16.2.11

IAmsterdam :)

Beni hatırlayanınız var mı ? Bu kadar mı vefasız çıktım ben ya :( Bi iş değiştirdim, ne blog kaldı ne bişey! Tabi tek sebep iş değişikliği olamaz ama işyerinde sabah erken saatte blog yazmaya alışmış biri olarak, işyerinde blogger yasak olunca bunu yapamayınca, akşam eve gelip ancak yorgunluktan serilince kaldı hepsi. Şimdi yine düzenli yazıcam diye söz de veremiyorum üstelik ama içimden yazmak geliyor bunu bilesiniz.

Şaka gibi ama ben işimde 10 ayı geride bıraktım. Neredeyse 1 senem dolacak yani. Daha dün gibi her şey. Zaman nasıl geçiyor, anlamıyorum. Genellikle yoğun oluyorum. ilk günler yazı - çizi işlerim çok fazlaydı ama son zaman özüme dönerek ikisini dengeledim. Şimdilerde ayaklarım şişiyor çoğunlukla yürümekten. İlk aylar benim için alışmaya çalışmak ne kadar zor geldiyse de bir şekilde alışılıyor. İyiye de kötüye de alışıyorsun. Herkesin melek gibi olduğunu söyleyemesem de, değişik dengelerin olduğunu gün be gün daha da iyi görsem de bir şekilde uyum sağladım. Ama sanırım hayatımda bir yee en zor uyum sağladığım zaman dilimini yaşadım. Dilimi ısırayım, son zamanlarda herşey benim için çok daha iyi.

iş değiştirmenin zor olduğunu biliyordum ama bazen bu kadar çaresiz hissedebileceğimi bilmiyordum, bunu da ahir ömrümde görmüş yaşamış oldum :) Kesinlikle pişman olmadığımı söylemeliyim. Yeni işimi de, bu işin bana getirdiği prestiji de avantajları da seviyorum.



İşte bu da benim tatlı yardımcım :) O'nu da çok seviyorum. O olmasaydı bu kadar işi tek başıma asla götüremezdim. Çok zeki ve iş bitirici bir kız ve gerçekten çok da iyi anlaşıyoruz. Şansa baksanıza ikimizde kırmızı kafayız :)


Çok fazla denetim geçiriyorum. yine sık sık otelde kalıyorum. Haberli ve habersiz denetimlerden gına gelmiş olsa da napalım işimiz diyorum :)

******************************
Son zamanların benim için en heyecanlı ve güzel şeyini de sizlerle paylaşmak istiyorum. Ben yurtdışında yapılacak bir denetçi eğitimine kabul edildim ve ardından da davet edildim :) O kadar mutlu olup heyecanlandım ki anlatamam. Bu eğitim sürdürülebilir çevre denetçisi olmamı sağlayacak. Tabi sınavı geçebilirsem :) Biraz gerginim tabi, ister istemez. Son 2 haftadır hep pasaporttur , vizedir, belgelerdir onlarla uğraşıyorum. Kısmetse ayın 12 ' sinde uçup, 17'sinde döneceğim. Ha sahi eğitim A.ms.terd.am' a yakın bir şehirde Baarn ' da olacak ama ben A.ms.ter.dam'da kalacağım. Bir türlü aradığım gibi bir otel bulamamış olsam da kararlıyım :)



Aranızda önceden gitmiş olanlar varsa bana önerileriniz için açığım. Hangi restaurantta illaki yemeğimi yemeliyim ? Hangi pub.da biramı yudumlamazsam olmaz ? Hangi barda eğlenmezsem eğlendim demeyeyim ? eheheh yani şehrin en iyilerini, en beğendiğiniz yerlerini yazarsanız kesinlikle listeme ekleyeceğim. Sürekli netten bakıyorum ama önceden gitmiş herkesin fikirleri benim için çok önemli. Nasıl bir heyecan içindeyim belli oluyor mu ? Hah u arada da orada olacak eğitim için çalışmaya başladım. Sonuçta kendi dilimde olmayacak olması bir dezavantaj benim için. Umarım sınavı geçtim diye buraya yazabilirim :)

Çarşamba günü günübirlik An.kar.a' ya geliyorum vize için. Onda da bir problem yaşamazsam 12 Nisan sabahı 05.00 da uçuyorum :) şansım yaver gitti ve kardeşim izinli ve An.k.ara'da. Beni karşılayacak ve işleri onunla halledeceğim. hem de bu izninde göremeyeceğim diye üzülüyordum onu da görmüş olacağım. Bir taşla 2 kuş :)

Biraz tadında bir post olsa da geri dönüş için iyi bir başlangıç olmasını umuyorum. hepinize koskocamaaaan öpücüklerrrrrrrrrrr !

26.7.10

Günler Geçerken...

