyebilir miyim Türkçe konuşsunlar diye ! Tamam, ben konuşuyorum, anlıyorum, anlaşıyorum ama ya bilmeseydim? Bilmeyebilirdim yani bu çok da garip bişey olmazdı. Veya yine ingi.lizce bilsem bile bu tamamen farklı bi olay. Günlük konuşma değil. Sana mesleki şeyler soruyor, ya anlamasaydım ? Bence saçma bi olay bu...

********************

Bugün otelde kalıyorum, ptesine kadar burda kalacağım yani. Akşam iş çıkışı hava güzel olursa denize, olmazsa hamama gideceğim :) Suyun beni sakinleştirmesine, streslerimi almasına acaip ihtiyacım var. İyi gelecek inşallah. Sanırım artık bu sezon son defa kalıyorum burada. Zaten 1 Kasım itibari ile kapanıyoruz artık. Bir sezonu daha bitiriyoruz ya inanamıyorum!

Bu telaşlardan bugünün cuma olduğunu tamamen unutmuşum! Sabah tartılmadım bu yüzden. Eve döndüğümde tartılır yazarım artık. O da salı sabahına denk geliyor. Cuma tartılması bu hafta Salıya kaymış olsun. Kilo verdiğimi pek sanmıyorum sanırım aynıyımdır malum R filan vardı, bende spora falan gidemedim hiç yoğunluktan, üstüne de düşemedim. Neyse , salı günü bakarız duruma :)

Herkese güzel bir haftasonu diliyorum. Ben bu hafta pazar da çalışıyorum haha ctesi çalışıyorum diye mızırdanırken al sana pazar da çalış dediler ! Bit sezon bitttttttttttttt, yoksa ben bitceeeeem :)

Görüşmek üzeree....

24.9.09

Bayramı da geride bıraktık. yine bayram bana hiç de bayram gibi gelmedi. Sıradan bir gündü sanki. Çalışanlar bayramlaştık evet ama, çalışınca ve evden uzak olunca gerçekten bayram olduğu anlaşılmıyor. Bir de pazar gününe denk gelince - zaten izin günümdü - tüm günü, havanın da güzel olmasını fırsat bilerek sahilde yatarak geçirdim. Bir daha denize girme fırsatım olur mu bilmiyorum zaten, belki de bu sezonun son denize girişleri oldu bunlar. Bayram boyunca özellikle akşamları hava oldukça soğuktu. Hırkasız oturamadım hiç. Hatta odamda da hiç klima açmadım ve üzerimi sıkı sıkıya örterek uyudum. Çok kalabalıktı diye zevkli oldu aslında. Normalde pek de discoya inmeyen bir insan olan ben sanırım 3 defa discoya gidip sabahladım :) Bi saatten sonra oturup insanların kopuşunu izlemek çok eğlenceli oluyor :) Gerçi bende oynak bi tip olduğumdan pek öyle oturduğumu söyleyemem, oturdum dediğim saatler artık gecenin sonlarına doğru kendimi DJ kabinine atıp oradan yani tam mekanından izlediğim zamanlar. Herkes tanıdık olunca, kabine girip çıkmak da normal bişi haline geliyor.
***********************
Bayramın ilk günü Linda süpriz yaparak otele geldi. Akşam onu karşımızda görünce çok şaşırdık. Hiç kimseye söylememişti geleceğini. Biz onu ekimde bekliyorduk. Onun burda olmasına sanırım en çok ben sevindim çünkü sayesinde hiç yalnız kalmadım. Gelirken yine beni unutmamış ve çok güzel bir kolye hediye getirmiş bana. Sağolsun ya. Tüm akşamlar odaya geçene kadar beraber oturup çene çaldık. Güldük , eğlendik yeri geldi dertlendik, bolca dedikodu yaptık :) Klasik işte, kadınlar biraraya gelince naparlarsa...
***********************
Dün evime geri döndüm. Bu sabah yine 6 da uyanmak ölüm gibi geldi ! Nefret ediyorum bu kadar erken kalkmaktan ya, burda kalırken 8de kalkıyorum ve o 2 saat inanılmaz farkettiriyor. Gerçi insanın kendi evi, kendi yatağı gibisi de yok. Sığındığın ve huzur bulduğun tek mekan evin.
***********************
Ha sahi, bayramın 3. günü ingiliz bi denetçi tarafından denetlendiğimi de atlamayayım. Bayram bayram zaten çalışıyor olmak kabus gibiyken bir de denetlenmek üzerine tuz-biber ekti. Bu sene o kadar yoruldum ki...Beynim-vücudum artık isyan ediyor. Kaldıramamaya başladım resmen. İşi şakaya makaya vuruyorum ama yavaştan tırlatmaya başladım sanırım! Daha önümde geçirmem gereken 2 bomba denetimim daha var. Yani bunlar sadece tarihi şimdiden belli olanlar! Son dakika golleri ise her zaman çıkabilir. Ekim 9-10-11 ' de yine bir ingiliz tarafından denetlenicem, Ekim 19-20 ' de ise I.S.O. 14.001 Çevre sistemi belgelendirme denetimim var. Allah kolaylık versin bana demek istiyorum izninizle.
*************************
Asıl kilo bildirim günüm yarın olacak olsa da - blogger a girmekte hala zorlandığım için - bugün sabah tartıda gördüğüm rakamı paylaşayım. Bugün itibari ile 64.8 kg yim. Benim için süper sevindirici bir gelişme gerçekten. Umarım o aylarca benim sinirlerimi bozan direnç kırılmıştır da bian evvel 62'ye gelebilirim.
Şimdi işlerime dönmeliyim...kalın sağlıcaklaa...

