Bir kış dönemi İs.t.an.bul tatilinden daha dnmüş bulunmaktayım :) Resmen şapkadan çıkan tavşan gibi çıkan bu is.t. olayı meğer nelere gebeymiş de ben bilmezmişim...Ciddi ciddi bir '' Anı Koridor'' unda gezindim 1 hafta boyunca. Eski günler, eski dostlar, eski hikayeler...Yaşlılık belirtisi mi eski olayı bilmiyorum ama büyük bir zevk duyduğum kesin. Hele ki, eski dostlarla içilen kahveler - alınan alkoller beni mutluluğun da ötesi varsa, oraya götürdü. Hani derler ya kah güldük, kah ağladık diye, bizimki de aynı o hesap oldu. Hiç birimiz sulu göz değilizdir ama - belki bu da bi yaşlılık emaresidir hehe - bolcana ağlaştık. Hep üzüntüden ağlayacak değiliz ya, çoğunlukla bunca sene sonra hala bir arada olabilmemize ağladık sevinçten. Acaba şunu söylesem yanlış anlar mı? Bunu yapsam yanlış anlar mı? sorularından biri bile kafamızdan geçmezken, dilediğimiz gibi konuşup - hareket ettik. Dünyanın en güzel duygularından biri bu.
Bir de, şunu bir kez daha anladım ki, eğer haksızlığa uğradıysanız ve buna gerçekten içerlediyseniz, seneler sonra da olsa bu haksızlığı yapan yaptığını anlıyor. Aradan seneler geçtikten sonra bir anlamı olmaz ki demeyin, oluyor. Hala bir anlamı oluyor. İş, işten geçmiş olsa da içinizi bir huzur bulutu kaplıyor. O noktada '' keşke '' diyorsunuz ister istemez, '' keşke '' bunu zamanında yapmış olsaydı...ama her işte bir hayır illaki var. Demek ki zamanı bu zamanmış deyip, yolunuza devam edebilirseniz, sizden daha keyiflisi de olmuyor. Tam 10 sene sonra, asla duyacağını tahmin bile edemeyeceğin şeyleri söylüyorsa karşınızdaki, özrünü diliyorsa, size de sadece '' affetmek '' ama gerçek anlamda affetmek kalıyor. Hoş, ben zaten affetmiştim desem de '' bazen gerçekten affetmek gerekiyor! ''
Hayat, hakikaten süprizlerle dolu!!!
**************************************************
Malum asıl gitme nedenim benim bekar kalan tek kankamın nişanını yapmaktı. Evde, aile arasında çok sade ama güzel bir nişan oldu. Aile dışında yani ana - baba , amca - teyze dışında tek yabancı bendim ama benim 15 senelik arkadaşım - kardeşim zaten. 7 ced sülalesini tanıdığımdan ne ben yabancılık çektim, ne de onlar :)







İşte bunlar da nişandan bi kaç kare... Bol bol resim çektiğimiz, çok güzel - samimi bir nişan oldu. Umarım düğünlerine de gitmek nasip olur, kasım gibi diyorlar ama bakalım :) Kasım bana süper uyar aslında.
*****************************************************
Ev günlerimin bitmesine sayılı günler kaldı. Bu sene ne hikmetse işi hiç özlemedim. Sanırım verilen sözler tutulmadığı ve sıkıntılı günlerin beni beklediğini düşündüğüm için böyle oldu. Aslında kendimi asla koşullandırmak istemiyorum belki de çook çook kolay geçen bir sezon olacak. Yaşayıp göreceğiz. Her sene olduğu gibi bu sene de dileğim ağız tadıyla başlayıp, ağız tadıyla bitmesi olacak.
P.S. : Yine kişisel tarihime bir not düşmek istiyorum. Sevgili günlük, bugün gerçekten mutluyum. Günler su gibi aktı geçti. Beklediğim gün, beklediğim sonuçla geldi. Haa iyi mi oldu dersen, gerçekten bilmiyorum ama her iki türlü de üzülmüyor muyum zaten ?
P.S.-2 : Gerçekten özlemişim...Bir daha özlemek istemiyorum, nasıl olacaksa...
Aralıklarla yazsam da, yazıyorum , yazmaya çalışıyorum, çünkü blog işini seviyorum :)
Aaa yazmadan geçmiyim bunu da :) İst.e gidince benim çok sevgili falcı hatunuma da uğradım aylardan sonra. Fala inanma, falsız kalma derler ya benimki öyle bişi ama her nasılsa kızın dedikleri çıktı bugüne kadar. Elbette %100 olması imkansız ama ana hatlarıyla söyledikleri çıktı. Yine güzel şeyler söyledi. Söylediğine göre Nisan ayından itibaren hayatımın iş hayatıyla ilgili en parlak dönemine girecek, bu sezon içinde işimi değiştirecek, çok bilinen büyük bir yere geçecek ve bu duruma inanılmaz sevinecekmişim. Bol gözyaşı döktüğüm durumla ilgili güzel günler beni bekliyormuş. Ne kadar hayırlı olacağı muammaymış ama güzel zamanlar geçirecekmişim. En nihayetinde hayatım bu sene içerisinde ekşınlı halinden çıkarak, son 1.5 senedir giremediği rutinine dönecekmiş. E güzel değil mi?
Kalın sağlıcaklaaa....