İşyerinde blogger ' a giremiyor olmam, sık yazmama engel oluyor. GERÇEKTEN ! Sinir oluyorum, tamam çok fazla vaktim olduğu söylenemez ama yine de bazen beynimin artık durduğu ve çalışmayı bıraktığım anlar oluyor. Özellikle işten çıkmama 1 saat kala, ciddi anlamda bitiyorum. Okuduklarımı anlamamaya, düzgün cümleler kuramamaya falan başlıyorum. Genelde içten içe bi baş ağrısı filan. Günün en zor saatleri galiba. Tüm günüm öyle bi koşturmaca içinde geçiyor ki, ne zaman başlamış gün, ne zaman bitiyor anlayamıyorum.
Hala bir sistem oturtabilmiş değilim, hoş yani bu öyle 1 ayda olacak iş değil. En iyi ihtimalle 6 ayımı alacak bir olay. Bazı günlerim gayet güzel geçerken bazı günlerimse kabus gibi geçiyor. Gün içerisinde hangi insanlarla işim olduğuna bağlı. Konumun gereği, her departmandaki insanla bire-bir işim var. Önceki iş yerimde de böyleydi, burda da aynı. Bazı insanlar gayet anlaşılabilir, kolay iletişim kurulur insanlarken, bazıları gerçekten nefretlik! Malesef !
Şu an burada mutlu muyum mutsuz muyum bilmiyorum. Yani '' iyi ki geçmişim bee'' de demedim hiç, ''lanet olsun, niye geçtim '' de...Kendimi kesinlikle ait hissetmediğimi biliyorum şu an sadece. Bu aidiyetlik ileriki zamanda oluşur mu bilemiyorum ama şimdilik öyle bişi yok. İnsanların pek yakın olduklarını söyleyemem. Benim gibi sıcakkanlı ve güleryüzlü bir insanı bile aralarına almakta inanılmaz zorlanıyorlar. Gün içerisinde insanlara ben selam verirsem veriyorlar, vermezsem vermiyorlar.Buna hala alışabilmiş değilim. Alışabileceğimi de sanmıyorum zaten.
İşte her yerin kendine göre iyi ve kötü yönleri oluyor. Hayat bize bişeyleri verirken, bişeyleri de illaki alıyor. Herşey dört dörtlük olacak değil ya !
Hala tek istediğim, işimi rahatça yapabilmek. İnsanlarla didişmeden, güzellikle çalışabilmek. Gerçekten başka hiç bişey istemiyorum. İnsanlar beni sevsin diye bir derdim yok, beni sevenler bana yeter. Sanırım bu düşünce 30 yaşın getirdiği bişey. Eskiden olsa, herkes beni sevsin, çok sevsin isterdim, şimdiyse çok umrumda değil.

Eski işyerimden arkadaşlarım arıyorlar sürekli. Sağolsunlar, hep beni çok özlediklerinden bahsediyorlar. Benim yerime gelen kız, kimselere selam vermeyen, herkesle emrivaki konuşan ve gerçekten hiç iş bilmeyen bir kızmış. Aslında ben kızı gördüm ama tabiki benle öyle konuşmamıştı, çünkü bana işi düşüyor. Sıklıkla arıyor beni. Onu yapamadım, bunu nasıl yapıcam diye ve bende elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Ama işyerindekilere çok uyuz davranıyormuş. Hep diyorlar ki arayanlar '' Güleryüzünü, tatlı dilini çok arıyoruz '' Onlar öyle dedikçe benim de boğazıma bişeyler düğümleniyor ve o an daha çok farkediyorum ki, hakkaten ben oraya çok alışmışım. Hala bana yaptıkları haksızlığı düşünüp üzülüyorum. Ben ordayken bana hep '' burada sistem oturmuş. sen olmasan da kendiliğinden gider '' diyen genel müdür, ben gittikten sadece 2 hafta sonra, gelen kızın herşeyi alt üst etmesiyle, danışman aldı tesise! İnanamadım duyunca ! Hayatımda bu kadar büyük saçmalık bilmiyorum. Sen, işler gül gibi yürerken bana istediğim ufak tefek şeyleri yapma, sonra git dünyanın parasını verip kurulu düzene danışman getir ! Genel müdürü arayıp '' hani gidiyordu kendiliğinden ? hani ben olmasam da giderdi ? hani kurulu düzendi ? '' demek istiyorum. Sanki kurulu düzen dediği düzeni, senelerce uğraşıp kuran ben değildim.Neyse, artık ne desem boş. Olan oldu, biten bitti, giden gitti değil mi ?

İşte böyle..biliyorum, hep işten güçten bahsediyorum ama son zaman hakkaten başka bişey yok. Daha eğlenceli postlar atabileceğim postlar gelsin inşallah. Buarada yarın tesisteki ilk denetimi geçireceğim. Bir proje ile ilgili bir denetim. Denetimi başarı ile geçirirsem, tesise yeni bir ödül kazandıracağım ve bu benim ilk başarım olacak. Umarım herşey sorunsuz geçer, benim için dua edin.

NOT : Bu kişisel tarihime nottur. Bazen sevgisinden şüpheye düşsem de, beni çok seven, beni çok özleyen, canım, canımdan öte...Uzak olunca herşey ne zor değil mi ? Malesef insanoğlu bişeylerin değerini hep kaybedince anlıyor. Senin gibi, benim gibi...Ama şu kalplerimiz var ya, hep birlikte atıyor senle. Kalpler birlikteyken bedenler ayrı olmuş ne ki ? Şu an öyle eminim ki ben senleyim hep, sende benle...

