2.4.10

Sabır

Dün çok fırtınalı bir gündü. İşe başladığımdan beri zaten her gün ayrı bir ekşın oluyor. Bu sezona fazla ekşınlı başladık ve görünüşe göre bir süre daha da böyle devam edeceğiz. Direk beni ilgilendiren çok fazla birşey yok gibi görünse de, ortamdaki nerdeyse gözle görülecek kadar yoğunlaşan negatif yükten nasibimi alıyorum. Tüm negatiflikler hop! hop! üstüme yapışıyorlar. 2 haftadır zaten kendimi inanılmaz derecede tutuyordum bazı konularda. Resmen kasıyordum ama sonunda bu doluluk içimde patladı. Akşam üstü saatlerinde, eskiden '' canım '' olan, şimdi '' canın çıksın '' lara devam edince, dayanamayıp hıçkıra hıçkıra ağladım. Tabi herkesin ortasında değil ama çok içim acıdı, çok canım yandı. Sanki birisi etime tırnaklarını geçirip çizdi! İnsanları anlamak zor. Hele tanıdığını sandığın, hatta tanıdığından emin olduğun insanlar olunca canını yakan, o zaman çok fena koyuyor ! Ağladıktan sonra açıldım gerçi. Demek ki buna ihtiyacım varmış. Aslında açsam ağzımı yumsam gözümü çok şey söyleyeceğim insanlar var ama, şimdilik susmak zorundayım. Susmaya da alışkın olmayınca işte sonuç böyle oldu. Olsun, bugün kendimi gayet iyi ve yeniden güçlü hissediyorum. Bir krizdi geldi - geçti diyorum. Hayattaki her şer' de mutlaka bir '' hayr'' ın olduğuna gönülden inanan biriyim. Gün gelir herkes kendi hatasını anlar. Anlıyor da zaten. Sabır lazım, bolca sabır.

Göksel aplamızda öyle demiş zaten ;)

Goksel - Sabir
Sabahtan başlamıştım bloguma yazmaya ama Ge.n.e.l. Mü.d.ü.r. çağırdı yanına diye yarım kaldı. 2 saattir odasında kaldım. Mahsur dermişim :P Konuştuk, konuştuk, konuştuk. Bi sonuca vardı mı bilmiyorum. Önümüzdeki günler gösterecek ama ben '' Ben Bu'yum '' dedim sonuç olarak. Çalışma sistemim böyle böyledir diye açıklama fırsatım oldu. Bu bakımdan mutluyum. Negatife giden değişiklikleri kendi adıma pozitife doğru döndürebilmeyi başarırsam ne mutlu bana !

Akşama yemek vaar ;) Keşke yarın da tatil olsaydım da daha rahat olsaydım. Şimdi çok geçe kadar kalamam gibi..Gerçi ne kadar erken de kalkacak olsam 11den önce zor gibi. Yarına biraz uykusuz başlayacağım artık napalım.

Haftasonu geldi. benimki Ctesi akşam 18.den sonra başlıyor olsa da, herkese Mutlu & Neşeli Haftasonları diliyorum....

1.4.10

Saç - Baş

Büyük toplantı yapıldı. Değişik değişik kararlar çıktı - beni birebir ilgilendiren pek bişey yok gerçi ama - işletme genelinde ciddi organizasyon değişiklikleri olmuş oldu. Toplantı boyunca, inanılmaz bir negatif hava hakimdi. Beni de herzamanki gibi en ön sıraya oturttuklarından olayların tam göbeğinde kaldım. Benim de öyle bir bünyem var ki, negatifi bünyemee hüüüp! diye çekip, anlamsız şekilde depoluyorum. Bi ara organizasyon değişiklikleri açıklanırken, beni de kendi müdürümden alıp gene.l. müdü.r.lü.ğe bağlayacaklarını düşündüm aslında ama olmadı. Gerçi olmaz olmaz diye bişey yok, bakalım önümüzdeki günler nelere gebe...Tek dileğim iyi olması, her ne olursa olsun ama iyi olsun lütfen.
Dedim ya negatifi emiyor vücudum diye. Gece o kadar uykum olduğu halde uyuyamadım. Neler olabileceğini düşündüm. Nasıl olabileceğini düşündüm. İşlerle alakalı bir sürü şey düşündüm. Birden tüm herşey üstüme üstüme gelmeye başladı ki o an, bağırasım da geldi tabi. Kalktım, evde 2 tur attım, balkona çıktım, temiz hava aldım, 1 bardak su içip tekrar yattım. İyi geldi ki uyumuşum.

Yarın akşam G.ı.da M.ü.h.lerinin yemeği var, oraya gideceğiz. Umarım biraz kafam dağılır ve iyi vakit geçiririm. Buarada benim kuaför, saçımın rengini çekip sitesine koymuş :) Demin gezerken tesadüfen gördüm yani çekmişti resmini biliyordum da siteye koyacağını bilmiyordum :) Görüldüğü gibi artık tam kıpkırmızı değil böyle değişik bi renk yaptırıyorum son 3 defadır falan. Yine kırmızı ama içinde pembe gibi bişey de var. Capcanlı - enerjik bi renk ve ben bayılıyorum. Gerçi resimde saçlarım çok sağlıksız görünmüş gibi geldi bana. Normalde daha fazla parlar ve kesimi de düzgün böyle eğri büğrü değil yahu :) İçe miçe kıvrılıp kötü dursa da asıl olay renkte :)
Şimdi ivedilikle işlerime başlamalıyım. Görüşmek üzereee...

