1.8.10

inception

Kafam dağılsın, ne zamandır şöyle güzel bir film izleyemedim diyordum ki, ani bir kararla, konusunu dahi bilmeden ve Leo.nard.o Di Ca.pr.io' ya olan gıcıklığım sayesinde bir ön yargıyla '' Inception '' a gittim.

İzlemeye başlayınca yanıldığımı anladım tabi :) Kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim.

Bu ara yine heyheylerim üstümde diye detaylı şeyler yazmıyorum. Ama merak etmeyin, iş iyi gidiyor. Alışmaya başladım. Umarım ileriki günlerde herşey daha iyi olacak.

Hayatımda çözemediğim şeyleri artık çözmek istiyorum. Yeter dedikçe uzuyor, büyüyor sanki. O büydükçe de, dünya daralıyor, küçülüyor...Hala herşeyin hayırlısını diliyorum.

5.4.10

Sağlık

Bazen, özellikle de ota b*ka çok kafaya takmaya ve üzülmeye başladığımızda yukardan bir uyarı geliyor. Buna hep inandım ben. Ne zaman saçma sapan şeyleri büyütmeye başlayıp kendimi heba etsem, uyarıyı aldım çünkü. Sağlık en önemlisi denildi. Tekrar, tekrar öğretildi. İşte bu pazar da aynısı oldu. Canım babam aniden rahatsızlandı ve acile götürdük. Çok şükür bir şeyi yok şu an. Ama onu öyle acilde üstünde kablolar ve kolunda serumla falan görünce çok kötü oldum. Hiç soğukkanlı değilim! Uzunca bir süre acilde kaldık. Tetkikler bir kaç defa tekrarlandı. Annemle ve kocişi eve yolladım, ben kaldım babamla. serumu bitene kadar sohbet ettik yavaştan. Önce benim işle ilgili problemlerime üzülmüş içten içe, sonra bir gece öncesi gelen kötü bir habere ve bu da kalp ritminin bozulmasını tetiklemiş, aniden tansiyonu fırlamış, kalp ritmi bozulmuş ve bayılmış :( Çok şükür şu an iyi. Öğlenden sonra çıkarttılar hastaneden zaten. İyi olduğuna emin olunca kendi evimize geçtik biz. Sabah ani gelen telefonla uykudan uyanmam, malesef kötü şeylere olan dayanıksızlığım ve hastane ortamındaki gerginliğim yüzünden başım çok ağrımaya başlamıştı. Eve geçince bişeyler atıştırıp, yattım. Ama uyumak ne mümkün. Baş ağrım gittikçe fazlalaştı, artık ağrı yerini zonklamaya bıraktı. Kalkıp bulduğum bi ilacı içtim. Geri yattım ama yok. Hayatımda bu kadar kötü bir baş ağrısı yaşamamıştım. Zonk! Zonk! Zonk! Sonra sanırım baş ağrısından dolayı midem bulanmaya başladı. Ta ki çıkana kadar rahatlayamadım. Bir kaç defa çıkarttım, sonrasında uykuya dalabildim. Bir daha da uyanamadım zaten. Sabah 06.da uyanıp duşa filan girdim. Kısacası dün günümün sabah 9 akşam - üstü 4 e kadar olan kısmı acilde, 4 - sabah 06. arası da yatarak geçti. Allahtan uyandığımda iyileşmiştim. Çok çok kötüydü ne diyim Allah beterinden korusun.
Hayattaki en önemli şeyin sağlık olduğunu ancak yeniden böyle şeylerle hatırlamamız ne acı. Umarım bunu bir daha unutmam !
Bugün güneşli hatta yaz gibi bir gün. Sanırım artık buraya yaz geldi. Dilerim ki güneşin ışıltısı tüm hayatımızı aydınlatsın...Güzel & sağlıklı bir hafta dilerim...