17.9.09

Kırmızııııııııııı :)

Günlerdir bloggera girmeye çabalıyorum. Sinirlerim oynadı! Ne işyerinden ne de evdeki pc.den bi türlü giremedim. Sorun bizdeki hatlarda mı onu da bilemedim ama genel bişey olsa gerek. Yazasım var, yazamadım ay çatladım :) he he he :)


Yazmadığım günlere ait anlatılabilir tek şey sanırım kuaföre gitmemdi. Klasik bir kadın hareketi olarak, bayram öncesinde boyası geldiği halde bayramı bekleyip öyle boyatayım dediğim saçlarımı boyattım. Yeniden kıpkırmızı oldummm :) Aynen şu resimdeki kızın saçları gibi şu an. Uçlarından aldırıp, toparlattım. Saçlarım çok yıprandı benim. Nedense yarısından itibaren kupkuru oldu saç. Ne kullanayım da nemlendireyim bilmiyorum. Bi öneriniz varsa söyleyin süper mutlu olurum. Dipleri yapyağlı, uçlarına yakından itibaren katır kutur! Bir de ince telli olunca, birbirine dolanır oldu saçlarım ühühü :( Güzel olan bi gözlerim var bi de saçlarım ! Onlar da güzelliklerini yitirirlerse vay halime !! Neyse ama uçlardan kesilince az biraz daha sağlıklı görünür oldular. Sanırım tatile girdikten sonra biraz daha fazla kestireceğim yoksa sağlıklı şekilde uzamayacaklar. Gitmişken pedikürdü, kaştı filan işlemlerini de hallettim. Ohh valla, pek mutlu hissettim kendimi. Değmeyin keyfime. Bir de ben senelerdir hep aynı kuaföre gidiyorum. Kuaföre her gittiğimde mutlaka oradakilerden bir kaçı saçımın kırmızılığına özenip bende mi boyatsam moduna giriyor. Yine aynı şey oldu. Bi kız çok özendi, ben de boyatmak istiyorum dedi. Benim kuaför de güldü ve dedi ki : İstiyorsan boyayalım ama Sasha' ya gittiği gibi gitmeyebilir onun artık kendi saçının rengini kızıl zannediyorum ben bazen! dedi :) Hoşuma gitti :) Ama kıza baktım, kız baya esmerdi, olmazdı hakkaten de ben sesimi çıkartmadım bana düşmez diye.

**********************

Bi gün çarşıya çıktım. Kendime bişiler alayım, bayram vesilesi ilen deişiklik olsun dedim ama herzamanki gibi , aradığımda bulamama kuralı geçerliydi. Gezdim, gezdim, o mağaza senin bu benim dolandım. Her girdiğimde garanti bişiler bulduğum yerlerden bile elim boş çıktım ! Sinir oldum ya. Her yerde kışlıklar çıkmış yeni sezon diye ama Ant.alya'da mümkün müdür şimdiden uzun kollulara geçmek? Peeeh...Saçmalamasınlar lütfen, biz geçen sene kasımda denize giriyorduk hala ! Bende iş böyle olunca, tuttum gardrobumu bi al-aşşa ettim. Baktım, anca 1-2 defa giydiğim bir elbisem var , siyah. Çok severek almıştım. Ama aldığım günden beri boyuna kafayı takmıştım! Dizin altında elbisenin boyu, asla katlanamayacağım bi boy! Yakışmıyor da zaten. Bugün yanımda getirdim, bizim burdaki terzilere rica edeceğim boyunu kısalttıracağım. Dizin 1 karış yukarısına çıkartasım var, bakalım.

***********************

Gazetelerde gezinirken camımın içüüü Drew' cüğümün son halini gördüm. Diline pier.cing yaptırmış. Hem de benden önce !

Aferin kız Drew, benden bi puan daha aldın. Ah bir de o pier.cingi öyle altından değil de, platinden renkli taksaydın, o zaman 10 numara olacaktın da hadi sesimi çıkartmayayım :) Sen sıranı savdın, sıra bende. İnşallah en kısa zamanda ;)

****************

Yarın yine pılımı pırtımı toplayıp otele geliyorum. Ben bayramda çalışıyorum, kocişcik gidiyor anasının atasının yanına :) Deniz - hamam - sauna üçlüsüyle buluşcam ben yine. Akşama ütüler yapılacak, valizler hazırlanacak. Gözümde büyüdü şimdiden :/

Bende haberler böyle...Görüşmek üzere...

14.9.09

TeleFerik :)

Dün çook güzel bir pazar geçirdim. Yine bütün işler kaldı ama umrumda olmadı açıkcası. Artık haftaiçi akşamları kah ütü, kah temizlik halledicem bi şekilde. Kuzenimiz vardı misafirimiz malum 4 gündür falan. Çok tatlı bir kızdır ( maşallah ) yani, hem güzel hem akıllı hem de hanımhanımcık böyle. Hafta-içi onunla çok vakit geçiremeyince üzülmüştüm çok. Gerçi arkadaşları vardı onlarla takıldı ama olsun. Cumartesi yanıma otele geldiler. Burada ağırladım onları ama şanssızlık işte deli gibi yağmur yağdığından akşam yemeğine kalmadık. Evde takıldık bizde, ona benim özel Bailey's'li Irısh kahvemden yaptım :) Daha önce hiç tatmamış ama çok hoşuna gitti :) Gece sanırım 01.30'lara kadar sohbet ettik, erkenden uyuduğum saatlerin acısını çıkarttık.
Pazar sabahı balkona kendi elcağızımlan güpgüzel bir kahvaltı hazırladım. Kahvaltı sonrası, havanın da güzel olmasını fırsat bilerek atladık arabaya. Tahtalibeline gittik.

Şu resimde gözüken teleferiğe binerek tam 2365 m zirveye ulaştık :) Çok ama çok güzeldi. Manzara hakikaten mükemmel. Denizle ormanın birleştiği yerler, çam ve sedir ağaçlarının koyulu-açıklı yeşilleri, denizin pırıltısı, koyların görüntüsü...herşey çok güzeldi. Bazen bir bulutun içine girdik, bazen görüş mesafesi pırıl pırıldı. Eğer yolunuz buralara düşerse mutlaka gidin derim ben. Gerçekten deneyimlemek gerek böyle bişeyi.