31.3.10

Tırınım Tırınım...

Bizim yeni açılacak otel için alınan yeni mühendisi yanıma yolladılar. İş öğreteyim diye ! Kaç gün kalacak dedim eh işte 2- 3 dediler. Burdan şu sonucu çıkarttım ki, çok sevgili müdürlerim benim işimin max 3 günde öğrenilebileceğini düşünüyorlar :) Takdir ederim yani bunca senelik tecrübemle elde ettiklerimi 3 günde öğrenebileni :) Bi yandan da kendi kendime dedim ki '' Belki salaklık sendedir Sasha, çocuk zehir gibidir, öğrenir 3 günde her şeyi '' . Söyleyeceğim şeyi birini hor görmek için söylemiyorum . Kimse anasının karnında tecrübe kazanmıyor elbette biyerlerde çalışarak kazanacak tecrübeyi. Yani sektörü bilmemesi çok çok normal fakat kendi mesleğini bilmemesi konusunda katıyımdır. Bir insan 5 sene mühendislik okuyup, ben oldum diye çıkıyorsa okuldan, temel şeyleri de bilmelidir. Bir G.ı.d.a Mü.h. için misal, mikrobiyoloji temeldir. Mikro bilgisi olmayan hiç kusura bakmasın , bu mesleği layıkıyla yapamaz. Ben böyle düşünüyorum en azından. Bunu da sonuna kadar savunurum. Kardeşim bi insan, üstelik yeni mezun olmuş bi insan sütü yoğurda dönüştüren fermente bakterilerin isimlerini bilmiyorsa, peeeh derim, hadi naşnaş işine derim. Hatta işin gücün rast gitsin derim. Sinirli değil, üzgünüm bu konuda. Üzügünüm çünkü mesleğimin böyle tanıtılmasını istemiyorum :(

Bu arada benim şu bir türlü sonuca bağlayamadığım ve son olarak '' Artık peşini bırakıyorum bu işin '' dediğim sta.j işinin yine peşine düşmeye karar verdim. İçime oturuyor olmadıkça. Ne kadar '' Yeter yaaa olmazsa olmasın '' diye isyan etsem de, bi süre sonra içimdeki ses yine dürtüyor beni. Azmetmek istiyorum, elimden gelen her ne varsa yapmak istiyorum sonrasında yine olmazsa olmayacak zaten. Geçen hafta konuyla ilgili bir telefon görüşmesi yaptım, 1 hafta sonra tekrar telefonlaşmak üzere anlaştık. Bugün yeniden konuştuk. İşi en üste iletmiş bulunuyorum artık. Bu dakikadan sonra iş yine benden çıktı, şirket genel müdürüne kaldı. Bu sefer çok umutluyum hakkaten. Diğer manyak genel müdür gibi bi insan deil zaten bu. Ama Allah büyük, o gerizekalıyla bi gün bi yerde mutlaka karşılaşırız :)

***********************

Şirkette birazdan bir toplantı yapılacak. Önemli kararlar açıklanacakmış.Katılacakların listesini yollamışlar, tırınım bende varım. Kanbersiz düğün olur mu ? Öff sabah sabah hayırlı bişiler olsun die dua ediyorum. Güzel haberler duymaya ihtiyacım var artık.

Aslında keyifsiz değilim. Hele bugün ofise geldiğimde pc.mi açıp müziğime kavuşunca ohh süper mutlu oldum. Yeni pc.m geldi de efem söylemesi ayıp hehe :) Bu vesileyle sıfırlandı pc.m :) Her şerde bi hayır durumu bu da sanırım :) Yaa bi de ben ofiste tek olmaya acaip alışmışım yaa..Burda sürekli olarak 2. bi kişinin varlığı çok rahatsız ediyo beni. Şu çaylak çocuk varken acaip zorlandığımı farkettim. Müziğin sesini istediğim gibi açamıyorum, kafamı verip döküman yazamıyorum - hele ki sandalyeyi çekip dibime oturmuşken hiç yazamıyorum pff - konsantre olmak çok zor geldi. Şimdi yeniden ofiste tek ve de hür olmanın keyfini yaşıyorum. Sabah kayfem de yanımda ohh ohh, daha nolsun :)

Herkese güpgüsel bi Çarşamba diliyorum...