5.6.10

Sağlık,Ne Önemli Şeysin Sen

Off off offf...Bu sefer fena ara vermişim. Bi yandan işyerindeki anormal yoğunluk ve stres, diğer yandan bitmek tükenmek bilmeyen sağlık problemlerim nedeniyle bırakın blogumu, kendimi dahi unuttum. Benim için hayatımın belki de en çok herşeyin üst üste geldiği dönemi bu dönem. Her yaz yoğun olurum ama bu yaz bambaşka mesela. O kadar fazla denetim geçiriyorum ki. Özellikle ingiliz ajentaların denetimleri bitmek bilmiyor. Upuzun check listler, sonu gelmeyen sorular...Ciddi anlamda daraldığımı hissediyorum. Çok yoruluyorum. Hem beynen, hem de bedenen. Bunlara bir de yönetimle ilgili problemleri ekleyince, işte film asıl orda kopuyor. Malesef işyerinde bu sezon yaşadıklarım beni, senelerdir çalıştığım işyerimden ciddi anlamda soğuttu. Her zaman mutlulukla geldiğim işime giderken ayaklarımın geri geri gittiğini görmek çok üzücü. Dile kolay, 7 sene...Resmen burda büyümüşüm. Gönül bağım var evet ama uğradığım haksızlıklar o kadar fazla ki, gönül bağım yeterli olmamaya başladı artık. Karar verme dönemi sancılı olsa da, ben işimi değiştirme kararı aldım. Hoş, karar almakla bitmiyor elbette hiçbişey. Yeni bir iş, içime sinen bir iş bulmadan çıkmayı düşünmüyorum. Şu an haber beklediğim bir yer var. Olmasını çok istediğim bir yer. Bunca üzüntüden sonra, diliyorum ki Allah yüzüme baksın ve hakettiğimi versin.Yine de herşeyin hayırlısı tabi...

Dedim ya, ard arda gelen sağlık problemleri diye..Önce dişim, onu anlatmıştım. Hemen ardından resimde görüldüğü üzere kolum.Nasıl olduğunu anlayamadığım bi şekilde sol omzumdaki tendomu kopartmayı başarmışım.Ağrısından günlerce uyuyamadım.Bu askıyla dolandım ortalıkta 10gün.Bunun son bi haftası evde geçti,çünkü dr. rapor verdi. Aslına bakarsanız her şer'de bi hayır vardır burda devreye girdi çünkü 1 hafta işyerinden uzak olmak bana çok iyi geldi. Şimdi artık kolumu ağrısız hareket ettirebiliyorum, sadece arkaya doğru hamlelerde ağrıyor, o da zamanla geçecek.

Neyse, bitti, geçti derken, bu sabah uyandığımdaysa sol göz kapağımın balon gibi şiştiğini gördüm. Valla bana ne oluyor anlamıyorum. Sinirlerim bozuldu artık. Kocakarı ilaçlarından medet umuyorum bu gibi durumlarda.Gözkapağımın üstüne sarmısak sürdüm.En azından dezenfekte eder mikrobik bişeyse dedim.Yarın sabah anlarım. Umarım iner diye dua ediyorum çünkü yarın iş görüşmesine gideceğim! İlk izlenimin bu kadar önemli olduğu bi durumda, gözü kaşı kaymış adamı kim napsın :(

Kimsenin içi kararmasın die yazmıyordum ama merak edenler için yazayım dedim. İnanıyorum ki, iyi günler beni bekliyor. Her şey sürekli kötüye gidemez, deil mi?

Daha güzel haberlerle yazmak dileğiyle...

9.12.09

Haber Haber Üstüne :)

Bu sabah yine telefonumun cayır cayır çalan sesiyle uyandım. Gözlerimi zorla açıp ekrana baktım, okuldayken bi hocam vardı, sonradan okuldan ayrıldı özel sektöre geçti, o arıyor. Hoş beşten sonra sadete geldi. Av.ru.p.a Bir.liğ.i projelerinden biri için - gıda denetçileri takımı tarzında bişey oluşturulacakmış. Benim de aralarına katılamamı istiyorlar. Henüz proje olduğundan zamanı belirsiz ama sanırım haftaya odaya gidip konuyu detaylarıyla görüşeceğim. Elbette olumlu baktım, beni düşündükleri için de ayriyeten sevindim açıkcası. Birilerinin değerimi biliyor olması güzel :) Telefonla konuşunca uykum açıldı, bende yataktan kalktım. Kendime bi kahve hazırladım, maillerime vs baktım.
Image Hosted by ImageShack.us