Kuzencik, okulda foto.ğraf dersleri de aldığından son derece güzel makinesiyle bir sürü resimlerimizi çekti. Fakat evde bizim pc. ye aktaramadık. Bayramda kociş gittiğinde, cd.ye basıp ona verecek hepsini. O zaman buraya da eklerim mutlaka çünkü çok güzellerdi ekrandan baktığımda :)

Ordan sonra, karnımızın gurultularını da duymaya başlayınca yine değişik bir yer olsun diyerek bu sefer Ulupınar ' a gittik. Orayı karı - koca çok severiz ama geçen seneden beri gidememiştik. Bizim için de değişiklik oldu. Biraz canilik gibi gelebilir ama oraya giderseniz bıldırcın yerin derim. Tabi sadece onu değil, bıldırcını ortaya isteyin garnitür yapın, ana yemek olarak balık yiyin :)

İşte bu da oradan bi kare. Resimdekiler biz değiliz tabi :) Linki verdiğim yerden aldım onu da belirteyim :)

Eve döndüğümüzde akşam olmuştu ve kuzenciğin uçağına 1 saat kadar kalmıştı. Vakit geçirmeden valizlerini aldık ve hava.alanına götürüp, uğurladık. Dolu dolu bir cumartesi akşamı ve pazar geçirtebildik en azından, yoksa çok üzülürdüm. Sevdiğim insanları ağırlamaktan çok hoşlanıyorum. Umarım yine gelir...

Şimdi ise keyfim yerinde...Bol enerjiyle başlıyorum haftaya. Umarım tüm hafta bu neşem ve enerjim daim olur çünkü yapılacak bi dünya iş beni bekliyor. Hadi bakalım, herkese muhteşem geçecek bir hafta olsun...Öpüldünüzz....

1.9.09

Yeniden :)

Otelde işler iyice sıkışmaya başladı. Aslında kalan misafir bakımından geçen senenin altındayız, daha az insan var ve hatta personel çıkartmaya başladılar bile yavaştan. Geçen senelere göre neredeyse 1 ay önceden! Bu çok can sıkıcı. Sonuçta sezonluk personel olmak zaten zorken bir de 1 ay evelden çıkmak zorunda kalmak daha üzücü :( Sıkışan işler ise benim işlerim. Normalde sezon kapanmasına son 2 ay kala pek de işim kalmazdı benim ama bu sene şu yeni sistem yüzünden bi yoğunluğum oldu. Otelin kapanmasına yakın denetimi gerçekleştireceğiz ve inşallah belgeyi alıp oteli öyle kapatacağız. Habire döküman yazıyorum, harıl harıl. Bittiği ve tam bir dosya haline geldiği günü görebilirsem süper sevinicem!

***************

Onun haricinde günler yine birbirinin aynı geçiyor. Rutinlikten öleceğim gibi hissediyorum bazen. Otelde kaldığım günler ekşınlı olunca eve döndüğümde hiç yaşamıyormuşum gibi bi his kaplıyor içimi. Çünkü, kendime neredeyse hiç zaman ayıramıyorum evde. Zaten eve geç gidince, olmuyor işte. Yorgunluktan erkenden uyuyakalıyorum.

Haftalardan sonra dün yeniden salona gittim. Tam 3 haftadır gitmiyormuşum. 2 hafta evde misafir kız var diye gidemedim, 1 hafta da otelde kaldığımdan gidemedim. Allahtan oteldeyken her gün yüzdüm de çok salmadım. Gerçi dün bariz şekilde tıkandım! Ne nankör şu vücut denen şey ya, 3 haftada dahi hamlıyorsun!

Bu aralar yeniden diyet işini sıkıya almaya başladım. Neredeyse son 1 aydır inanılmaz bırakmıştım ucunu. Eh tabi bu da bana extra extra kilo olarak döndü. Baktım ki gidişat iyi deil, yeniden ipleri elime almaya karar verdim. Şimdilik oldukça iyi gidiyorum. Uzun zamandır hiç görmediğim kilolara çıktığımı düşünürsek, gidişattan memnunum. Tartılmıyorum pek, ayın 15 inde tartılacağım. Kesinlikle iyi bişey çıkacağına inanıyorum bu sefer. Ne yapıp edip kasıma kadar şu kilo mevzunu kapatmam lazım çünkü kasımdan sonra farklı planlarım var bakalım, hayırlısı.
Son günlerde Lil.y All.en ' ın F**k You şarkısına kafayı taktığımdan, bu Lil.y kimdir die netten bakayım dedim. Karşıma bu resim çıktı. Lil.y hanım böyle tombikmiş eskiden, şimdiyse gayet formunda. Tebrik ediyorum kendisini :)



Bu da beni çok eğlendiren şarkının klibi, bi göz atın derim ;)
******************
Ah bir de kardeşim geldi 3 gün evel. Sanırım bu sefer 2 haftadan fazla süre kalacak, yani inşallah. Onu görmek bana kendimi iyi hissettiriyor. Hep onla zaman geçirmek istiyorum ama malesef işe gelip gitmekten nadir görebiliyorum. Gerçi bu akşam gelecek, erken uyumasam bari, kendime çok kızıyorum bu kadar yorgun hissettiğim için ya!
Bende durumlar böyle. Herkese mutlu bir Salı diliyorum. Umarım bugün beklemediğimiz süpriz mutlu neşeli haberler alacağımız bir gün olsun ve yüzümüz hep gülsün :)

22.8.09

Suuuu....