28.3.10

Yeniler :)

İşe başladığım ilk hafta olmasından ötürü mü, R ' öncesi olmasından ötürü mü bilemediğim bi şekilde sinirliydim tüm hafta boyunca. Ne kadar çok kahkaha attıysam o kadar da çok sinirlendim ki normalde kahkaham fazladır sinirimden :) Aslında durduk yere sinirlenmedim hiç bişeye, hepsinin de kendince sebepleri vardı. Kah işlerin düzensizliğine kızdım, kah organizasyondaki çarpıklıklara, kah canım dediklerimin benden - durduk yere - ruhen uzaklaşmalarına, kah dengesizliklere...Sonuçta ilk haftamı geride bıraktım ve bugün ilk izin günüm. Dün akşam eve geldiğimde bir sürü şey planlamıştım. Havanın çok güzel olacağını düşünmüştüm çünkü tüm hafta baharı aşmış yaza geçmiş gibiydik. Bu sabah uyandığımda ise kara kara bulutlara açtım gözümü. Şaşırdım ama o kadar halsiz uyandım ki, aynı zamanda garip bir bencillikle kötü havaya da sevindim. Zaten normalde uyanacağım saatten erken uyandım, bacağıma kadar vuran bi sancıyla. Stres herşeyi etkiliyor hakkaten. Ben yapıyorum siz yapmayın diye diyorum :) Stres kötü , k*k* bişi !
Kendime torpilli bir kahvaltı hazırladıktan sonra, gazeteleri okumaya başladım. Fakat 1 saat sonra oturur pozisyondan yatar pozisyona dönmek zorunda kaldım sancıdan. Baktım geçecek gibi değil hemen bi ağrı kesici aldım. R.uh.at M.e.n.g.i ' yi izlerken uyuyakalmışım. Bi ara gözümü açtım, hala ağrı geçmemiş, geri kapadım gözlerimi. Tüm gün neredeyse bu şekilde uyu - uyan - uyu - uyan şeklinde geçti. Şu an iyiyim. Ne ağrı kalmış ne sızı, ohh be Dünya varmış ...Gerçi gün de koskoca bi hiç'le bitmiş oldu ama napalım.

Malum kahveye çok düşkün bir insanım. Kendimi sıka sıka günde 2 fincana inirdiğim halde, vücudumun bisürü yerinde öbek öbek selülit yapan kayfeye biraz da kırgınım aslında. Benim sevdiğim kadar sevmiyor beni :( Bende bundan sonra onun pabucunu bi miktar dama atacağım gibi görünüyor. Koca kişisi bugün elinde bu paketle gelince olaya tırı-vırı gözüyle yaklaşmış olsam da ( ki kendime inanamıyorum ! bu ön yargı nedir kardeşim ? ) Yeniliklere açık bir insan olaraktan denedim hemen. Üzerindeki servis önerisinde süt / süt tozu eklemeniz tavsiye olunur dediğinden söz dinledim, elimin altındaki süttozundan ekledim. Vayssssss demek istiyorum. Aynen l.a.tt.e oldu leynn bu ! Koca kişisi sütsüz içti onunkinin de tadına baktım o da gayet güzel. İki türlüsünü de beğendim. Son zamanlarda b.it.ki ç.a.ylarından öğk! gelmişti içemiyordum hiç birini. İlaç gibi geldi bu valla. Kokusu aynı sahlep gibi. Baktım içerisinde mahlep ve tarçın var. Ordan geliyor demek ki sahlep kokusu ;) Kesinlikle denemenizi tavsiye ederim. Hatta deneyin bana da bildirin sevip sevmediğinizi. Merak ettim :)

Bir tane daha yenilerden ama cısss! bir lezzetten bahsedeyim yeri gelmişken. Adamlar yapmış diyebilirim sadece. Çok ama çok beğendim. MmmMmmmMMmmm :)

Free Image Hosting

Her gün yemeyin yahu sizde :) Arada kaçamak yapacaksanız ama, hakkınızı bundan yana kullanıp deneyin derim veya hiç denemeyin başınıza iş almayın bak bu da olabilir :) Denedikten sonra bağımlılık yapması olası şeylerden çünkü ! Ne demişler : Dünyadaki en güzel şeyler ya ahlak dışı, ya kural dışı ya da şişmanlatıcıdır !

Ah bir de tüm kitapçılarda bes.tsel.ler olan, benim de yorumlara bakıp merakla aldığım kitaba da 2 cümle söylemeden gidemeyeceğim. '' Çirkinin Aşığı '' isimli kitaba ( plokumun yan tarafındaki Ne Okuyorum ? kısmında da görülüyor kitap ) '' Okuduğum en güzel aşk hikayesi fırk! fırk! /Günlerdir etkisinden çıkamıyorum oy oy / Kendimi o dönemde hissettim aman aman '' vb. diyerek methiyeler düzmüş arkadaşlar, size sesleniyorum duyun beni, ben öküzüm :) Zira bana göre kitap o kadar yüzeysel ki...Dönemin mönemin içine de girmedim. Kadının biri adamın birinden çok etkilenio ( adam da ondan etkilenio ) sevişiyolar , bize de onların sevişmelerinin gereksiz detaylarını okumak kalıo. Aha da kitap bence sadece bu kadar ! Po.r.n.o izlemiyosun da , p.o.r.n.o okuyosun yani. Ha ben böyle şeylerden rahatsız olmam, okurum, garipsemem ama benim takıldığım nokta bu kitabın bu kadar övülmesi. Elbette zevkler ve renkler de tartışılmazmış. Bende zaten sadece kendi fikrimi belirttim. Okuyan da okumayan da bişey kaybetmez. Okuyan zaman kaybeder diyip emeğe saygısızlık da yapmam böyle de hisli bi öküzüm :)

Pazarımın geri kalanına , kaldığım yerden devam etmek üzere ayrılıyorum efem... İyi olun, iyi hissedin, keyfiniz her şeye ve herkese inat hep yerinde olsun taam mı ?