Tam pc ye gömülmüşken bi telefon daha...Bu sefer staj için haber beklediğim şirketten arıolar. Genel müdür yarın benimle görüşmek istiyormuş :) Bu habere diğerinden fazla sevindim açıkcası. Artık şu işi halledebilmek istiyorum, ne zor şeymiş ya. Üniversitede okurken yaptığımız stajlara benzemiyor. Daha doğrusu başlayabilmek, şirkete kabul edilebilmek problem. Önceden kabul edildiğim şirketin anlaşmalı olduğu otel olmadığından hiç staj yapamadım. Bu şirketin ise bir çok otelle anlaşması var. Umarım bu sefer halledebilirim. Yarın bi konuşalım da, bakalım neler diyecek bana ?
Dün karşı komşum Nu uğramıştı gel kahve içelim diye ama evde temizlik olunca bugüne ertelemiştik. Ona gittim. Karşı karşıyayız, ikimizde evdeyiz ama ne zamandır görüşmedik nedense. İyi oldu, havadan sudan sohbet ettik, gülüştük. O sırada bi telefon daha geldi. Danışmanlık yapan bi arkadaşım bu sefer. '' Hazırlan '' dedi, '' çalışmaya başlıosun, evde oturduğun yeter ''. '' Haydaa , noluyo yahu? '' dedim. Bir restaurant zinciriyle anlaşma yapmak üzereymiş ve hi.j.yen denetimlerini benim yapmamı istiyor. Bugün haber ve telefon manyağı oldum ama hepsi de güzel haberler olduğundan keyiflendim :)
Saat 4' e gelirken '' canikom ben kalkayım spor vaktim geldi '' dedim :) Nu '' Amaan Sasha yaa '' dediyse de, yolumdan şaşmadım ve de eve geldim :)

Image Hosted by ImageShack.us

Diet miyet işlerine gelecek olursak, herzamanki düzende devam ediyorum. Dün bişeylere keyfim kaçmıştı, bi arkadaşım keyfimi kaçıracak bişey ima etmişti bana, öyle zoruma gitti ki :( Bende yine üstümdeki o negatifliği sporla atmak istedim. Direk yürüyüş bandının üstünde aldım soluğu. Beynimde binbir düşünceyle yapmaya başladım. Kafamdaki şeyler beni o kadar meşgul etmiş ve o kadar dış dünyadan beni kopartmış ki, ekrana baktığımda 75 dk dır bant üstünde deli gibi yürüdüğümü gördüm hem de 6.8 hızla! İçimdeki tüm hırsı oraya yansıtmışım ... Gerçekten farketmedim yoksa o kadar hızlı yürümezdim. 9 km ye yakın yürümüşüm. Elbette indiğimde bacaklarım ağrıyordu, normaldir.

Bugünün Çetelesi :

11.00 - 1 büyük kupa sütlü nescafe ( içine 1 yem kaşığı bailey's karıştırılmış )

ara - suu

15.00 - 1 /2 dilim kek + 1/2 dilim kıy. börek ( Nu sağolsun! )

ara - yeşil çay , suu

19.00 - 2 adet yağsız tavada pişirilmiş tavuk burger + 1 dilim ekmek

aktivite - 45 dk yürüyüş 6.3 hızda, sanırım 4.5 kmydi ( dünkü 75 dk 9 km den sonra bacaklarım çok ağrıdı diye zorlamadım, yoksa yarın hiç yapamam )

Bugünde gayet güzeldi, maşallah iyi gidiyorum. Umarım haftaya salı da yüzümü gülderecek bi sonuç görürüm. Elimden geleni yapıyorum yine. 62' den tavşaaaan hedefime ulaşacağım :)

Hayatta neyin ne zaman olacağını bilemiyoruz. Neyin nasıl sonuçlanacağını da bilemiyoruz. Buna rağmen evrene pozitif mesaj yollamak önemli sanırım. Tüm bu güzel haberlere çok ama çok sevinmeme rağmen hala bende bişiler eksik. Bi haber eksik ! Hepsi bi anda olmaz zaten, geç olsun güç olmasın diyelim.

Görüşürüz cicikolaar :)

21.10.09

Ohh :)

Sonunda stres topu halimden arındım. Dün itibari ile tüm sezon üzerinde çalıştığım projenin meyvesini almış bulunuyorum. Artık bir ISO belgesine daha sahibiz tesis olarak :) Darısı seneye başlayacağım diğer ISO ' nun başına :)
Şimdiye kadar 10'larca denetim geçirdim ama en zorlandığım denetim bu oldu. 3 tane denetçi birlikte geldi ve gelen denetçilerin yaşları da biraz ileri olunca haliyle deneyimleri de tavan yapmış, maşallah 3' ü 3 yerden ablukaya aldılar beni. Bir ara sinirlerim bozuldu ama çaktırmadım böyle bi ağlama hissi geldi içime. İçimden geçen duygu tam anlamıyla koşarak oradan uzaklaşmak olduysa da elbette o düşünceyi kovarak devam ettim :)

Sabah 09' da başlayan denetim akşam 19.30 ' da sona erdi. Kapanış toplantısı yapılırken ağızlarından '' Hayırlı Olsun '' lafını duyduğum an, en rahatladığım an oldu. Öyle bir gerilmişim ki günlerdir, tüm kaslarım tutulmuş o derece! Sorumluluk almak iyi güzel ama işte ağırlığı da büyük oluyor omuzlardaki. Şimdi o yükler bi süreliğine indi omzumdan :)

********************

Son zamanlarda üstümde oluşan bu denetlenme psikolojisinden dolayı tüm düzenim de bozuldu malesef. Sanırım son 1 haftada kilo aldım. 1-1.5 kilo kadar aldığımı tahmin ediyorum çünkü akşamları hep yemek yedim eve gidince. İnanılmaz bir iştah vardı ! Stres ve üzüntü bende direk iştah açılmasına yol açtığından şaşırtıcı olmadı benim için. Spor salonu üyeliğim de bittiğinden bir süredir oraya da gidemiyorum. Sezon bitmeden de üyeliğimi yenilemek istemedim çünkü zaten şurda 2 haftam kaldı bitirmeye. Sonrasında rahat rahat hallederim her işimi. Şimdi iki ayağımı bir pabuca sokmama gerek yok. Yine tatilimi 4 gözle bekliyorum.

