

Şu resimde gözüken teleferiğe binerek tam 2365 m zirveye ulaştık :) Çok ama çok güzeldi. Manzara hakikaten mükemmel. Denizle ormanın birleştiği yerler, çam ve sedir ağaçlarının koyulu-açıklı yeşilleri, denizin pırıltısı, koyların görüntüsü...herşey çok güzeldi. Bazen bir bulutun içine girdik, bazen görüş mesafesi pırıl pırıldı. Eğer yolunuz buralara düşerse mutlaka gidin derim ben. Gerçekten deneyimlemek gerek böyle bişeyi.
Kuzencik, okulda foto.ğraf dersleri de aldığından son derece güzel makinesiyle bir sürü resimlerimizi çekti. Fakat evde bizim pc. ye aktaramadık. Bayramda kociş gittiğinde, cd.ye basıp ona verecek hepsini. O zaman buraya da eklerim mutlaka çünkü çok güzellerdi ekrandan baktığımda :)
Ordan sonra, karnımızın gurultularını da duymaya başlayınca yine değişik bir yer olsun diyerek bu sefer Ulupınar ' a gittik. Orayı karı - koca çok severiz ama geçen seneden beri gidememiştik. Bizim için de değişiklik oldu. Biraz canilik gibi gelebilir ama oraya giderseniz bıldırcın yerin derim. Tabi sadece onu değil, bıldırcını ortaya isteyin garnitür yapın, ana yemek olarak balık yiyin :) 
İşte bu da oradan bi kare. Resimdekiler biz değiliz tabi :) Linki verdiğim yerden aldım onu da belirteyim :)
Eve döndüğümüzde akşam olmuştu ve kuzenciğin uçağına 1 saat kadar kalmıştı. Vakit geçirmeden valizlerini aldık ve hava.alanına götürüp, uğurladık. Dolu dolu bir cumartesi akşamı ve pazar geçirtebildik en azından, yoksa çok üzülürdüm. Sevdiğim insanları ağırlamaktan çok hoşlanıyorum. Umarım yine gelir...
Şimdi ise keyfim yerinde...Bol enerjiyle başlıyorum haftaya. Umarım tüm hafta bu neşem ve enerjim daim olur çünkü yapılacak bi dünya iş beni bekliyor. Hadi bakalım, herkese muhteşem geçecek bir hafta olsun...Öpüldünüzz....