Suyun terapi edici özelliğine bayılıyorum. Ne zaman düzenli olarak denize / havuza girmeye başlasam içimdeki tüm negatifleri attığımı hissediyorum. Zaten yüzerken de içimden hep bunu geçiriorum. Süper ferahlamış ve rahatlamış şekilde çıkıyorum sudan. Dün deniz çok ama çok dalgalıydı, böyle koca koca dalgalar. O yüzden giresim gelmedi açıkcası, bir de buranın denizi değişik biraz bi sığ-bi derin..Neresi sığ-neresi derin anlaşılmıyor aniden yükselip alçalıyor diye boğulmalar fazla oluyor. Dedim boşver ben havuza gideyim en iyisi. Ben mesai çıkışı gittiğimden geç oluyor tabi biraz, kimsecikler yoktu havuzda. Havuzu bana kapatmışlar gibiydi :) Öyle saatlerce kalmadım. Havuz, deniz gibi olmuyor. Denizde 2 kulaç atıp 2 eğleniyorsun da, havuzda full yüzüyosun he he :) O yüzden 40 dk kaldım havuzda. Tek başıma olunca sıkıldım, 2 kelam edecek adam yok :) Yine s.p.aya gitmedim, bu sefer de hava o kadar sıcaktı ki gün boyu bir de sau.naya girmek gözümde büyüdü. Zaten gün içinde maşallah sa.un.aya girmiş gibi terliyoruz, kıyafetlerimiz vıcık vıcık oluyo öğğk!
*****************
Haftaya perşembe taaa İngiltere'den İngiliz bir denetçi geliyormuş otelimizi denetlemeye. Türkler bitti şimdi ingilizlere geçtik hahah :) Tabi yine görevlendirildim. Maşallah valla tüm sezonum denetlemelerle geçiyo :) Bende de gereksiz bir stres var ya. Senelerdir denetleme geçiririm ama hala stresimi atamadım. Sinir gelio üstüme, özellikle de bu gibi ilk olacak durumlarda. Biraz da zorlu olacak sanırım, ingilizler bu konularda oldukça kuralcı ve katılar diye biliyorum daha doğrusu fazla ayrıntıcı diye. Hayırlısı artık, umarım alnımın akıyla çıkarım bu işten de.
*****************
Stajlarım için kabul edildiğim firmadan dün sözleşme ve imzalamam gereken diğer dökümanlar geldi. İs.t.e gitmeme gerek kalmadı böylece ve benim için de daha iyi oldu açıkcası. Şimdi izin almak problem olacaktı, masrafı ayrı olacaktı filan. Okudum sözleşmeyi ve bgn imzalayıp yollayacağım kısmetse. Artık bundan sonrası hayırlısı. Sözleşmeyi 1 senelik yapıyorlar sanırım 1 seneden sonra eğer bir aksilik çıkmazsa yine uzatırlar. O zamana Allah kerim.
*****************
Şu an hayatım yeniden rayına oturduğu için mutluyum ama bir yandan da korkuyorum. Umarım bir anda tersine dönmez herşey. Ben yine positif karma yollayayım evrene, kötüleri düşünmeyeyim ;)
Herkese iyi tatillerr...

21.8.09

Hayat...


Sonunda dün denize girebildim. Şansıma dümdüz ve dalgasız bir deniz vardı, şansıma diyorum çünkü normalde özellikle akşamüstünden sonra Bel.ek' in denizi çok kötü olur. Yalnız başıma gittim yüzmeye ama orada 1-2 arkadaşlar karşılaştım, beraber takıldık. Tüm stresimi suya atmaya çalıştım. Geçirdiğim ayların pisliklerini, üzüntülerini, bunalımlarını...1 saat duraksız yüzdüm. S.pa.ya gidemedim baktım saat geç olmuş ancak hazırlanırım diye düşündüm -ki öyle de oldu.

Dün garip bi gündü aslında. Ben böyle ufak şeylere çok önem veririm normalde saçma ama...Mesela, denizden dönüp T.V.yi açtım ve karşıma çok sevdiğim bir şarkı ve klip çıktı. RHCP - Otherside !! Özellikle müzik benim için bambaşka bir olaydır. Sevdiğim şarkıların hepsinin birer anısı, beni götürdükleri bir zaman dilimi, beraberinde yaşattıkları insanlar vardır. İşte o yüzden de beklemediğim anlarda sevdiğim şarkılardan biri çıkmışsa o günün o dakikadan itibaren benim için güzel geçeceğini, bunun bana bir işaret olduğunu düşünürüm :) Hatta arka arkaya sevdiğim şarkılar çıkınca, iyice keyiflendim odada. '' Hayırdır inşallah! '' bile dedim. Bu olay tüm gece devam etti. Normalde pek benim tarzım şeyler çalmaz ama dün arka arkaya denk geldi. 2 haftada bir oynayan benim en sevdiğim show vardı bir de. O da denk gelince '' pees '' dedim ama çok hoşuma gitti valla. Umarım sonraki günlerim de böyle güzel geçer...

Haa bir de..tarihe not düşmek istiyorum. Hani sormuştum ya normal zamanda hiç konuşmadığınız biri sizi hala m.s.n inden silmiyorsa ne demektir diye. Hala bir gün konuşacağımızdan ümidi olduğunu mu gösterir demiştim. Öyleymiş, dün anladım. Tam 3 ay sonra 3 saat birlikte oturup sohbet ettik. Evet, arada inanılmaz bir soğukluk vardı sanki, o eski dostluğun sıcaklığı filan yoktu gibi ama yine de kendimi iyi hissettim. Aradan geçen 3 ayın konusunu kimse açmadı, kimse selamlaşmıyoduk bile şimdi bi anda noldu demedi...Sadece bu 3 ay içinde yaşanılan olaylar aktarıldı. O bana anlattı, ben ona. Ama anlatırken bile bi fren vardı sanki, nasıl anlatsam...Normalde böyle heycanlı heycanlı anlatırsın o da aynı heyecanla paylaşır ya işte bu daha değişikti. '' Senin için çok sevindim '' vs dedik ikimizde tepki olarak..Günler geçtikçe yeniden eskiye döner miyiz bilemiyorum ama şimdilik aramızda bir duvar var gibi...şeffaf kocaman bir duvar...

Şimdilik durumlar böyle..Hayat işte...Bakalım daha neler göreceğim?