27.3.10

Cumartesi

Şundan çok değil 1 hafta öncesine kadar ptesiymiş, efendime söyliyim ctesiymiş peeeh ..ilgilendirmiyordu beni :) Haftanın her günü benimdi, her günü tatildi :) Vay anasını şimdi o saltanat günlerimin aksine ctesi akşam 18.00 ' i iple çeker oldum. Ne çabuk bıktın be ? demeyin, bıkkınlık deil henüz, sırf ctesi çalışmaya uyuz olma durumu. Yoksa sabahları çok rahat uyanıyorum, vücudum ciddi anlamda dinlenmiş. Takribi 3 ay sonra başlar semptomlarım :) Şimdilik yorgunluk belirtileri göstermiyorum :)
Peki nasıl geçti ilk haftam ?


Keşke diyebilsem ki Alice bile beni kıskandı a dostlar, '' Bre Sasha '' dedi '' Bende benimkine Harikalar Diyarı diyordum meğer seninkini bilmediğimdenmiş :PpP '' ama gerçekler acı ... Gelir gelmez saçma sapan teknik eksikliklerle çıldırıp, gerizekalı ötesi tavırlarla bunaldım. Sezon başı stresi deyip geçmek istiyorum, üstünde çok durmak istemiyorum fakat böğrümde bissürü sivilce çıkmış koca koca! Genç irisi bünyemin içerisinde çok narin bir kız çocukuuu vardır söylemesi ayıp :) Ota b*ka üzülür, takılır. Ha tabi bir de canım dediklerim canın çıksın dedi her niyeyse ! Bende var heralde bi tuhaflık , yoksa kimse bu kadar dengesiz olamaz değil mi? Kesin bende var tuhaflık, evet, evet kesinnnn...
Ptesiden itibaren bizim yeni otel için alınan mü.h.e.nd.isi yanıma verecekler. 4-5 gün iş öğretecekmişim. Bu iş 4-5 günde öğrenilseydi ben amele gibi bunca senedir çalışır mıydım acaba diye düşünmeden edemiyorum. Hala bazen bazı noktalarda takıldığım, daha iyi bilenlere sorduğum oluyor ki 8 sene olmuş mezun olalı. Nası biridir hiçbi fikrim yok. Valla açıkcası benim huyuma giderse kendi kazanır. Burda işi bilen benim, öğrenmeye yanıma gelecek olan da o ! tabi başka bi saçmalık daha var olayda. Bu çocuğa da benimle aynı maaşı vererek başlattılar pozisyonun maaşı bu diyerekten. Peki o zaman benim kadar bilmesi gerekmiyor mu? Madem mesleki deneyime, bilgiye vs önem verilmiyor sadece pozisyona maaş belirleniyor ozaman bende göstermiyorum kardeşim bişi :) Bana kim öğretti leynn demek istiyorum :) Okulda öğreneydi de mi ? Pffffffffff yani ...
Bu ara twi.tter'a sardım. Paso bişiler yazıyorum. Abidik gubidik aklıma ne gelirse yazıyorum. Beni ordan da takip edebilirsiniz ( nası etces demeyin yanda ikon var ya kuş tık tık yapıverin oraya ) Çoğu zaman burda olduğumdan daha eğlenceliyim orda :) Manası nedir bu tiivitırın ki zati ? Her bişeyimizi yazmak diil mi? Artık hepimiz hepimizin içini dışını bilioz feysbuk ossun, tiiviitır ossun, plok olsun bunu sağlıyo bize.
Aaaa bi de çok alakasız ama ben uzun süredir ilk kez bi dizi izlemeye başladım. Türk Malı diye bi dizi :) Şaf.a.k Se.ze.r ' i hiç sevmeyen biri olarak ( şu ana kadar hiç bi filmine , tiplemesine gülmemiştim ) burdaki hallerine çok güldüğümü söylemek isterim. Bin.nu.r K.ay.a ' yı ise hep tek geçiyorum son yıllarda. Geçen gün izlerken krize girdim hatta. İzlemediyseniz bi deneyin bence bişey kaybetmezsiniz ama Aş.k.ı Mem.nu' yla falan çakışıosa bilmiyorum ben hiç dizi izlemeyince hiçbişeyle çakışmıo :)
Kalın sağlıcaklaaaaaa...