28.3.10

Yeniler :)

İşe başladığım ilk hafta olmasından ötürü mü, R ' öncesi olmasından ötürü mü bilemediğim bi şekilde sinirliydim tüm hafta boyunca. Ne kadar çok kahkaha attıysam o kadar da çok sinirlendim ki normalde kahkaham fazladır sinirimden :) Aslında durduk yere sinirlenmedim hiç bişeye, hepsinin de kendince sebepleri vardı. Kah işlerin düzensizliğine kızdım, kah organizasyondaki çarpıklıklara, kah canım dediklerimin benden - durduk yere - ruhen uzaklaşmalarına, kah dengesizliklere...Sonuçta ilk haftamı geride bıraktım ve bugün ilk izin günüm. Dün akşam eve geldiğimde bir sürü şey planlamıştım. Havanın çok güzel olacağını düşünmüştüm çünkü tüm hafta baharı aşmış yaza geçmiş gibiydik. Bu sabah uyandığımda ise kara kara bulutlara açtım gözümü. Şaşırdım ama o kadar halsiz uyandım ki, aynı zamanda garip bir bencillikle kötü havaya da sevindim. Zaten normalde uyanacağım saatten erken uyandım, bacağıma kadar vuran bi sancıyla. Stres herşeyi etkiliyor hakkaten. Ben yapıyorum siz yapmayın diye diyorum :) Stres kötü , k*k* bişi !
Kendime torpilli bir kahvaltı hazırladıktan sonra, gazeteleri okumaya başladım. Fakat 1 saat sonra oturur pozisyondan yatar pozisyona dönmek zorunda kaldım sancıdan. Baktım geçecek gibi değil hemen bi ağrı kesici aldım. R.uh.at M.e.n.g.i ' yi izlerken uyuyakalmışım. Bi ara gözümü açtım, hala ağrı geçmemiş, geri kapadım gözlerimi. Tüm gün neredeyse bu şekilde uyu - uyan - uyu - uyan şeklinde geçti. Şu an iyiyim. Ne ağrı kalmış ne sızı, ohh be Dünya varmış ...Gerçi gün de koskoca bi hiç'le bitmiş oldu ama napalım.

Malum kahveye çok düşkün bir insanım. Kendimi sıka sıka günde 2 fincana inirdiğim halde, vücudumun bisürü yerinde öbek öbek selülit yapan kayfeye biraz da kırgınım aslında. Benim sevdiğim kadar sevmiyor beni :( Bende bundan sonra onun pabucunu bi miktar dama atacağım gibi görünüyor. Koca kişisi bugün elinde bu paketle gelince olaya tırı-vırı gözüyle yaklaşmış olsam da ( ki kendime inanamıyorum ! bu ön yargı nedir kardeşim ? ) Yeniliklere açık bir insan olaraktan denedim hemen. Üzerindeki servis önerisinde süt / süt tozu eklemeniz tavsiye olunur dediğinden söz dinledim, elimin altındaki süttozundan ekledim. Vayssssss demek istiyorum. Aynen l.a.tt.e oldu leynn bu ! Koca kişisi sütsüz içti onunkinin de tadına baktım o da gayet güzel. İki türlüsünü de beğendim. Son zamanlarda b.it.ki ç.a.ylarından öğk! gelmişti içemiyordum hiç birini. İlaç gibi geldi bu valla. Kokusu aynı sahlep gibi. Baktım içerisinde mahlep ve tarçın var. Ordan geliyor demek ki sahlep kokusu ;) Kesinlikle denemenizi tavsiye ederim. Hatta deneyin bana da bildirin sevip sevmediğinizi. Merak ettim :)

Bir tane daha yenilerden ama cısss! bir lezzetten bahsedeyim yeri gelmişken. Adamlar yapmış diyebilirim sadece. Çok ama çok beğendim. MmmMmmmMMmmm :)

Free Image Hosting

Her gün yemeyin yahu sizde :) Arada kaçamak yapacaksanız ama, hakkınızı bundan yana kullanıp deneyin derim veya hiç denemeyin başınıza iş almayın bak bu da olabilir :) Denedikten sonra bağımlılık yapması olası şeylerden çünkü ! Ne demişler : Dünyadaki en güzel şeyler ya ahlak dışı, ya kural dışı ya da şişmanlatıcıdır !