20.8.09

Uzun süredir yazamadım. İşlerim oldukça yoğunlaştı. Benim dökümanları bitirmem gereken zaman dilimi kısaldıkça, daha yoğun çalışmam gerekiyor. Bir sistemi kurmak ve onu oturtabilmek en az 1 sene. Tabi hazır bi yerlerden alıp kopya etmiyorsan! ki ben bunu yapmıyorum. Yeni şeyler her zaman heyecan verir insana, bende bunu yapıyor olmaktan dolayı mutluyum ama zamanında bitirebilir ve denetimini de atlatabilirsem daha bir mutlu olacağım. Sanırım denetimi Ekim ayı içerisinde gerçekleşecek, şimdilik planlar bu yönde.

Yazmadığım zaman içerisinde neler oldu bir kısa özet geçecek olursam :

* Geçen hafta Cuma geceden itibaren kocişcim yüksek ateş, ishal,hafif mide bulantısı, baş ağrısı vb şikayetlerle yattığı yerden kalkamadı. Hatta ateşinin yüksekliği yüzünden gözlerini dahi açamadı. Acile götürdüm, bakteriyolojik birşey olduğu ortaya çıktı. Kan.lı is.hal tarzı bişey

:( Serum takıp, tahlilerini yaptılar, 4 gün evden çıkmadan yattı , ilaçlarını kullandı ve şükür şimdi iyileşti.

* Kocişcimin rahatsızlanmasıyla yaz.lıkta olan annemleri çağırdım. 3 gün bizde kaldılar. Gittiklerinde evimiz bomboş oldu, tuhaf bir hismiş.

* Natalie, sonunda kendinde bir ev tuttu. Bizim evden biraz da zorunlu olarak ayrıldı, çünkü ben ve kocişcim de evde kalmayacağız bugünden itibaren. Tuttuğu ev bizim apartmanın tam karşısındaki apartmanda :) İlginç oldu hakkaten. Henüz taşınmadı ama o bizle kalırken anladım ki, çok samimi olmadığın insanlarla evini uzun süre paylaşmak - ki 2 haftadan fazla bizde kaldı - hakikaten zormuş. İnsan kendi evinde rahat edememeye başlıyormuş. Bir daha birine gel derken 2 defa düşüneceğim. Yine de bizde kaldığı süre boyunca elimden geleni yaptım, iyi şekilde ağırlamaya çalıştım.

**************************

Ben bugünden itibaren otelde kalmaya başlıyorum. Otel günlerim başlıyor yani. 8 gün kadar burdayım sanırım. Otelde kalmanın benim için 2 güzel yanı var malum. Birisi her gün gidiş-gelişle harcadığım 3 saat bana kar kalıyor ve mesai çıkışında denize / havuza gidebiliyorum. Ağus.tos ayını bitircez nerdeyse ve ben henüz 1 defa bile denize giremedim ne büyük rezillik! Ama bugünden itibaren mesai çıkışı hemen üzerimi değiştirip denize gideceğim. Denizden sonra da sauna- hamam :) Azıcık kendime geleyim bende yahu aaa :) Dün odamı aldım, eşyalarımı yerleştirdim. Umarım burda kaldığım süre güzel geçer, can sıkıcı şeyler yaşamak istemiyorum. Kendimi hep güzel şeylere kanalize ettim ;)

*************************

Aaa söylemeyi unutuyordum. Staja kabul edildiğim şirketten dün mail geldi yeniden. Sanırım benim İst.an.bul'a gitmeme gerek kalmayacak çünkü, imzalamam gereken belgeleri ve sözleşmemi kargoyla bana yolluyorlarmış. Bu benim için çok daha iyi olacak. Hem işyerinden izin almam zor olacaktı hem de şimdi uçak parası bilmemne bi ton masraf olacaktı bana. Böyle olmasına sevindim açıkcası.

************************

Buarada son 2.5 haftadır evde misafir olmasının da katkısıyla spora da gidemedim, yediklerime de dikkat edemedim ve kilo aldım. Zaten zor veriyordum şimdi artık bonus oldu bu :) Bugünden itibaren kendime yeniden çeki-düzen veriyorum. Aslında 2 gündür dikkat etmeye başlamıştım ama bgn de akşam yüzmeye filan gidicem diye daha iyi olur diye tahmin ediyorum. Zaten otelde kaldığım günler genelde hareketli geçiyor. Faydası olacaktır. Tartılmıyorum, kendimi iyi hissedince tartılcam zaten anlarım görüntümden durumu :)

Şimdilik gelişmeler böyle...Bakalım önümüzdeki günler neler gösterecek...

3.8.09

// 180. Gün // Back to Positivism

Uzunca bir süredir kendimi toparlayamadım. Malesef hastalıklar da üst üste geldi, belki büyük şeyler değil ama insan bir defa kara bulutlar üstündeymiş gibi hissedince her ufacık şey dahi batmaya başlıyor. Son 2 haftamda çok ağladım, çok huysuzlandım, çok söylendim. Belki senelerdir hiç yapmadığım şekilde etrafımı negatifliklerle sardım. Sardıkça da daha çok sinirlerim bozuldu. Sahip olduğum güzel şeyleri görememeye başlayıp, sürekli sahip olamadıklarıma takıldım. Biliyorum, şimdi anlatınca '' ne salak bişey '' hissiyatı yaratıyor ama bazen olmadıkça da olmuyor işte. En dibe batmadan, ayağın toprağa değmeden sıçraman zor oluyor. Bir ufak kıvılcım bekliyorsun, belki bir haber, belki güzel bir süpriz, belki bir mucize. Veya sana yaptığın tüm bu şeylerin saçmalığını gösterecek bir musibet! Ben çok şükür ki ufak tefek de olsa mutlu ve umutlandırıcı haberler aldım. O ufak şeylerden de destek alarak ayağa kalktım. Bu sefer daha da güçlü şekilde hem de. Umarım bu günden sonra da yine eskisi gibi kolay kolay yıkılmayacak bir kadın olarak hayatıma devam edeceğim. Ve en önemlisi, yaşadıklarımdan öğrendiğim şeyleri hep kendime klavuz edineceğim.

