26.7.10

Günler Geçerken...

İşyerinde blogger ' a giremiyor olmam, sık yazmama engel oluyor. GERÇEKTEN ! Sinir oluyorum, tamam çok fazla vaktim olduğu söylenemez ama yine de bazen beynimin artık durduğu ve çalışmayı bıraktığım anlar oluyor. Özellikle işten çıkmama 1 saat kala, ciddi anlamda bitiyorum. Okuduklarımı anlamamaya, düzgün cümleler kuramamaya falan başlıyorum. Genelde içten içe bi baş ağrısı filan. Günün en zor saatleri galiba. Tüm günüm öyle bi koşturmaca içinde geçiyor ki, ne zaman başlamış gün, ne zaman bitiyor anlayamıyorum.
Hala bir sistem oturtabilmiş değilim, hoş yani bu öyle 1 ayda olacak iş değil. En iyi ihtimalle 6 ayımı alacak bir olay. Bazı günlerim gayet güzel geçerken bazı günlerimse kabus gibi geçiyor. Gün içerisinde hangi insanlarla işim olduğuna bağlı. Konumun gereği, her departmandaki insanla bire-bir işim var. Önceki iş yerimde de böyleydi, burda da aynı. Bazı insanlar gayet anlaşılabilir, kolay iletişim kurulur insanlarken, bazıları gerçekten nefretlik! Malesef !
Şu an burada mutlu muyum mutsuz muyum bilmiyorum. Yani '' iyi ki geçmişim bee'' de demedim hiç, ''lanet olsun, niye geçtim '' de...Kendimi kesinlikle ait hissetmediğimi biliyorum şu an sadece. Bu aidiyetlik ileriki zamanda oluşur mu bilemiyorum ama şimdilik öyle bişi yok. İnsanların pek yakın olduklarını söyleyemem. Benim gibi sıcakkanlı ve güleryüzlü bir insanı bile aralarına almakta inanılmaz zorlanıyorlar. Gün içerisinde insanlara ben selam verirsem veriyorlar, vermezsem vermiyorlar.Buna hala alışabilmiş değilim. Alışabileceğimi de sanmıyorum zaten.
İşte her yerin kendine göre iyi ve kötü yönleri oluyor. Hayat bize bişeyleri verirken, bişeyleri de illaki alıyor. Herşey dört dörtlük olacak değil ya !
Hala tek istediğim, işimi rahatça yapabilmek. İnsanlarla didişmeden, güzellikle çalışabilmek. Gerçekten başka hiç bişey istemiyorum. İnsanlar beni sevsin diye bir derdim yok, beni sevenler bana yeter. Sanırım bu düşünce 30 yaşın getirdiği bişey. Eskiden olsa, herkes beni sevsin, çok sevsin isterdim, şimdiyse çok umrumda değil.

Eski işyerimden arkadaşlarım arıyorlar sürekli. Sağolsunlar, hep beni çok özlediklerinden bahsediyorlar. Benim yerime gelen kız, kimselere selam vermeyen, herkesle emrivaki konuşan ve gerçekten hiç iş bilmeyen bir kızmış. Aslında ben kızı gördüm ama tabiki benle öyle konuşmamıştı, çünkü bana işi düşüyor. Sıklıkla arıyor beni. Onu yapamadım, bunu nasıl yapıcam diye ve bende elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Ama işyerindekilere çok uyuz davranıyormuş. Hep diyorlar ki arayanlar '' Güleryüzünü, tatlı dilini çok arıyoruz '' Onlar öyle dedikçe benim de boğazıma bişeyler düğümleniyor ve o an daha çok farkediyorum ki, hakkaten ben oraya çok alışmışım. Hala bana yaptıkları haksızlığı düşünüp üzülüyorum. Ben ordayken bana hep '' burada sistem oturmuş. sen olmasan da kendiliğinden gider '' diyen genel müdür, ben gittikten sadece 2 hafta sonra, gelen kızın herşeyi alt üst etmesiyle, danışman aldı tesise! İnanamadım duyunca ! Hayatımda bu kadar büyük saçmalık bilmiyorum. Sen, işler gül gibi yürerken bana istediğim ufak tefek şeyleri yapma, sonra git dünyanın parasını verip kurulu düzene danışman getir ! Genel müdürü arayıp '' hani gidiyordu kendiliğinden ? hani ben olmasam da giderdi ? hani kurulu düzendi ? '' demek istiyorum. Sanki kurulu düzen dediği düzeni, senelerce uğraşıp kuran ben değildim.Neyse, artık ne desem boş. Olan oldu, biten bitti, giden gitti değil mi ?

İşte böyle..biliyorum, hep işten güçten bahsediyorum ama son zaman hakkaten başka bişey yok. Daha eğlenceli postlar atabileceğim postlar gelsin inşallah. Buarada yarın tesisteki ilk denetimi geçireceğim. Bir proje ile ilgili bir denetim. Denetimi başarı ile geçirirsem, tesise yeni bir ödül kazandıracağım ve bu benim ilk başarım olacak. Umarım herşey sorunsuz geçer, benim için dua edin.

NOT : Bu kişisel tarihime nottur. Bazen sevgisinden şüpheye düşsem de, beni çok seven, beni çok özleyen, canım, canımdan öte...Uzak olunca herşey ne zor değil mi ? Malesef insanoğlu bişeylerin değerini hep kaybedince anlıyor. Senin gibi, benim gibi...Ama şu kalplerimiz var ya, hep birlikte atıyor senle. Kalpler birlikteyken bedenler ayrı olmuş ne ki ? Şu an öyle eminim ki ben senleyim hep, sende benle...

0 Comments:

 

blogger templates 3 columns | Make Money Online