Ah bir de tüm kitapçılarda bes.tsel.ler olan, benim de yorumlara bakıp merakla aldığım kitaba da 2 cümle söylemeden gidemeyeceğim. '' Çirkinin Aşığı '' isimli kitaba ( plokumun yan tarafındaki Ne Okuyorum ? kısmında da görülüyor kitap ) '' Okuduğum en güzel aşk hikayesi fırk! fırk! /Günlerdir etkisinden çıkamıyorum oy oy / Kendimi o dönemde hissettim aman aman '' vb. diyerek methiyeler düzmüş arkadaşlar, size sesleniyorum duyun beni, ben öküzüm :) Zira bana göre kitap o kadar yüzeysel ki...Dönemin mönemin içine de girmedim. Kadının biri adamın birinden çok etkilenio ( adam da ondan etkilenio ) sevişiyolar , bize de onların sevişmelerinin gereksiz detaylarını okumak kalıo. Aha da kitap bence sadece bu kadar ! Po.r.n.o izlemiyosun da , p.o.r.n.o okuyosun yani. Ha ben böyle şeylerden rahatsız olmam, okurum, garipsemem ama benim takıldığım nokta bu kitabın bu kadar övülmesi. Elbette zevkler ve renkler de tartışılmazmış. Bende zaten sadece kendi fikrimi belirttim. Okuyan da okumayan da bişey kaybetmez. Okuyan zaman kaybeder diyip emeğe saygısızlık da yapmam böyle de hisli bi öküzüm :)

Pazarımın geri kalanına , kaldığım yerden devam etmek üzere ayrılıyorum efem... İyi olun, iyi hissedin, keyfiniz her şeye ve herkese inat hep yerinde olsun taam mı ?

14.9.09

TeleFerik :)

Dün çook güzel bir pazar geçirdim. Yine bütün işler kaldı ama umrumda olmadı açıkcası. Artık haftaiçi akşamları kah ütü, kah temizlik halledicem bi şekilde. Kuzenimiz vardı misafirimiz malum 4 gündür falan. Çok tatlı bir kızdır ( maşallah ) yani, hem güzel hem akıllı hem de hanımhanımcık böyle. Hafta-içi onunla çok vakit geçiremeyince üzülmüştüm çok. Gerçi arkadaşları vardı onlarla takıldı ama olsun. Cumartesi yanıma otele geldiler. Burada ağırladım onları ama şanssızlık işte deli gibi yağmur yağdığından akşam yemeğine kalmadık. Evde takıldık bizde, ona benim özel Bailey's'li Irısh kahvemden yaptım :) Daha önce hiç tatmamış ama çok hoşuna gitti :) Gece sanırım 01.30'lara kadar sohbet ettik, erkenden uyuduğum saatlerin acısını çıkarttık.
Pazar sabahı balkona kendi elcağızımlan güpgüzel bir kahvaltı hazırladım. Kahvaltı sonrası, havanın da güzel olmasını fırsat bilerek atladık arabaya. Tahtalibeline gittik.

Şu resimde gözüken teleferiğe binerek tam 2365 m zirveye ulaştık :) Çok ama çok güzeldi. Manzara hakikaten mükemmel. Denizle ormanın birleştiği yerler, çam ve sedir ağaçlarının koyulu-açıklı yeşilleri, denizin pırıltısı, koyların görüntüsü...herşey çok güzeldi. Bazen bir bulutun içine girdik, bazen görüş mesafesi pırıl pırıldı. Eğer yolunuz buralara düşerse mutlaka gidin derim ben. Gerçekten deneyimlemek gerek böyle bişeyi.

Kuzencik, okulda foto.ğraf dersleri de aldığından son derece güzel makinesiyle bir sürü resimlerimizi çekti. Fakat evde bizim pc. ye aktaramadık. Bayramda kociş gittiğinde, cd.ye basıp ona verecek hepsini. O zaman buraya da eklerim mutlaka çünkü çok güzellerdi ekrandan baktığımda :)

Ordan sonra, karnımızın gurultularını da duymaya başlayınca yine değişik bir yer olsun diyerek bu sefer Ulupınar ' a gittik. Orayı karı - koca çok severiz ama geçen seneden beri gidememiştik. Bizim için de değişiklik oldu. Biraz canilik gibi gelebilir ama oraya giderseniz bıldırcın yerin derim. Tabi sadece onu değil, bıldırcını ortaya isteyin garnitür yapın, ana yemek olarak balık yiyin :)

İşte bu da oradan bi kare. Resimdekiler biz değiliz tabi :) Linki verdiğim yerden aldım onu da belirteyim :)

Eve döndüğümüzde akşam olmuştu ve kuzenciğin uçağına 1 saat kadar kalmıştı. Vakit geçirmeden valizlerini aldık ve hava.alanına götürüp, uğurladık. Dolu dolu bir cumartesi akşamı ve pazar geçirtebildik en azından, yoksa çok üzülürdüm. Sevdiğim insanları ağırlamaktan çok hoşlanıyorum. Umarım yine gelir...