Bugün bir iş için Manav.gat'a gidiyorum. Oradaki tesisimizdeki bir ekiple beraber bir çalışma yapacağız. Benim için yorucu ama bir o kadar da zevkli bir gün olacağını düşünüyorum. Yorulmaktan dolayı hiç söylendiğim görülmüş mü benim ? Yeter ki istediğim bir iş olsun ;)

Stajımla ilgili güzel gelişmeler var gibi. Yani bana direk söylenen henüz bişey yok ama aracı bir arkadaşımla yollanmış olumlu haberler var :) Bana direk söyledikleri zaman kesinlik kazanacak olsa da, görüştüğüm şirket çok büyük bir şirket olduğundan üçkağıda mahal vereceklerini düşünmek istemiyorum. Ama her an herşey olabilir, herkes herşeyi yapabilir mantığıyla da düşününce kendimi çok kaptırmak istemiyorum. Hayırlısı diyebilirim sadece. Son yıllarda üzerinde çok çaba harcadığım bir olay bu. Eğer olursa önümde bambaşka bir kapının açılma olasılığı var. Bekleyip göreceğim artık, olay yine benden çıktı :)

Şimdi toparlanıp çıkmalıyım. İnşallah bundan sonra yine her gün yazacağım. Hala oradaysanız bir ses verin de bileyim can'lar...Herkese mutlu & sağlıklı bir hafta dilerim...

4.7.09

// 150. Gün // ÖzeT

* Sezonun ilk yüzüşünü gerçekleştirdim. 1 saat boyunca havuzun bi kenarından diğerine gidip geldim ve çok eğlendim.
* Akşam Linda' yla beraber takıldık ve çok mutlu oldum.
* İçkileri arka arkaya fondip yaptık, çakırkeyf olduk.
* Sabaha karşı uyudum , şu an inanılmaz uykusuzum ama değerdi. Uzun zamandır yapmamıştım bunu, paslanmışım.
* İnsanları bazen hiç ama hiç tanıyamıyormuşsun bunu bir kez daha gördüm, dersimi aldığımı düşünüyorum.
* Kimse mükemmel değilmiş, ancak biz o kişileri kendi gözümüzde mükemmel hale getiriyormuşuz bunu çok açık hissettim.
* Sil baştan başlamak gerekiyormuş bazen, hayatı sıfırlamak, herşeyi unutmak.
* Bazen acıtsa da gerçekler herkes için gereklidir dedim ve duyduklarıma ne şaşırdım ne de üzüldüm.
* Hala sevdiğim insanlar var ve hala onlarla iyi vakit geçiriyorum diye şükrettim.
* Gece boyunca Meri' yi andım, onu çook ama çoook özledim.

3.7.09

// 149. Gün // oTeL

Bugün otelde kalıyorum. Sadece bugün ama...Lindacıma sözüm vardı, o geldiğinde bir girlz night yapacaktık. Elbette akşam 18.00 ' e kadar çalışıyor olacağım mesaim son gaz devam etmekte ama 18.den sonra bi havuz sefası ve hamam sefası olayına giresim var. Bu sene henüz ne denize ne de havuza giremedim. Buranın denizi çok güzel olmadığından, havuza gireceğiz sanırım. Dün konuştuk , böyle böyle yaparız şeklinde gerçi ama plan değişir mi bilmiyorum, ben pikinimi getirdim valla. Şansıma hava bir tuhaf! Her gün tepemizde parlayıp, bizi yakıp kavuran güneşten bugün eser yok, bu da ayrı bir şans olsa gerek ne diyim ! Bugün olabilecek herşeye hazırlıklı olmak istiyorum, hiç bişeye üzülmemek, kafaya takmamak , sadece ve sadece bu kız gecesinin tadını çıkartmak, bol kahkahalı bir akşam geçirmek istiyorum. İnşallah ya, n'olur birileri canımı sıkmaya çalışmasın da gecemin içine s.çmasın demek geliyor içimden.
Bugün salona gidemeyecem elbette ama onun yerine havuzda yüzeceğim için içim rahat. Yine sporumu yapmış olacağım. Gerçi akşam içecez o da var ama o kadar da olsun napiim. Gün içinde yediklerimin hepsini 1/2 porsiyona indireceğim, kahvaltıdan başladım buna, böylece geceyi zararsız kapatma planım var ;) Bakalım :)

******************
Bu hafta çok yoğun çalıştığım bir hafta olmakta efenim..Pazartesiye yetiştirilmeyi bekleyen hala işlerim var. Yine yumurta - kapı olayını yaptığım ve asla akıllanmadığım için kastırıyorum. Bgn ve yrn da yine motoru takacaz mecburen , sonra ptesi büyük gün , sonrasında da üstümden '' şimdilik '' büyük bir yük kalkacak. Umarım yine problemsiz atlatırım.
Şimdi hemmeeeeeeeeen başlıyorum işlere...Herkese iyi haftasonları dilerim...