*********************

Sürekli uyku istiyor vücudum. Ne kadar uyusam da uykumu alamıyorum. Akşamları eve o kadar yorgun gidiyorum ki 9.5' da uyuyakalıyorum! Tavuklardan beter haldeyim. Buna rağmen sabahları yataktan çok zor kalkıyorum. Sinir bozucu bi durum. Sanırım tüm sezonun yorgunluğu bu.

Bende durumlar böyle...Görüldüğü üzere son derece rutine bağladım yine! Monotonluktan öleceğim galiba :)

Görüşmek üzere....

9.10.09

Yine bir Denetlemece

Günlerim gecelerim birbirine karıştı. Bu sezon valla da billa da ben çok yoruldum! Normalde hep diyorum sezonun kapanmasına son 1 ay kala genelde işler sakinlerdi, rahat rahat soluklanır tatil moduna doğru yol alırdım ama bu sene tam tersi oldu! Denetim üstüne denetim var. Denetlemeyen kimse kalmadı heralde beni, şamar oğlanına döndüm :) Hele bu ingi.lizler bu sene kişisel tarihimde bir çığır açtılar :) Yarın bu sezon beni denetleyecek 4. ingi.liz gelecek ! Sağolsunlar, detaylı detaylı bakıyorlar iyi güzel baksınlar, ne saklım ne gizlim yok amma velakin gelen insanlara soruyorum hiçbiri bu konuda eğitimli değil. Evet, kurs tarzı bişiler görmüşler ama ben 5 senelik eğitimimi, 15 gün birisi bu konuda kurs görsün de beni denetlesin diye mi aldım ? Yani benim 5 senede öğrendiğimi bunlar 15 günde mi öğreniyorlar ? Bu konuya acaip takık durumdayım. Bi defa '' denetleyici '' dediğin zaman en az bu işi senin kadar bilen biri olmalı ki senin hatanı, eksiğini görebilsin, yorumlayabilsin. Kulaktan dolma şeylerle '' bu olmamış '' dememeli. Veya sen kulağını kısa yoldan gösterdiğinde olmaz illa ki uzak yoldan göstereceksin diye tutturmamalı, ikisinin de aynı kapıya çıktığını anlayabilmeli.

Bir de şöyle bir konu var. Denetlemeye gelen ing.ili.zlerin hiç biri Türkçe bilmiyor. Bu bana inanılmaz garip geliyor! Sonuçta benim ülkemde, beni denetlemeye geliyorsun ve denetleyeceğin insanın dilini bilmiyorsun! Herkes ingil.izce bilmek zorunda mı? Ben burdan kalkıp İn.gil.tere'ye gitsem diyebilir miyim Türkçe konuşsunlar diye ! Tamam, ben konuşuyorum, anlıyorum, anlaşıyorum ama ya bilmeseydim? Bilmeyebilirdim yani bu çok da garip bişey olmazdı. Veya yine ingi.lizce bilsem bile bu tamamen farklı bi olay. Günlük konuşma değil. Sana mesleki şeyler soruyor, ya anlamasaydım ? Bence saçma bi olay bu...

********************

Bugün otelde kalıyorum, ptesine kadar burda kalacağım yani. Akşam iş çıkışı hava güzel olursa denize, olmazsa hamama gideceğim :) Suyun beni sakinleştirmesine, streslerimi almasına acaip ihtiyacım var. İyi gelecek inşallah. Sanırım artık bu sezon son defa kalıyorum burada. Zaten 1 Kasım itibari ile kapanıyoruz artık. Bir sezonu daha bitiriyoruz ya inanamıyorum!

Bu telaşlardan bugünün cuma olduğunu tamamen unutmuşum! Sabah tartılmadım bu yüzden. Eve döndüğümde tartılır yazarım artık. O da salı sabahına denk geliyor. Cuma tartılması bu hafta Salıya kaymış olsun. Kilo verdiğimi pek sanmıyorum sanırım aynıyımdır malum R filan vardı, bende spora falan gidemedim hiç yoğunluktan, üstüne de düşemedim. Neyse , salı günü bakarız duruma :)

Herkese güzel bir haftasonu diliyorum. Ben bu hafta pazar da çalışıyorum haha ctesi çalışıyorum diye mızırdanırken al sana pazar da çalış dediler ! Bit sezon bitttttttttttttt, yoksa ben bitceeeeem :)

Görüşmek üzeree....

