5.6.10

Sağlık,Ne Önemli Şeysin Sen

Off off offf...Bu sefer fena ara vermişim. Bi yandan işyerindeki anormal yoğunluk ve stres, diğer yandan bitmek tükenmek bilmeyen sağlık problemlerim nedeniyle bırakın blogumu, kendimi dahi unuttum. Benim için hayatımın belki de en çok herşeyin üst üste geldiği dönemi bu dönem. Her yaz yoğun olurum ama bu yaz bambaşka mesela. O kadar fazla denetim geçiriyorum ki. Özellikle ingiliz ajentaların denetimleri bitmek bilmiyor. Upuzun check listler, sonu gelmeyen sorular...Ciddi anlamda daraldığımı hissediyorum. Çok yoruluyorum. Hem beynen, hem de bedenen. Bunlara bir de yönetimle ilgili problemleri ekleyince, işte film asıl orda kopuyor. Malesef işyerinde bu sezon yaşadıklarım beni, senelerdir çalıştığım işyerimden ciddi anlamda soğuttu. Her zaman mutlulukla geldiğim işime giderken ayaklarımın geri geri gittiğini görmek çok üzücü. Dile kolay, 7 sene...Resmen burda büyümüşüm. Gönül bağım var evet ama uğradığım haksızlıklar o kadar fazla ki, gönül bağım yeterli olmamaya başladı artık. Karar verme dönemi sancılı olsa da, ben işimi değiştirme kararı aldım. Hoş, karar almakla bitmiyor elbette hiçbişey. Yeni bir iş, içime sinen bir iş bulmadan çıkmayı düşünmüyorum. Şu an haber beklediğim bir yer var. Olmasını çok istediğim bir yer. Bunca üzüntüden sonra, diliyorum ki Allah yüzüme baksın ve hakettiğimi versin.Yine de herşeyin hayırlısı tabi...

Dedim ya, ard arda gelen sağlık problemleri diye..Önce dişim, onu anlatmıştım. Hemen ardından resimde görüldüğü üzere kolum.Nasıl olduğunu anlayamadığım bi şekilde sol omzumdaki tendomu kopartmayı başarmışım.Ağrısından günlerce uyuyamadım.Bu askıyla dolandım ortalıkta 10gün.Bunun son bi haftası evde geçti,çünkü dr. rapor verdi. Aslına bakarsanız her şer'de bi hayır vardır burda devreye girdi çünkü 1 hafta işyerinden uzak olmak bana çok iyi geldi. Şimdi artık kolumu ağrısız hareket ettirebiliyorum, sadece arkaya doğru hamlelerde ağrıyor, o da zamanla geçecek.

Neyse, bitti, geçti derken, bu sabah uyandığımdaysa sol göz kapağımın balon gibi şiştiğini gördüm. Valla bana ne oluyor anlamıyorum. Sinirlerim bozuldu artık. Kocakarı ilaçlarından medet umuyorum bu gibi durumlarda.Gözkapağımın üstüne sarmısak sürdüm.En azından dezenfekte eder mikrobik bişeyse dedim.Yarın sabah anlarım. Umarım iner diye dua ediyorum çünkü yarın iş görüşmesine gideceğim! İlk izlenimin bu kadar önemli olduğu bi durumda, gözü kaşı kaymış adamı kim napsın :(

Kimsenin içi kararmasın die yazmıyordum ama merak edenler için yazayım dedim. İnanıyorum ki, iyi günler beni bekliyor. Her şey sürekli kötüye gidemez, deil mi?

Daha güzel haberlerle yazmak dileğiyle...

21.4.10

Bakım İşleri

İki gündür hava yağmurlu. Tam ben yazlıkları çıkartmaya meyilleniyorum hava bozuyor. Cidden son 2 haftadır böyle oluyor. Dolabın içi yazlık - kışlık karışık halde karmançorman ! Gerçi zaten şu gardrop düzeni konusunda inanılmaz başarısızım. Şöyle kitap gibi dolap içi olanlara o kadar özeniyorum ki. Bu iş bi yetenek işi arkadaş ve bende de bu yetenek yok ! Bugün düzeltiyorum yarın gene hallaç pamuğu gibi oluyor, eeeeh yani ya !

Ne diyordum ? Haa, bu yağmurlar ne idüğü belirsiz yağmurlar mı acaba hakkaten ? Asit - masit bi senaryolar dönüo ama ortada hayırlısı :) Bi yağmur altında yürüme zevkimiz vardı onuda mı aldınız be vicdansızlar diyesim geliyor. Bu sabah ortalık garip bi toz bulutuyla kaplıydı, flu bi görüntü vardı ve biz tam bunu konuşurken yağmur yağmaya başlayınca '' Hanaam '' dedim , coossss diye eriyecez. Ne olur ne olmaz diye hemen ofise attım kendimi :)