23.4.09

// 80. Gün // KankiŞ

Dün pek janjanlı bir gündü benim için. Sabahtan ofis işlerim nedeniyle ofisten hiç çıkamadım - ki bu benim için peek ilginç bişi-yani ofiste olmak :) Öğlene doğru arkadaşımdan msj geldi '' Saat 13 gibi dersimiz bitecek '' diye. Bende hemen İK ya giderek bir araç ayarladım kendime. Öğlen yemeğimi yiyip arkadaşımın yanına gittim. Malesef otelin kapısında bir ton saçma sapan şey oldu benim ziyaretimle ilgili. Bi dünya prosedür uyguladılar önce-ona laf etmedim, sonra beni bir güvenlik görevlisi eşliğinde!! içeri aldılar, daha sonra resepsiyonda arkadaşımı ziyaret edemeyeceğim söylendi!! O kadar sinirlendim ki anlatamam. Sanki bomba koyacam otele. Elimde otel kimliğim var, nüfu.s kağıdımı kendilerine bırakmışım, daha napayım 30 dk görüp çıkıcam altı üstü! Açtım ağzımı , yumdum gözümü. Bende aynı sektördeyim, ne nasıl yapılır biliyorum, ne kıymetli oteliniz varmış dedim ve arkadaşımı çağırttırdım. O esnada da beni bırakan aracı geri çağırdım, ş.ofö.r de yazık şaşırdı. Arabaya atladığımız gibi gerisin geriye kendi o.telimize getirdim.
Çook güzel bir 1 saat geçirdik. Su gibi aktı geçti. Birbirimizi sanki 1 gün önce bırakmışız da bgn yeniden buluşmuşuz gibiydi. İşte gerçek dostluk böyle bir şey. Aradan 10sene de geçmiş olsa, o güven duygusu baki kalıyor. Elbette hayatlar değişiyor ama kalplerdeki yerler asla değişmiyor. Hiç doyamadığımız için cuma günü öğlen yemeğine davet ettim kendisini. Bir aksilik olmazsa gelecek. En azından dönmeden 1 kez daha görüşmüş oluruz çünkü bir daha ne zaman görüşürüz Allah bilir. Gerçi onlar kongrelere geldikleri sürece görüşme şansımız olur.
Ben arkadaşımı fiziksel olarak hiç değişmemiş fakat ruhsal olarak çökmüş buldum. Dr.olmanın getirdiği yüklerden olsa gerek ve yoğun çalışma temposu. Gerçekten emek isteyen , zor bir iş. Bir de arkadaşımın bölümü o.n.kol.oji. Sanırım orada olmak biraz daha yıpratıcı.
Arkadaşım beni çok değişmiş buldu. Nasıl bu kadar zayıfladığıma inanamadı ama çook mutlu oldu, çünkü biz ortaokuldayken ben yine dombilibili iken o halen böyle 47 kiloydu :bayıl: Bana hep biraz kilo versem ne kadar güzel olacağımı söyleyip destek olurdu.
***********************
Akşam da annemlere gittik yemeğe. Kardeşim bugün İs.t' e kız arkadaşının yanına gidiyor, sanırım 5 gün de İst.de kalacak sonra Fa.s' a dönecek. O yüzden annemlerde toplandık. Maşallah annoş yine döktürmüş, kendimi tutmam hakikaten çok zor oldu ( itiraf ediyorum ) Sofrada maşallah yok yoktu ama ben aralarından en zararsızını az miktarda seçip yemeye çalıştım, sanırım da başardım :) Yemek sonrası önüme getirilen cip.slere, çere.zlere ve tatlı.ya ise hiç yüz vermedim :)
İşte Yediklerim & İçtiklerim Listem :
sabah - 4 adet elma lifli layt pisküüt + 2si 1 arada kaave
ara - yeşil çay
öğlen - 1 kase yayla çorbası + 1 avuç içi büyüklüğünde ızgara tavuk incik
ara - 1 fincan sütlü nescafe
akşam - 3 adet sarma + 1 adet en küçüğünden patlıcan dolma + 1 kase cacık
Yarın Cuma..Hiç ama hiç umutlu değilim. Nedenini bende bilmiyorum yani yediğim için umutsuzum gibi bi durum yok zaten yemediğim belli. Nedense bir duraklama dönemine daha girdiğimi düşünüyorum :/ Umarım yanılıyorumdur. Belki yrn pek bi fark olmaz ama pazar sabahı daha iyi bişey çıkabilir diyorum o yüzden yine ben Cuma tartılıp, Cumadan Cumayı baz alıcam ama pazarları da tartılıp şedülüme ekleyecem.
Bu aralar sevgili yass' dan özendim bende L.eg Ma.gic' lere bakar oldum. Çok sevgili emektar T&S m artık oldukça ses çıkartmaya başladı, kendisini nerdeyse 5 senedir tepe tepe kullanıyorum die normaldir diyorum. Şimdilik sadece bakıyorum ama buaralar alamam :)
Artık 65leri görmem gereeeeeeeeeeeeeeek ! Resmen gramlarla cebelleşiyorum yahu!
*********************
Bugün kocişe tatil die o evde. Bense pek tabi ki işteyim :) sabah öyle zor geldi ki uyanıp işe gelmek , püfffffff..Benim de çocuk olasım var yaaa, o kadar da büyümedim ki :P
Herkese güpgüzel bir gün dileyerek, kaçıyorum...
Sevgiler, saygılar,hörmetler efem...