23.3.10

Ahada Başladım :)


Yine koskoca bir kış arasını bitirdim. Aradan geçen 4 aydan sonra Ptesi işe başladım. Bu kadar uzun süre ara verince insanda ciddi manada motivasyon ve güven eksikliği baş gösteriyor. Sanki işi unutmuşum, denetimleri geçiremeyecekmişim vs gibi hissediyorum ister istemez. Öte yandan başlar başlamaz teknik aksaklıklar baş gösterdi ! Ben yokken birileri - kim olduğu belirsiz - kilitli olan ofisime girerek pc.mi çökertmeyi başarmış. Allahtan izne ayrılırken çok önemli ve hazırlaması zor dökümanları kopyalayıp, kendi laptopuma aktarmışım. Ama ya yapmasaydım ? Başka birisi printer ımı alıp götürmüş. Kafayı yedim dün sinirden. Tüm gün hiçbişey yapamadan oturdum çünkü laptopumu yanımda getirmemiştim ( nerden bilebilirim ki böyle bişey olacağını ! ) Başlangıcı böyle yaptım ama umarım gerisi güzel gelir. Hala - inatla iyi düşünmeye çalışıyorum.
*******************************
İşe başladıktan sonra günlerin kıymetini daha iyi anlıyor insan :) Her dakikanın kıymetini biliosun heheh :) Dün akşam dedim ki : Yaaa ne çabuk uyku vakti geldi bu akşam yaaaa ! Sonra saate baktım saat 10, eh ben zaten 8'de gelmişim eve , koskoca bi günden bana kalan 2 saatmiş tabi çabuk geçecek :)
Bu sene bir ilke imza atarak idari servis konuldu sonunda. Gerçi onun da sürekli mi yoksa göz boyamak amaçlı kısa bir süre için göstermelik mi olduğunu henüz bilmemekteyiz :) Bir kaç zamana kokusu çıkar. Ama eğer kaldırılmazsa, benim için bir devrin başlangıcı olmuş oluyor. Bu sene bu işyerindeki 7. sezonuma başlıyorum ve daha önce hiç bırak evin önünden alınmayı, eve yürüme mesafesinde bir yerden bile almamıştı beni servis. Her gün servisten in minibüse bin formatında devam ediyorduk ama ptesiden beri evin arka sokağındaki ana yoldan alıyor beni. Allah'ım resmen rahatlıkmış, lüksmüş, teknolojiymiş :PpP
*******************************
Dün Genel Ko-ordinatörümüz geldi sezonu hayırlamaya. Benim ofise de uğradı , oturdu 15 dk falan. 15 dk. da beni hiç konuşturmadı, ağzımı açtığımda lafları teker teker ağzıma tıkadı. Aha bu da bir ilk :) Şu güne kadar hiç yaşamamıştım böyle bi olay :) '' 2-3 gün içerisinde Teki.r.ov.a' ya gel, gelmeden beni ara '' dedi. Ayın 1' ine kadar burdaki işleri yetiştirmem lazım 1'inde gelsem diyecek oldum '' 1 günden bişey olmaz, bekliyorum , görüşelim '' dedi kaşlarını çatarak. Bende dün bi düşündüm de cumart.esi gideyim bari dedim. Gerçi kendisi lafın arasında '' Pazar gel '' dedi ama Pazar benim izin günüm. Ctesi gitmek en mantıklısı . Hoşgeldin Ramazan misali Hoşgeldin Sezon demek istedim o an :)
******************************
Bundan sonra her gün yeniden bişeyler karalayacağım inşallah. Herkese iyi Pe.rş.embe.ler olsun, neşenizzz bol olsuuuuuuuuuuuun :)

8.3.10

Bizim Kızı da Verdik :)

Bir kış dönemi İs.t.an.bul tatilinden daha dnmüş bulunmaktayım :) Resmen şapkadan çıkan tavşan gibi çıkan bu is.t. olayı meğer nelere gebeymiş de ben bilmezmişim...Ciddi ciddi bir '' Anı Koridor'' unda gezindim 1 hafta boyunca. Eski günler, eski dostlar, eski hikayeler...Yaşlılık belirtisi mi eski olayı bilmiyorum ama büyük bir zevk duyduğum kesin. Hele ki, eski dostlarla içilen kahveler - alınan alkoller beni mutluluğun da ötesi varsa, oraya götürdü. Hani derler ya kah güldük, kah ağladık diye, bizimki de aynı o hesap oldu. Hiç birimiz sulu göz değilizdir ama - belki bu da bi yaşlılık emaresidir hehe - bolcana ağlaştık. Hep üzüntüden ağlayacak değiliz ya, çoğunlukla bunca sene sonra hala bir arada olabilmemize ağladık sevinçten. Acaba şunu söylesem yanlış anlar mı? Bunu yapsam yanlış anlar mı? sorularından biri bile kafamızdan geçmezken, dilediğimiz gibi konuşup - hareket ettik. Dünyanın en güzel duygularından biri bu.


Bir de, şunu bir kez daha anladım ki, eğer haksızlığa uğradıysanız ve buna gerçekten içerlediyseniz, seneler sonra da olsa bu haksızlığı yapan yaptığını anlıyor. Aradan seneler geçtikten sonra bir anlamı olmaz ki demeyin, oluyor. Hala bir anlamı oluyor. İş, işten geçmiş olsa da içinizi bir huzur bulutu kaplıyor. O noktada '' keşke '' diyorsunuz ister istemez, '' keşke '' bunu zamanında yapmış olsaydı...ama her işte bir hayır illaki var. Demek ki zamanı bu zamanmış deyip, yolunuza devam edebilirseniz, sizden daha keyiflisi de olmuyor. Tam 10 sene sonra, asla duyacağını tahmin bile edemeyeceğin şeyleri söylüyorsa karşınızdaki, özrünü diliyorsa, size de sadece '' affetmek '' ama gerçek anlamda affetmek kalıyor. Hoş, ben zaten affetmiştim desem de '' bazen gerçekten affetmek gerekiyor! ''


Hayat, hakikaten süprizlerle dolu!!!