Şimdi ise keyfim yerinde...Bol enerjiyle başlıyorum haftaya. Umarım tüm hafta bu neşem ve enerjim daim olur çünkü yapılacak bi dünya iş beni bekliyor. Hadi bakalım, herkese muhteşem geçecek bir hafta olsun...Öpüldünüzz....

8.6.09

// 125. Gün //

Günleri saymak ne kadar mantıklı artık bilmiyorum, çünkü adam gibi diyet yapmıyorum. Yani yaptığımı sanıyorum ama yapmıyorum. Farkettim ki kendime göre bir yeme düzenim var ve ondan şaşmıyorum. Eh hareket de aynı ( L&M de yalan oldu ) diye spor da yok. Bisikletleri halen çıkartamadık, bgn artık niyetimiz var inşallah. Son zamanlarda ben ne zaman bisikletleri çıkaralım desem hava bozdu sanki bana garezi varmış gibi. Bundan gayrı bunaltıcı sıcakların geleceğini düşünüyorum. Bozmaz bi daha. Zaten sevgili keyfim de bir türlü tam anlamıyla yerine gelemediğinden herşeyden uzaklaşıp kendimi sadece işime-gücüme verdim. Kilom muhtemelen aynı yerinde sayıyor ve bu gidişle de saymaya devam edecek! İşin garibi bu beni o kadar da rahatsız etmemeye başladı. Sanırım kafamdaki başka şeylerden ona vakit kalmıyor. O yüzden belirsiz bir süre tartıya martıya veda ediyorum. Sonuçta tartılıp tartılıp 66 lardan kurtulamadığımı görmek canımı sıkacağına, tartılmam daha iyi. Bir de ona kafayı takamayacam şimdilerde !
****************

Dün izin günümdü malum. Uzun süreden sonra evimi derleyip toplayıp temizledim. Herşeyi öyle bi salmışım ki salak ben diye kızdım kendime. Kocişle beraber 2 koldan girişince kısa sürede pırıl yaptık evimizi. Sonrasında derin bir Ohh çekip sakızlı kahvelerimizi höpürdettik. Bunları yaparken sırf bunu yapabiliyor olmamın bile, kendimi iyi ama çok iyi hissettirmesi gerektiğini düşündüm. Nankör olduğuma karar verdim! Biriken çamaşırlarımın bir kısmını da yıkadım ama itiraf etmem gerekirse, ütülenmek için bekleyen temiz çamaşır yığınını görmezden geldim!

Akşamüstü kardeşim geldi. Geçen hafta izne geldi Türki.ye'ye fakat K.aş.da bir dalış okulundaydı 5 gündür. O yüzden ben ancak görebildim. Kursu biter bitmez döndü K.a.ş.dan. Çok özlemişim, bolca sarıldım, bolca öptüm. Kesinlikle gitmesin istiyorum bana kalsa :( Hep yanımızda olsa keşke. O da istiyor bunu ama naapsın iş sonuçta. O gelecek diye sevdiği bir pastadan yaptım. Mozaik pasta türü bişey ama ben, tek kişilik pastalar halinde yapıp deepfreeze de dondurdum ve dondurma ile servis ettim. Çok beğendi, kendisine özel yaptığım için de mutlu oldu. Akşam hep beraber biralarımızı açıp, dvd.de At.a Dem.ire.r izledik. Çok keyifliydi yani. Tüm bunlara sahipken nankör olma diyor içimdeki ses yine, biliyorum 2. defa yazıyorum ama içimdeki sese kesinlikle hak veriyorum.

Bu aralar arabaya yeniden ısınmışken keşke param olsa da bir Yar.is patlatsam diye geçiriyorum içimden. Çook güzel olurdu ama ahh işte ! bekle beni canikom, bir gün mutlaka diyeyim o zaman :)

Haydi bakalım, işler beni beklerr...Kovulmadan başlayayım bi ucundan, yoğun bir gün olacak bugün. Üstelik sendromluyum da ptesi sebebiylee pfffffff ! Ptesi, lütfeeen çabucak geçer misinnnnnnnnnn ?