6.10.09

Ordan Burdan Şurdan

***Dün işyerinde çok hareketli bir gün geçirdim. Bi yandan kendi işlerimin yoğunluğu diğer yandan yönetimin en üst kademesindeki kişi değişikliği...Herkes açısından değişik bir gün oldu kısacası. Umarım bu değişiklik ile hayırlı şeyler olur diye umuyorum. Şu an tek istediğim şey, işyerindeki huzurumun / huzurumuzun demem lazım belki, bozulmaması. İleriki günler iyi şeylere gebe olsun inşallah.
***Üstümdeki sinir-stres-gerginlik 3'lüsü R' nin teşrifiyle uçtu gitti çok şükür..Bende derin bir Ohh çektim. O uyuz halimden kurtulduğuma çok seviniyorum valla, ay ben bile kendime katlanamıyorum öyle zamanlarda, çevremdekileri hiç düşünemiyorum :) Aaa buarada aranızda R gelmiyo gelmiyo diye dertlenen olursa adaçayı içsin veya papatya çayı veya kekik suyu..bende yeni öğrendim bu 3'ünü ve adaçayını denedim elimin altında o var diye. Kesinlikle işe yarıyor...
***İşler hala üstüme üstüme geliyor. yapıyorum yapıyorum bitmiyor. Bu cuma-ctesi ve pazar denetimim var, bu da demek oluyor ki ben pazar da dahil olmak üzere bu hafta full çalışıyorum! Ne güzel di mi? Bence de :) ve bu 3 gün otelde kalacağım. Denize girebilir miyim bilmiyorum sanki soğudu gibi deniz suyu ama en azından spa'ya uğrarım diye düşünüyorum. Umarım hava güzel olur da denize girerim ya. Deniz suyu kadar beni rahatlatan başka bişi yok.
***Kardeşimin doğumgünüsüydü geçen ayın son günü. Hediyesini gelince vereyim diye saklıyordum. Dün bize gelince verdim. Çok sevindi valla. Canım kardeşim...Kara kuzum...Nice mutlu, sağlıklı ve başarılı seneler geçirirsin inşallah. Ne mi aldım ? Hemen bi tıktık Tam kardeşimin işine yarayacak bişi valla, zaten kendisi de çook beğendi :) Güle güle kullansın!
***
***
İşlerime başlıyorum yavaştan..Haydi gün resmi olarak başlasın bakalım. Umarım süper düper bi gün olur hepimiz için...

30.9.09

Doktor bu Neee?

Tam oldu galiba bitti diyorum, hooop bi eksik çıkıyor. Onu tamamlıyorum, tekrar gözden geçireyim diyorum hoop bir eksik daha. Döküman yazmaktan beynim jöle kıvamına geldi artık. Denetim Ek.im ayının 19'unda olacak. Az kaldı artık. Bunlar son hazırlıklar diyebiliriz. Ama bende bittim gibi bişey. Tek uğraştığım iş bu I.S.O. işi olmadığı için zorlanıyorum. Tam buna yoğunlaşıyorum başka işler geliyor, mecburen ara veriyorum filan. Elbet bi şekilde bunu da halledip rahatlayacağım inşallah. Bu da gelirrr, bu da geçer diyorum yine :)
*******************

Geçen Ctesi akşamından itibaren bir misafir trafiği vardı yine bizde. Ne zamandır benim kankiş Nes' lerle görüşemiyorduk. Onlar geldiler, bebeyi alıp. Eh kocaman olmuş benim koalam. Beni de özlemiş, hiç inmedi kucağımdan. Gece boyunca ne bi ağlama ne bi mızırdanma. Nes inanamadı, nasıl duruyo bu çocuk sende böyle sessiz sakin dedi :) Eh dedim canikom napacaksın teyzesini bilio evladım :)


Çok tatlı ama di mi? Maşallah diyim siz de minik kuzuma. Allah her isteyene nasip etsin. Ay bende çok ev halimdeyim makyajsız falan hehe kusura bakmayın artık :)
*************************

Pazar sabahından Linda geldi. Onu alıp deniz kenarında bir yere kahvaltıya gittik. Çok güzel bir mekan ve Linda da bayıldı. Ordan sonra yürüyerek sahili falan gezdik. Sonra alışverişe götürdüm onu. 2 tane alışveriş merkezi tavaf ettik :) Sonra Star.buck's' ta Mocha keyfi..Hmmm valla süperdi. Ordan annemlere geçtik, annemlerle de tanışsın istedik zaten kendi de çok istiyordu. Çok güzel vakit geçirdik. Annemlerden sonra kendi evimize geçtik. Baya yorulmuşuz zaten. Akşam yemeğiydi, kahveydi, sohbetti derken geceyi bitirdik.

************************
Ptesi akşam da annemler ve teyzemler geldiler çaya. Diyorum ya misafir trafiği yoğundu diye. Baya yoruldum anlayacağınız. Kendimi baya halsiz hissediyorum. Bir de sinirlerim tepemde bu ara. Herşeye çok çabuk patlıyorum, bağırıp çağırıyorum. Huysuz bişey oldum yine ! En kısa sürede bu halimin geçmesini umuyorum...
Bende durumlar böyle...Yine kimseden ses çıkmaz oldu? Nerdesinizz yahu?