31.10.08

İşyerinde son demlerimi yaşıyorum. Bu cümleyi de uzuuun upuzuuun zamandır söylüyormuşum gibi hissettim şimdi. Söylüyorum ama bi türlü sona erdiremimişim gibi.Hayatımın son zamanlardaki gidişatı bu zaten. sanki olaylar benim irademin dışında bir yöne savrulup gidiyor ve ben sadece bir piyon gibi dışardan izliyorum herşeyi.Sanırım hiç bu kadar tatil özlemi çekmemiştim. Resmen 9 ayın bedensel ve zihinsel yorgunluğu çökmüş durumda üstüme.eh bu da ruh halime yansıyor, sadece bana olmuyor böyle elbette, işyerinde herkesin dilinde '' bitsin artık '' nidaları. Amma yorulmuşuz biz bu sezon diyorum sürekli, çok hızlı , kalabalık ve problemli bir sezondu. Yüzdük, yüzdük kuyruğuna geldik işte.Ama son dakika golleri bitmiyor.Özellikle dün çok stresli bir gündü. Hatta belki de uzun süredir yaşadığım ennn stresli iş günüydü! Hepsi üst üste gelir zaten gelince. Bir aile burada kaldıkları süre içerisinde yediklerinden zehirlendiklerini iddia ediyorlar. Türk.i.ye'den ayrılalı yaklaşık 2 ay olmuş ve daha yeni böyle bir başvuru geliyor. Üstelik ne hikmetse burada kaldıkları 1 hafta süre zarfında ne doktora ne de hemşireye, hadi kurumumuza güvenmedi diyelim, dışardaki herhangi bir poliklinik veya hastaneye vs başvurusu olmamış.Üstelik o dönemde otelimizde 1200 kişi kalıyor ve sadece bu 4 kişi hastalanmış ( yani dedikleri doğruysa ) Eğer gerçekten buradan yediklerinden zehirlenmiş olsalardı onlarla aynı belirtileri gösteren en az 100kişinin daha olması lazımdı. Gıda işi riskli iştir, hiçbi zaman %100 hijyen sağlanamaz ama alınacak maximum önlemler vardır -ki bende zaten bunun için buradayım.Netice itibari ile bgn savunma yazacağım falan filan. Bilmiyorum ne olur sonu ama bana hakikaten mantıklı gelmeyen noktalar var yani. Hayırlısı diyorum yine son olarak ve susuyorum..
***************
Arkadaşım işyerinden ayrıldı. Gitti- gidecek derken veda günü geliverdi ve onun gitmesi de benim moralmen çökmeme neden oldu. O kadar alışmıştık ki beraber çalışmaya. 4 senedir beraberdik ve neredeyse her dakika görüşüyorduk. Sadece işyerinde değil evde, dışarda vs de beraber vakit geçiriyorduk. Arkadaştan ziyade çoktaan dost olmuştuk elbette.Herşeyi paylaştığım yegane insanlardan biriydi.Umarım Ameri.ka'da çook mutlu olur. Bilmiyorum bir daha ne zaman görüşürüz ama inşallah yakın bir zaman olur bu.
***************
ben yazmadığım zamanlarda blogger bi kapandı açıldı. gözümden kaçmadı ama internetteki siteleri teker teker sansürleyen zihniyete bir yazı döşeyebilecek mecalim yoktu. benim yerime bir çok blogger arkadaşım hislerime tercüman olacak şekilde döşediler sağolsunlar..
***********
Unutmadan günün şarkısı ( hala bir server bulamadım artık tatile girince uğraşırım bu işle ) :
Skin - Faithfulness

10.10.08

Otelde Kalış 1500 :)

Dün son dakika golü olarak otelde kaldım malum. Aslında can sıkıcı bişeymiş gibi söyledim ama değil tabi ki. Sadece üst üste otelde kalmayı sevmiyorum. İnsanlar nedense : Bunun eşiyle sorunları var kesin!! şeklinde yorumlarda bulunuyorlar. Hoş, ne farkeder kimin ne dediği, çok da ...tınn yani :)
Gerçi otelde kaldım ama pek de otel içinde olduğumuzu söyleyemem yani. Böylesi çok daha güzel oldu tabi. Belek merkeze gittik mesai bitimi 3 kız. Kızların kuaföre uğramaları gerekiyordu bende onlarla gittim. Onlar işlerini yaptırırken dedim bende şu saçlarımı bi yıkatıp kurutturayım. Elimden dolayı kendim duş alamıyorum illaki birinin yardımı gerekiyor. Kimseyi de rahatsız etmek istemedim, en mantıklı çözüm bu geldi :) Kuaför çıkışı bi markete uğradık, yine kızların ufak tefek ihtiyaçları için, sonra gelmişken bir sayısal oynayalım dedik, her an zengin olabiliriz ve para bizi bozabilir ehehe :)
İşlerimiz bittikten sonra, size saçma gelebilir ama otelde açık büfede yemek istemedik - insan bi süre sonra böyle oluyor , açık büfeymiş bilmemneymiş cazibesini kaybediyo hepten - bir de o insan kalabalığının içine girmek istemedik, uzatmiyim çok güzel bir lokanta açılmış oraya oturduk. Bol sohbetli, bol neşeli çok güzel bir akşam yemeği oldu hepimiz için. otele döndüğümüzde saat 9.5 u geçiyordu sanırım. Biraz da otel içinde oturduk ve 11.i geçe odalarımıza döndük. Sabah da yine aynı sabah işte, sadece burada kaldığım günler evde kaldığım günlerden neredeyse 2 saat sonra kalkıyorum. Ne müthiş bişey bu yaa! Yol gitmiyorsun, uyanıyorsun, giyiniyorsun, odandan çıkıyorsun ve 1 dk bile sürmüyor ofisine varman :)
****************
Şaka maka ayın 10' u oldu. Burada Dünya Tenis Turnuvası başladı.Benim bu turnuvada görevli olma durumum vardı aslında ama bilmiyorum neden bana bişey söyleyen olmadı. Gerçi dün müdürlerimizden bir tanesi sende burda olacaksın tarzında bişeyler söyledi ama benim kendi müdürümün bana ilettiği bi durum yok. Eğer orada görevlendirilirsem çok yoğun geçer günlerim ve pazar da haftalık iznimi kullanamam, yine de eğlenceli de aynı zamanda. İşten kaçmam, isterlerse eğer, ben hazırım. heeeyytt beee :P
******************
Benim şu ballandırdığım meyve şaraplarını nereden bulabileceğinizi sormuşsunuz. Tüm büyük marketlerde gördüm ben. Şi.rin.ce 'nin zaten. Meyve şarapları normal şarapseverlerin pek de beğeneceğini sanmadığım şaraplar, en azından şarap yerine koymayacağı şaraplar diyeyim, çünkü tatları meyve suyuna alkol katılmış gibi. Normal şaraptan çok daha tatlı, pek burukluk hissi vermiyor. Ben seviyorum, içimi kolay ve zevkli geliyor ama dediğim gibi gerçek bir şarapseverseniz asla normal şarabın yerine koyamazsınız. Yine de bence denemekte fayda var :) Beğenmeseniz bile kan yapar ayolll :)
******************
Bunu adet edineceğim her gün içimden geçen günün şarkısını buraya yazacağım. Hatta bir yerden html kodlarıyla ekleyebilsem daha süper olurdu ama şimdilik iyi bir server bulamadım buna dair.Bir öneriniz olursa çook sevinirim.İşte günün şarkısı :
Cake - Never There

 

blogger templates 3 columns | Make Money Online