24.11.08

Uzun zamandır ilk defa bir pazar gününü koştur koştur iş yaparak geçirmedim, tam tersi bir arkadaşımla buluşup kız-kıza keyif çatarak geçirdim ve bunu ne kadar özlediğimi farkettim. Hatta ütü bile yapmadım bu pazar :) Yapmaya niyetlendim ayların alışkanlığı olarak, fakat kociş karşı çıktı : '' Ben yokken yarın yaparsın '' diye. E haklı kesinlikle! Ben eğlenceli tarafına döneyim pazarımın. Kış artık bizim memlekete de geldi nihayet. Seviyorum kışı ben, hem de çok seviyorum. Uzun çizmelerimi ve balıkçı yaka badilerimi özlüyorum :) Bgn tüm bu özlemimi gidererek ilk kez kışın geldiğini anladım ve çizme giyindim. Diğer illerdeki hava durumuna bakınca, şu söylediğim ne kadar inanılmaz değil mi? Halbuki herkes sellerle cebelleşiyor. Elbetteki kışın bu deli halini sevmiyorum, benim sevdiğim sıcacık içecekler, sıcacık bir ev, sıcacık kıyafetler...Neyse..Giyinip kuşanıp çıktım evden. Sürekli gittiğim mekanları seviyorum dedim ama tüm söylediklerime inat yeni bir mekanı denedik bgn. Açılalı baya oldu bu şubenin ama ben hiç gitmemiştim, hoş yani hepsi birbirinin aynı aslında, pek de bişey kaçırmıyor insan :)
Kasadaki çocukla aramızda gelişen komik konuşma günün olayı oldu. Yeni bir ürün varmış çıkan, şöyle üstü bol kremalı köpüklülerden! Onu denemeyi isteyip istemediğimi sordu eleman, '' yok '' dedim '' bana göre değil öyle kremalılar! '' ' peki dedi ne içersiniz siz ?'' ''Ahh'' dedim '' Bir Moccha alayım!'' Çok anlamlı oldu bu seçim! ahahah, çocuk suratıma baktı ve : ''Moccha da size önerdiğim kahvede olanlara ek olarak çikolata sosu, bilmemne şurubu var '' dedi :) Biliyordum bunu ama kendimi kandırmaktaydım o esnada halbuki...doğrucu davut olacak ne var ki çocuğum??? diyemedim tabi, sadece '' Kulaklarım tıkalı sizi duyamıyorum '' deyip arkadaşıma bakıp güldüm :) Hatta kahveyi bana verirlerken '' Buyrun sıfır kalori Mocchanız '' diye bir de geyik yaptılar eşek sıpaları :) Olsun, herşeye değerdi valla o Moccha heheh :)
***************
Arkadaşımla bolca sohbet ettik, aslına bakılırsa yine ben çok konuştum! Çenem hakikaten düşük benim ya, değişemiyor da insan bu yaştan sonra. Allahtan bu huyumu gayet kabullenmiş ve benimsemiş bir arkadaş çevrem var da savaş çıkmıyor ...
**************
Yine örgüye hevesleniyorum bu ara. Sanki çok becerebilirmişim gibi! Yapabildiğim tek şey çeşit çeşit atkı halbuki. Bir de bir zamanlar patik örüyordum ama hatırlamıyorum bile şu an nasıldı. içimden geçen kendime yarım kollu bir tunik örmek ama kendime de HÖH! diyesim geliyor. Örmeyi becermek bi yana, o kadar sabrım var mı onu test etmeliyim yünleri heba etmeden. Annem bu dediğimi duysaydı kesinlikle yine kendi üzerine kalacağını bilirdi gibi hissediyorum :) Zaten anneler ne içindir ? Yarım kalan işleri tamamlamak için değil mi? :P
**************
Çok şey yapasımın olduğu ama hiçbişey yapmaya gücümün olmadığı bir dönemdeyim..Son cümlem de bu olsun ;) Siz anlayın beni ;)
Mucukssssssssss...