24.9.09

Bayramı da geride bıraktık. yine bayram bana hiç de bayram gibi gelmedi. Sıradan bir gündü sanki. Çalışanlar bayramlaştık evet ama, çalışınca ve evden uzak olunca gerçekten bayram olduğu anlaşılmıyor. Bir de pazar gününe denk gelince - zaten izin günümdü - tüm günü, havanın da güzel olmasını fırsat bilerek sahilde yatarak geçirdim. Bir daha denize girme fırsatım olur mu bilmiyorum zaten, belki de bu sezonun son denize girişleri oldu bunlar. Bayram boyunca özellikle akşamları hava oldukça soğuktu. Hırkasız oturamadım hiç. Hatta odamda da hiç klima açmadım ve üzerimi sıkı sıkıya örterek uyudum. Çok kalabalıktı diye zevkli oldu aslında. Normalde pek de discoya inmeyen bir insan olan ben sanırım 3 defa discoya gidip sabahladım :) Bi saatten sonra oturup insanların kopuşunu izlemek çok eğlenceli oluyor :) Gerçi bende oynak bi tip olduğumdan pek öyle oturduğumu söyleyemem, oturdum dediğim saatler artık gecenin sonlarına doğru kendimi DJ kabinine atıp oradan yani tam mekanından izlediğim zamanlar. Herkes tanıdık olunca, kabine girip çıkmak da normal bişi haline geliyor.
***********************
Bayramın ilk günü Linda süpriz yaparak otele geldi. Akşam onu karşımızda görünce çok şaşırdık. Hiç kimseye söylememişti geleceğini. Biz onu ekimde bekliyorduk. Onun burda olmasına sanırım en çok ben sevindim çünkü sayesinde hiç yalnız kalmadım. Gelirken yine beni unutmamış ve çok güzel bir kolye hediye getirmiş bana. Sağolsun ya. Tüm akşamlar odaya geçene kadar beraber oturup çene çaldık. Güldük , eğlendik yeri geldi dertlendik, bolca dedikodu yaptık :) Klasik işte, kadınlar biraraya gelince naparlarsa...
***********************
Dün evime geri döndüm. Bu sabah yine 6 da uyanmak ölüm gibi geldi ! Nefret ediyorum bu kadar erken kalkmaktan ya, burda kalırken 8de kalkıyorum ve o 2 saat inanılmaz farkettiriyor. Gerçi insanın kendi evi, kendi yatağı gibisi de yok. Sığındığın ve huzur bulduğun tek mekan evin.
***********************
Ha sahi, bayramın 3. günü ingiliz bi denetçi tarafından denetlendiğimi de atlamayayım. Bayram bayram zaten çalışıyor olmak kabus gibiyken bir de denetlenmek üzerine tuz-biber ekti. Bu sene o kadar yoruldum ki...Beynim-vücudum artık isyan ediyor. Kaldıramamaya başladım resmen. İşi şakaya makaya vuruyorum ama yavaştan tırlatmaya başladım sanırım! Daha önümde geçirmem gereken 2 bomba denetimim daha var. Yani bunlar sadece tarihi şimdiden belli olanlar! Son dakika golleri ise her zaman çıkabilir. Ekim 9-10-11 ' de yine bir ingiliz tarafından denetlenicem, Ekim 19-20 ' de ise I.S.O. 14.001 Çevre sistemi belgelendirme denetimim var. Allah kolaylık versin bana demek istiyorum izninizle.
*************************
Asıl kilo bildirim günüm yarın olacak olsa da - blogger a girmekte hala zorlandığım için - bugün sabah tartıda gördüğüm rakamı paylaşayım. Bugün itibari ile 64.8 kg yim. Benim için süper sevindirici bir gelişme gerçekten. Umarım o aylarca benim sinirlerimi bozan direnç kırılmıştır da bian evvel 62'ye gelebilirim.
Şimdi işlerime dönmeliyim...kalın sağlıcaklaa...

1.9.09

Yeniden :)

Otelde işler iyice sıkışmaya başladı. Aslında kalan misafir bakımından geçen senenin altındayız, daha az insan var ve hatta personel çıkartmaya başladılar bile yavaştan. Geçen senelere göre neredeyse 1 ay önceden! Bu çok can sıkıcı. Sonuçta sezonluk personel olmak zaten zorken bir de 1 ay evelden çıkmak zorunda kalmak daha üzücü :( Sıkışan işler ise benim işlerim. Normalde sezon kapanmasına son 2 ay kala pek de işim kalmazdı benim ama bu sene şu yeni sistem yüzünden bi yoğunluğum oldu. Otelin kapanmasına yakın denetimi gerçekleştireceğiz ve inşallah belgeyi alıp oteli öyle kapatacağız. Habire döküman yazıyorum, harıl harıl. Bittiği ve tam bir dosya haline geldiği günü görebilirsem süper sevinicem!

***************

Onun haricinde günler yine birbirinin aynı geçiyor. Rutinlikten öleceğim gibi hissediyorum bazen. Otelde kaldığım günler ekşınlı olunca eve döndüğümde hiç yaşamıyormuşum gibi bi his kaplıyor içimi. Çünkü, kendime neredeyse hiç zaman ayıramıyorum evde. Zaten eve geç gidince, olmuyor işte. Yorgunluktan erkenden uyuyakalıyorum.

Haftalardan sonra dün yeniden salona gittim. Tam 3 haftadır gitmiyormuşum. 2 hafta evde misafir kız var diye gidemedim, 1 hafta da otelde kaldığımdan gidemedim. Allahtan oteldeyken her gün yüzdüm de çok salmadım. Gerçi dün bariz şekilde tıkandım! Ne nankör şu vücut denen şey ya, 3 haftada dahi hamlıyorsun!