**************************************************

Malum asıl gitme nedenim benim bekar kalan tek kankamın nişanını yapmaktı. Evde, aile arasında çok sade ama güzel bir nişan oldu. Aile dışında yani ana - baba , amca - teyze dışında tek yabancı bendim ama benim 15 senelik arkadaşım - kardeşim zaten. 7 ced sülalesini tanıdığımdan ne ben yabancılık çektim, ne de onlar :)









İşte bunlar da nişandan bi kaç kare... Bol bol resim çektiğimiz, çok güzel - samimi bir nişan oldu. Umarım düğünlerine de gitmek nasip olur, kasım gibi diyorlar ama bakalım :) Kasım bana süper uyar aslında.

*****************************************************

Ev günlerimin bitmesine sayılı günler kaldı. Bu sene ne hikmetse işi hiç özlemedim. Sanırım verilen sözler tutulmadığı ve sıkıntılı günlerin beni beklediğini düşündüğüm için böyle oldu. Aslında kendimi asla koşullandırmak istemiyorum belki de çook çook kolay geçen bir sezon olacak. Yaşayıp göreceğiz. Her sene olduğu gibi bu sene de dileğim ağız tadıyla başlayıp, ağız tadıyla bitmesi olacak.

P.S. : Yine kişisel tarihime bir not düşmek istiyorum. Sevgili günlük, bugün gerçekten mutluyum. Günler su gibi aktı geçti. Beklediğim gün, beklediğim sonuçla geldi. Haa iyi mi oldu dersen, gerçekten bilmiyorum ama her iki türlü de üzülmüyor muyum zaten ?

P.S.-2 : Gerçekten özlemişim...Bir daha özlemek istemiyorum, nasıl olacaksa...

Aralıklarla yazsam da, yazıyorum , yazmaya çalışıyorum, çünkü blog işini seviyorum :)

Aaa yazmadan geçmiyim bunu da :) İst.e gidince benim çok sevgili falcı hatunuma da uğradım aylardan sonra. Fala inanma, falsız kalma derler ya benimki öyle bişi ama her nasılsa kızın dedikleri çıktı bugüne kadar. Elbette %100 olması imkansız ama ana hatlarıyla söyledikleri çıktı. Yine güzel şeyler söyledi. Söylediğine göre Nisan ayından itibaren hayatımın iş hayatıyla ilgili en parlak dönemine girecek, bu sezon içinde işimi değiştirecek, çok bilinen büyük bir yere geçecek ve bu duruma inanılmaz sevinecekmişim. Bol gözyaşı döktüğüm durumla ilgili güzel günler beni bekliyormuş. Ne kadar hayırlı olacağı muammaymış ama güzel zamanlar geçirecekmişim. En nihayetinde hayatım bu sene içerisinde ekşınlı halinden çıkarak, son 1.5 senedir giremediği rutinine dönecekmiş. E güzel değil mi?

Kalın sağlıcaklaaa....

24.2.10

Yepisyeni Sasha :)

Ne mi yapıyorum ? Niye mi yazmıyorum ? Hiç bişey yapmıyorum ve sırf tembellikten yazmıyorum, belki de yazacak bişey yokmuş gibi geldiğinden yazmıyorum. Yazasım geliyor, sonra sayfa bembeyaz önüme serilince yazmaktan vazgeçip kapatıyorum. Bu da nerden çıktıysa ?!? Günler geçtikçe tembelleşiyorum, tembelleştikçe de her şey gözümde büyüyor. Günlerce evden çıkmadığım oluyo eğlen - coş günlerine inat! Artık ev günlerimin sonuna doğru ilerliyorum, mart ortasında işe başlayacağım. Bi yandan başlamayı çok isterken, bir yandan hiiiiç istemiyorum, çünkü biliyorum ki başlayınca yine koşturmaca, kendime zaman ayıramama, sinir bozuklukları, gereksiz gerginlikler beni bekliyor. Çalışmayı çoook seviyorum ama erken kalkma kısmından nefret ediyorum. Blogda bi kaç kez yazdım uyku düzensizliğimi sanırım, bu hala devam etmekte. Sabahı sabah ediyorum her gün! Gerçi biliyorum ki, işe başlayınca bu sefer de tavuk gibi 9.5 da uyuyacağım , o yüzden kendimi çok da sıkmıyorum da yine de düzensiz yatma - kalkma vakitlerinden ötürü vücudumda sürekli bir yorgunluk var.
***********************