13.10.08

Saçlarımı boyattım artık bisüreliğine kırmızı kafa deil mor kafayım :) çook uzun süredir kızıldan başka bi renk kullanmayan ben için biraz değişiklik olmuş oldu. Gerçi bu renkte yine kızılın bir tonu. Kızıl içinde patlıcan moru durumu var. Güzel oldu bence, henüz kimse görmedi kimsenin yorumunu alamadım. Resim de çekemedim ama zaten 1-2 defa yıkandıktan sonra asıl renk ortaya çıkar.Şimdiki yanıltıcı bence. Senelerdir de hep Kol.est.on kullanan ben ilk kez Schwat.zkopf markasına güvenerek P.a.let.te aldım. Alttaki renk açık olmasına rağmen tam da kutunun üstündeki rengin tuttuğunu söyleyemem daha koyu oldu benimkisi. Hayalimdeki gibi değil açıkcası ama kötü de değil işte. Zaten 1 ay sonra yeniden renk açılır ve ben kırmızıya dönerim.
****************
Birazdan hemşireye gidip dikişlerimi aldıracağım. Nasıl bir işlem olduğu konusunda hiç bir fikrim yok. Belki de fikrimin olmaması daha iyi :) Körü körüne korkusuz gidip hallettircem :) Artık elimin sargısından çok sıkılmıştım valla. Doğru dürüst elimi kullanamıyor olmak kötü bişimiş..
****************
Pazar günümü çok klasik geçirdim. Hatta bol yemeli içmeli, az gezmeli, çook ütülü diye özetleyebilirim :) Yine de güzel dinlendim. Bazen çok bişey yapmadan evde oturmak bile keyif veriyor. L.o.s.t izledik yine bolca. Herkesler izlerken biz izlemiyorduk, şimdi kimse izlemezken biz izliyoruz ters miyiz neyiz ? :)
****************
Bgn çoook işim var die kısa kesiyorum..Halen bir server bulamadım şarkı koyabilmek için :(
Günün şarkısı :
Eels - I need some sleep

20.9.08

Kara bulutları üzerimden yolluyorum bgn. Herşey olacağına varır neticede, üzülsek de üzülmesek de. Elbette insanız ve bazı olaylara tepkiler verip üzülüyoruz. Ben aslında genel olarak üzüntüsünü de sevincini de yüzünden - tavrından belli eden ve paylaşan bir insanım veya insandım diyeyim. Ama son yıllarda en yakın arkadaşlarıma bile anlatmamaya karar verdim. Çok bunalmamışsam kimseye bişey anlatmıyorum. Can ciğer arkadaşlarına neden anlatmıyorsun ? diye düşünebilirsiniz ama bazı şeyler özellikle de evlendikten ve 2 kişilik bir çekirdeği oluşturduktan sonra hakikaten 4 duvar arasında kalıyor. Yine bu konuyla ilgili son söz olarak herşeyin hayırlısı olsun diyorum. Allah büyük...
**************
Dün bayram tatili netleşmeden almadığımız otobüs biletini almaya gittik kocişle. Yine ayrı birer bayram geçireceğiz. Haftaya Ctesi için gidiş ve ondan sonraki Ctesi için de dönüş biletini aldık. İnşallah güle güle gitsin, güle güle gelsin. Bu esnada ben yine otelde kalacağım tabi. Ama dün İstanbul'dan kankalarım aradılar, son an süprizi ile Antalya'ya geleceklerini söylediler. Hem çok sevindim hem de iki arada bir derede kaldım. Otelde kalacağımı önceden bildirdiğim için yanında kalacağım arkadaşım heveslendi. Şimdi ben vazgeçtim kalmıyorum diyemem. Çok ayıp olur. Öte yandan da arkadaşlarım geliyor onlar benim sıradan arkadaşlarım değil canlarım. Zaten ben Antalya'da evde kalsam dahi tatil değilim ki. Yani yine sabah 07.00 de evden çıkacak ve akşam 19.30 da eve gireceğim. Onlarla yine sınırlı saat görüşebileceğim. Düşününce şöyle bir yol buldum. 5 iş günü otelde kalacağım ve sonra bayramda çalışmamdan dolayı izin hakkım doğacak. Bayram geçtikten sonraki 2 gün müdürümden izin isteyeceğim . 1 gün de benim haftalık iznim var eder 3 gün. Eğer verirse izni, kızlarla 3 full gün geçirmiş olacağım. Hiç yoktan iyidir diye düşünüyorum. Coşingen , moşingen yaparız 3 gün. Şimdiden sabırsızlanıyorum :) Çok özledim onlarıııııııııııııı :(
****************
Geçenlerde iş görüşmesi için otele getirdiğim arkadaşın işi oldu. Haftaya Çarşamba günü işe başlayacak. İnşallah hayırlı bir iş olmuştur. Kendisi işi çok beğendi ve daha evel bir otel ortamında bulunmadığından çok çekici de geldi tabi :) Başladıktan sonra fikirleri ve heyecanı bugünkü gibi olmaz elbette ama yine de kendisi için güzel ve sürekliliği olan bir pozisyon bu. Eğer yüzümüzü kara çıkartmaz ve çalışırsa hem kendisi hem de biz çok mutlu oluruz.
****************
Yrn off günüm ve evi mutlaka temizlemem ve banyodaki sepeti düzenlemem gerekiyor. Gözümde büyüyor. Şu çekmece veya sepet düzenleme olaylarına üşendiğim kadar hiçbişeye üşenmiyorum :( öfff ya. Incık - cıncık işler çok uğraştırıyor insanı.
Acilen işlerime başlamalıyım bgn çok sallandım birsürü de işim var üstelik..
Herkese mutlu & sağlıklı bir haftasonu diliyorum. Ptesi görüşmek üzere...