Bu aralar yeniden diyet işini sıkıya almaya başladım. Neredeyse son 1 aydır inanılmaz bırakmıştım ucunu. Eh tabi bu da bana extra extra kilo olarak döndü. Baktım ki gidişat iyi deil, yeniden ipleri elime almaya karar verdim. Şimdilik oldukça iyi gidiyorum. Uzun zamandır hiç görmediğim kilolara çıktığımı düşünürsek, gidişattan memnunum. Tartılmıyorum pek, ayın 15 inde tartılacağım. Kesinlikle iyi bişey çıkacağına inanıyorum bu sefer. Ne yapıp edip kasıma kadar şu kilo mevzunu kapatmam lazım çünkü kasımdan sonra farklı planlarım var bakalım, hayırlısı.
Son günlerde Lil.y All.en ' ın F**k You şarkısına kafayı taktığımdan, bu Lil.y kimdir die netten bakayım dedim. Karşıma bu resim çıktı. Lil.y hanım böyle tombikmiş eskiden, şimdiyse gayet formunda. Tebrik ediyorum kendisini :)



Bu da beni çok eğlendiren şarkının klibi, bi göz atın derim ;)
******************
Ah bir de kardeşim geldi 3 gün evel. Sanırım bu sefer 2 haftadan fazla süre kalacak, yani inşallah. Onu görmek bana kendimi iyi hissettiriyor. Hep onla zaman geçirmek istiyorum ama malesef işe gelip gitmekten nadir görebiliyorum. Gerçi bu akşam gelecek, erken uyumasam bari, kendime çok kızıyorum bu kadar yorgun hissettiğim için ya!
Bende durumlar böyle. Herkese mutlu bir Salı diliyorum. Umarım bugün beklemediğimiz süpriz mutlu neşeli haberler alacağımız bir gün olsun ve yüzümüz hep gülsün :)

22.8.09

Suuuu....


Suyun terapi edici özelliğine bayılıyorum. Ne zaman düzenli olarak denize / havuza girmeye başlasam içimdeki tüm negatifleri attığımı hissediyorum. Zaten yüzerken de içimden hep bunu geçiriorum. Süper ferahlamış ve rahatlamış şekilde çıkıyorum sudan. Dün deniz çok ama çok dalgalıydı, böyle koca koca dalgalar. O yüzden giresim gelmedi açıkcası, bir de buranın denizi değişik biraz bi sığ-bi derin..Neresi sığ-neresi derin anlaşılmıyor aniden yükselip alçalıyor diye boğulmalar fazla oluyor. Dedim boşver ben havuza gideyim en iyisi. Ben mesai çıkışı gittiğimden geç oluyor tabi biraz, kimsecikler yoktu havuzda. Havuzu bana kapatmışlar gibiydi :) Öyle saatlerce kalmadım. Havuz, deniz gibi olmuyor. Denizde 2 kulaç atıp 2 eğleniyorsun da, havuzda full yüzüyosun he he :) O yüzden 40 dk kaldım havuzda. Tek başıma olunca sıkıldım, 2 kelam edecek adam yok :) Yine s.p.aya gitmedim, bu sefer de hava o kadar sıcaktı ki gün boyu bir de sau.naya girmek gözümde büyüdü. Zaten gün içinde maşallah sa.un.aya girmiş gibi terliyoruz, kıyafetlerimiz vıcık vıcık oluyo öğğk!
*****************
Haftaya perşembe taaa İngiltere'den İngiliz bir denetçi geliyormuş otelimizi denetlemeye. Türkler bitti şimdi ingilizlere geçtik hahah :) Tabi yine görevlendirildim. Maşallah valla tüm sezonum denetlemelerle geçiyo :) Bende de gereksiz bir stres var ya. Senelerdir denetleme geçiririm ama hala stresimi atamadım. Sinir gelio üstüme, özellikle de bu gibi ilk olacak durumlarda. Biraz da zorlu olacak sanırım, ingilizler bu konularda oldukça kuralcı ve katılar diye biliyorum daha doğrusu fazla ayrıntıcı diye. Hayırlısı artık, umarım alnımın akıyla çıkarım bu işten de.
*****************
Stajlarım için kabul edildiğim firmadan dün sözleşme ve imzalamam gereken diğer dökümanlar geldi. İs.t.e gitmeme gerek kalmadı böylece ve benim için de daha iyi oldu açıkcası. Şimdi izin almak problem olacaktı, masrafı ayrı olacaktı filan. Okudum sözleşmeyi ve bgn imzalayıp yollayacağım kısmetse. Artık bundan sonrası hayırlısı. Sözleşmeyi 1 senelik yapıyorlar sanırım 1 seneden sonra eğer bir aksilik çıkmazsa yine uzatırlar. O zamana Allah kerim.
*****************
Şu an hayatım yeniden rayına oturduğu için mutluyum ama bir yandan da korkuyorum. Umarım bir anda tersine dönmez herşey. Ben yine positif karma yollayayım evrene, kötüleri düşünmeyeyim ;)
Herkese iyi tatillerr...

27.7.09

// 173. Gün // Stres Topu


Siz bu satırları okurken, ben, DENETİM geçiriyor olacağım :)

 

blogger templates 3 columns | Make Money Online