***********************


Bu Cuma İs.ta.n.bul' a gidiyorum :) Benim kankalardan tek bekar kalanının nişanı var, onu da everecez inşallah ama işte önce bi nişanlamak gerek :) Aile arasında bir nişan olacak. Aileden olmayan tek kişi ben olacağım, sağolsunlar beni aileden gördükleri için çağırdılar. Benim niyetim An.k.ara'ya gitmekti açıkcası, o yönde planlar yapmıştım ama son anda nişan olayı olunca rotamı İst.e çevirdim. duyar duymaz, gitme kararımla beraber uçak biletimi aldığım için yine çok uygun bir fiyata gidip-gelebileceğim. Gitmişken 1-2 günlüğüne gitmek saçma geldi, bi işe yarasın bari diyerek 1 hafta kalmaya karar verdim. Gerçi 6 gün demek daha doğru sanırım çünkü cuma oraya vardığımda gece 23 civarı olacak. Buarada da geçtğimiz haziranda yine İst.e giderek everdiğim kankamdan da mutlu bir haber aldım, 7 haftalık hamileymiş !! Çok şaşırdım ve de çok sevindim. Nedense bu kadar çabuk olacağını beklememiştim. Hepsinden önce evlendim ama sanırım bu gidişle hepsinden sonra çocuk sahibi olacağım !


*********************


*********************


Bugün bir değişiklik olsun diyerek kuaföre gittim. Hem İst. öncesi bakımımı yaptırırım hem de evden çıkmış olurum dedim. Uzun süredir saçlarımda ufak da olsa bir değişiklik yapmak istiyordum. Rengini değiştirmeyi hiç düşünmediğimden belki modelde bi değişiklik olabilir diyerek netten biraz araştırma yaptım. Yan kahkülmüş bu senenin modası :) Baktım, baya da hoşuma gitti. Benim kuaföre söyledim ve ta taam kestiriverdim. Saçlarımın aralarına da kat attırdım, çünkü çok ince telliler ve biraz daha dolgun görünsün istiyorum. Katın işe yarayacağını düşünmemiştim ama fena olmadı doğrusu. Sanki daha gür gibi durdu.

Bakınız işte şimdi gayet ev halimle bi resim çektim we.b.c.a.mlen :) saçlarımın rengi biraz koyu gibi çıkmışsa da koyu değil. Henüz yıkanmadığından ve akşam vakti çekilmiş bi resim olduğundan öyle gözükmekte diye de bir dip-not ekliyim :)

************************

************************

Kısacası ben gayet iyiyim. İnşallah İst.de bol bol gezip, eski arkadaşlarımla buluşup, bolca da alışveriş yaparsam daha da iyi olacağım ;) eğer bir blog buluşması yapalım derseniz lütfen benimle bağlantıya geçiniz cicikolar...

NOT : Yokluğumda sayfama yeni yeni üyeler gelmiş, hoşgelmişlerrrrrrr , sanılmasın ki gözümden kaçıyor ;)

15.2.10

Eğlen - Coş Formatı !

Bu kadar uzun aralıklarla yazdığıma ben bile inanamıyorum. Güya hala tatildeyim ama maşallah eve gelenden gidenden kafamı kaldıramadım özellikle son 1 aydır . Misafiri seven insanım tamam ama bazen üst üste gelince kendimi köle / hizmetçi gibi hissediyorum. Düzenim bozuluyor yani bi zamandan sonra. Zaten uyku düzenim malesef uzun süredir çok ama çok bozuk. Sabah 4-5 ten önce uyuduğum zamanlar çok nadir. Eh evde biri olunca en fazla 10' a kadar falan uyuyabiliyorum sonra hortlak gibi geziniyorum ortalıkta, salak salak. Bakalım yavaştan bu duruma çözümler bulmaya çalışıyorum, bitki çayları filan gibi ama asıl olay biliyorum ki beynimde! Fıldır fıldır çalışıo şerefsiz yaa, hayır gerekli bişeyleri kursa tamam da nerde ottan b*ktan şey var ard arda sıralıo, hepsine bin tane kulp takıo filan. Aldırıp kurtulcam beynimi, mal gibi yaşamak mı lazım bilmem ki...ama son 1.5 seneme baktığımda ne çok yıpratmış beni bu düşünceler. Lütfen artık bi son bulsun dedikçe hortluo olaylar zinciri. Son zamanların favori hareketi '' yanlışı yanlışla düzeltmeye çabalamak ''... 2 kere 2 , 4 ediyorken 5 yapacam diye uğraşmak neden be sevgili kendim ? 4' e tamah etsene be güzel kendim...
Zaman akıyor, gidiyor...Bazen bittiğini düşündüğümüz an, herşey yeniden başlıyor, bazense başladı derken sona gidiyoruz. Hayat hakkaten garip...

Geçen hafta boyunca Gıda Fuarı' nda çalıştım. Bir arkadaşım stand açmıştı ve ona yardımcı oldum. Çok zevkli oldu benim için. Böyle işleri kesinlikle seviyorum yani insanlarla bir arada olduğum, kalabalıkta olduğum işler tam bana göre. Çok fazla insanla muhattap oldum ve yeni bir sürü insanla tanıştım. Kendime belki de bi süredir bazı konularda çok fazla haksızlık yaptığımı da bu vesileyle anlamış oldum. Stand hostesliği garip bi iş aslında. İlgisi olan da gelio yanına, ilgisi olmayan da. Bazen gelenlerden öğğk! oluyosun belli yani adamın öylesine sırf 2 çift laf etmek için geldiği filan. Çoğu da bi iş çıkar mı bundan modeli...Ama tüm bunları saymazsak, hakkaten eğlenceli - keyifli bi hafta oldu benim için. Ama sürekli ayakta durmak zor iş, sürekli yapanlara Allah kolaylık versin.