*****************

Otelde kalan insanlar yavaştan sinirlenmeye başladılar. Aslında pek yavaştan sayılmaz baya sinirleri bozuldu gariplerin. Normal şartlarda Cum.a gitmesi gereken Linda' m bile hala burda ! Ve tabi onun gibi bir sürü A.l.ma.n misafir de aynı durumda. Hiç biri şimdilik kara yolunu tercih etmedi ama sonuçta işlerine dönecek olanlar, bir kaç gün daha sürmesi durumunda karayoluna başvuracaklar gibi gözüküyor. Derken şimdi gazeteyi okudum. Bugün itibari ile uçuşlar başlayacak diyor. Gerçi şu da var, bekleyen o kadar fazla insan var ki hepsi aynı anda gidemeyeceği için yine bu dönem misafirlerinin tamamının ayrılması bir kaç gün sürecektir. Veya ek seferler falan mı koyulur acep ? Neyse, günlerdir , şu adını bi türlü söyleyemediğimiz garip hede-höde yanardağının külleriyle yatıp, külleriyle kalktığımızdan ben de konunun uzmanı oldum :P

******************

Bu akşam hem kocişin hem benim valizlerimiz hazırlanacak yine. 4 gün burda kalacağım. Fırsat bu fırsat diyerek, s.p.a' dan cilt bakımı randevusu aldım. Yüzümde özellikle burun kenarlarımda siyah siyah minik noktalar var. Çok gözüme batıyorlar. S.p.a ma.nag.er ' a gittim sordum, '' temizleriz hepsini sen merak etme'' dedi. '' Bi de kil maskesi uygularız yüzüne, fazla yağı da dengeleriz '' dedi. Kulağa hoş geliyor valla.

Free Image Hosting

Bir de şu sırtımda mütemadiyen çıkan minik sivilceleri halletmenin yolunu bulabilsem ... Yüzümde filan hiç çıkmaz ama kendimi bildim bileli sırtımda varlar. Böyle minik minik bir sürü :( Denize girince azalıyorlar aslında ama her zaman denize gitmek mümkün değil. Var mıdır bi yolunu bilen ? Nasıl kurtulurum ben bunlardan ?

Neyse, işler beni bekler...Keyifler gıcır şu ara amaan nazar değmesin ;) Kara bulutları dağıttım üstümden. Dileğim o dur ki bir daha hiiiiiiiiiç gelmesinler :)

5.4.10

Sağlık

Bazen, özellikle de ota b*ka çok kafaya takmaya ve üzülmeye başladığımızda yukardan bir uyarı geliyor. Buna hep inandım ben. Ne zaman saçma sapan şeyleri büyütmeye başlayıp kendimi heba etsem, uyarıyı aldım çünkü. Sağlık en önemlisi denildi. Tekrar, tekrar öğretildi. İşte bu pazar da aynısı oldu. Canım babam aniden rahatsızlandı ve acile götürdük. Çok şükür bir şeyi yok şu an. Ama onu öyle acilde üstünde kablolar ve kolunda serumla falan görünce çok kötü oldum. Hiç soğukkanlı değilim! Uzunca bir süre acilde kaldık. Tetkikler bir kaç defa tekrarlandı. Annemle ve kocişi eve yolladım, ben kaldım babamla. serumu bitene kadar sohbet ettik yavaştan. Önce benim işle ilgili problemlerime üzülmüş içten içe, sonra bir gece öncesi gelen kötü bir habere ve bu da kalp ritminin bozulmasını tetiklemiş, aniden tansiyonu fırlamış, kalp ritmi bozulmuş ve bayılmış :( Çok şükür şu an iyi. Öğlenden sonra çıkarttılar hastaneden zaten. İyi olduğuna emin olunca kendi evimize geçtik biz. Sabah ani gelen telefonla uykudan uyanmam, malesef kötü şeylere olan dayanıksızlığım ve hastane ortamındaki gerginliğim yüzünden başım çok ağrımaya başlamıştı. Eve geçince bişeyler atıştırıp, yattım. Ama uyumak ne mümkün. Baş ağrım gittikçe fazlalaştı, artık ağrı yerini zonklamaya bıraktı. Kalkıp bulduğum bi ilacı içtim. Geri yattım ama yok. Hayatımda bu kadar kötü bir baş ağrısı yaşamamıştım. Zonk! Zonk! Zonk! Sonra sanırım baş ağrısından dolayı midem bulanmaya başladı. Ta ki çıkana kadar rahatlayamadım. Bir kaç defa çıkarttım, sonrasında uykuya dalabildim. Bir daha da uyanamadım zaten. Sabah 06.da uyanıp duşa filan girdim. Kısacası dün günümün sabah 9 akşam - üstü 4 e kadar olan kısmı acilde, 4 - sabah 06. arası da yatarak geçti. Allahtan uyandığımda iyileşmiştim. Çok çok kötüydü ne diyim Allah beterinden korusun.
Hayattaki en önemli şeyin sağlık olduğunu ancak yeniden böyle şeylerle hatırlamamız ne acı. Umarım bunu bir daha unutmam !
Bugün güneşli hatta yaz gibi bir gün. Sanırım artık buraya yaz geldi. Dilerim ki güneşin ışıltısı tüm hayatımızı aydınlatsın...Güzel & sağlıklı bir hafta dilerim...

 

blogger templates 3 columns | Make Money Online