8.9.08

Pazartesi

Okulla alakam kesileli seneler oldu ama dün akşam TV de bgn okulların açılacağını duyunca içim bir tuhaf oldu. Okul insanın hayatına ne kadar çok işliyor diye düşündüm. Evet, ders çalışmak zorunda olmak, yazılısı - sözlüsü gıcık ama okula gittiğinde arkadaşlarını - hem de bir sürüsünü - görebilmek, onlarla saatlerce konuşmak, ota b.ka gülmek ne kadar güzeldi. Benim için okul hayatımın en güzel seneleri orta 3 ile lise 3 arasında geçen yıllardır. Üniversiteyi ayrı tutuyorum tabi. Özellikle hazırlık sınıfımı hiç unutamam. Allahım sanırım o kadar eğlendiğim bir sene daha olmamıştır. Ben hazırlığı lisede gördüm. Sınıfımız az kişiydi ama hemen hemen herkes ortaokuldan arkadaştı. O kadar muzip bir sınıftık ki , ama bir o kadar da çalışkan. Şu facebo.ook muabbeti çıktığında en çok hazırlıktaki arkadaşlarımdan haberdar olmak istedim. Çoğundan oldum da. Ama elbette hayatlar değişmiş, herkesin eli ekmek tutar olmuş. Çoğu evlenmiş filan. Çok garip yahu! Hazırlıkta herkesin bir lakabı vardı - sıkı durun benimki '' Ambulans'' tı :))) Evet, yanlış okumadınız Ambulans !! hatta yıllıkta bile öyle yazar :) Herkese yardım etmeye çalışan bir tip olduğumdan bu ismi bana uygun bulmuşlar. Ama çok komik bence yine de eheheh :)
**************
Konudan konuya atlıyorum yine ama işte şu altta görmüş olduğunuz resim en son versiyon halimdir :P Saçlarım iyiden iyiye kısaldı.
Canım sıkıldıkça saçımı kırptırıyorum zaten, peeh! Demiştim ya otelde kaldığım gün akşam sürekli gelen misafirlerle koyu bir muhabbet olmuştu diye, işte bu o geceki resimlerden biri.
Bu da bir diğeri..Gerçi kociş şu resmimi hiç beğenmedi ama koyayım ben yine de :) Bu arada da kilo bakımından eski formuma döndüğümü de görmüş olun. Hatta suratım biraz fazla mı zayıfladı ne ?!?!**!?
***********
Şu an üstümde yeni bir haftaya başlayacak olmanın sıkıntısı var. Off günlerinden sonra zor geliyor çalışmak valla. Gerçi dün yine bir dünya iş yaptım ama yine de evde olmak bile dinlendiriyor insanı.
Fazla laklaka dalmadan işlerime başlayayım..Herkese mutlu ve sağlıklı bir hafta diliyorum...
p.s. : Herkes neredeeeeeeeeeee?

 

blogger templates 3 columns | Make Money Online