Son postumda yazdığım eğlen - coş etkinlikleri ise son sürat devam etmekte. Fuar bitiminde, güzel geçen bir fuarı tamamlama partisi yaptık. Çok asortik bi club.a gittik. Daha önce gitmediğim, zaten tarzım da olmayan bi yerdi ama Sertab Erener sahneye çıkacak diye gittim. Sertab ' ı çok sevmeme rağmen bar sanatçısı - eller havaya formatına uymamasından olacak kimseyi coşturamadı. Hatta depresyonların teeey dibine dibine girdik sayesinde :) Vurduk kendimizi yine alkole, hoş vurmadığımız zaman mı var demek istiyorum! Üni.vers.itedeki sünger Bob zamanlarıma dönmeme ramak kaldı. Çok ilerleme kaydediyorum bu konuda! Aferin bana !

Buarada, 2 hafta sonra İs.tan.bul' a gidiyorum. Geçen mayıs sonu kankalardan birini evlendirip gelmiştim, bu sefer ise diğerini nişanlayacağım inşallah. Bu süper bahaneyle de İst. yolu gözükmüş oldu bana. İhtiyacım olan şey, eski dostlar mı ?, eski mekanlar mı? yoksa eski salak şeyler mi ? bilmiyorum ama herzamanki gibi İst. bana iyi gelecek. Bunu biliyorum. Yine ver coşkuyu, ver coşkuyu :)



Şebnem Ferah - "Yalnız"

Benim bir dahaki yazışıma kadar siz Şebo' mu dinleyedurun ...Daha sık yazmak dileğiyle...

2.2.10

PiiişşşŞşşT !

Uzun, bayaa uzun bir süredir bloguma yazmayı erteliyorum. Bunun belli bir sebebi yok aslında. Kendi kendime kalmak istediğim bir dönemde, kendimi bi anda üst üste gelen misafirlerle cebelleşirken bulmam buna güzel bir bahane olabilir belki. Garip bi şekilde koşturur oldum. Son 15 gündür geçen sene Amerika'ya giden arkadaşımlayız. Bizde kalıyor. Onunla olmak güzel olsa da bazen insan kendi kendine kalmak istiyor. Dönem dönem insanların sizi asla anlayamayacağını düşündünüz mü? Ben eskiden düşünmezdim. Yakın arkadaşlarım beni bi şekilde anlarlar derdim ama şimdilerde nedense farklı düşünüyorum. O yüzden de bir süreden sonra kendimi garip şekilde kapattığımı farkettim. Belki geçici bişeydir. Kafamdaki soru işaretlerine cevaplar arıyordum tatile girdiğimde. Şimdi o cevapları buldum ... Bu iyi bişey mi derseniz geceden sabaha değişiyor derim. Hep söylemişimdir bazen hiçbişey bilmemek, herşeyi bilmekten iyidir. Şu ana kadar okuduğunuz satırlardan da anlayacağınız üzere daldan dala ruh halim devam etmekte. Ama bu depresyon deil. Bu başka bişey. Bu, nedenini bildiğim, aşmaya çabaladığım, çözümleyeceğimi sandığım bişey. Bu, böğrüme oturmuş koca bir öküz! O öküzü oturduğu yerden kaldırmayı bi becerebilsem...Ama bana öyle geliyor ki daha bu hiç bişey! Bu sene o öküz bu böğüre iice yerleşecek sanki. Karma denen gerizekalı şu an ne yapıyor çok merak etmekteyim! Zira, iyi bir insan kategorisine girdiğimden eminken, hala salak saçma şeyler yaşıyor olmam , karma zibidisinin bi b*ktan anlamadığını gösteriyor. Neyse...:)
************************
Özledim sizi ... Gerçekten ...
************************
Şu satıra kadar okuduklarınızdan kapkara bir ruh hali çıkarttığınızdan eminim, size hak da veriyorum ama aslen hayatım o kadar da kara değil :) Son dönem rengarenk hatta ! Partyyy parttyyy modundayım. Paso dışarlardayım. İçkinin dibine vurduğumu üzülerek bir dip not olarak ekliyorum! Eskilerden kalan bir kaç arkadaşımla daha fazla görüşmeye başladım, çünkü bi anda onların hayatımda oldukları dönemde kendimi daha mutlu hissettiğimi hatırladım. Ve aynı şehirdeyken daha fazla görüşmemiz gerek dedim :) Ne mutlu bana ki, onlar da aynı fikirdelermiş :)
Her dışarı çıktığımızda resim çekmek aklımıza gelmese de , bir kaç resim ekleyeyim yenilerden.




İşte böyle :) Şimdilik siz bunlarla idare edin, ben en kısa sürede düzenli yazmaya başlayacağım...Kalın sağlıcakla ha bir de, bana güç dileyin. Bu aralar en çok '' Güçlü '' olmaya ihtyacım var da...

 

blogger templates 3 columns | Make Money Online