8.3.10

Bizim Kızı da Verdik :)

Bir kış dönemi İs.t.an.bul tatilinden daha dnmüş bulunmaktayım :) Resmen şapkadan çıkan tavşan gibi çıkan bu is.t. olayı meğer nelere gebeymiş de ben bilmezmişim...Ciddi ciddi bir '' Anı Koridor'' unda gezindim 1 hafta boyunca. Eski günler, eski dostlar, eski hikayeler...Yaşlılık belirtisi mi eski olayı bilmiyorum ama büyük bir zevk duyduğum kesin. Hele ki, eski dostlarla içilen kahveler - alınan alkoller beni mutluluğun da ötesi varsa, oraya götürdü. Hani derler ya kah güldük, kah ağladık diye, bizimki de aynı o hesap oldu. Hiç birimiz sulu göz değilizdir ama - belki bu da bi yaşlılık emaresidir hehe - bolcana ağlaştık. Hep üzüntüden ağlayacak değiliz ya, çoğunlukla bunca sene sonra hala bir arada olabilmemize ağladık sevinçten. Acaba şunu söylesem yanlış anlar mı? Bunu yapsam yanlış anlar mı? sorularından biri bile kafamızdan geçmezken, dilediğimiz gibi konuşup - hareket ettik. Dünyanın en güzel duygularından biri bu.


Bir de, şunu bir kez daha anladım ki, eğer haksızlığa uğradıysanız ve buna gerçekten içerlediyseniz, seneler sonra da olsa bu haksızlığı yapan yaptığını anlıyor. Aradan seneler geçtikten sonra bir anlamı olmaz ki demeyin, oluyor. Hala bir anlamı oluyor. İş, işten geçmiş olsa da içinizi bir huzur bulutu kaplıyor. O noktada '' keşke '' diyorsunuz ister istemez, '' keşke '' bunu zamanında yapmış olsaydı...ama her işte bir hayır illaki var. Demek ki zamanı bu zamanmış deyip, yolunuza devam edebilirseniz, sizden daha keyiflisi de olmuyor. Tam 10 sene sonra, asla duyacağını tahmin bile edemeyeceğin şeyleri söylüyorsa karşınızdaki, özrünü diliyorsa, size de sadece '' affetmek '' ama gerçek anlamda affetmek kalıyor. Hoş, ben zaten affetmiştim desem de '' bazen gerçekten affetmek gerekiyor! ''


Hayat, hakikaten süprizlerle dolu!!!

**************************************************

Malum asıl gitme nedenim benim bekar kalan tek kankamın nişanını yapmaktı. Evde, aile arasında çok sade ama güzel bir nişan oldu. Aile dışında yani ana - baba , amca - teyze dışında tek yabancı bendim ama benim 15 senelik arkadaşım - kardeşim zaten. 7 ced sülalesini tanıdığımdan ne ben yabancılık çektim, ne de onlar :)









İşte bunlar da nişandan bi kaç kare... Bol bol resim çektiğimiz, çok güzel - samimi bir nişan oldu. Umarım düğünlerine de gitmek nasip olur, kasım gibi diyorlar ama bakalım :) Kasım bana süper uyar aslında.

*****************************************************

Ev günlerimin bitmesine sayılı günler kaldı. Bu sene ne hikmetse işi hiç özlemedim. Sanırım verilen sözler tutulmadığı ve sıkıntılı günlerin beni beklediğini düşündüğüm için böyle oldu. Aslında kendimi asla koşullandırmak istemiyorum belki de çook çook kolay geçen bir sezon olacak. Yaşayıp göreceğiz. Her sene olduğu gibi bu sene de dileğim ağız tadıyla başlayıp, ağız tadıyla bitmesi olacak.

P.S. : Yine kişisel tarihime bir not düşmek istiyorum. Sevgili günlük, bugün gerçekten mutluyum. Günler su gibi aktı geçti. Beklediğim gün, beklediğim sonuçla geldi. Haa iyi mi oldu dersen, gerçekten bilmiyorum ama her iki türlü de üzülmüyor muyum zaten ?

P.S.-2 : Gerçekten özlemişim...Bir daha özlemek istemiyorum, nasıl olacaksa...

Aralıklarla yazsam da, yazıyorum , yazmaya çalışıyorum, çünkü blog işini seviyorum :)

Aaa yazmadan geçmiyim bunu da :) İst.e gidince benim çok sevgili falcı hatunuma da uğradım aylardan sonra. Fala inanma, falsız kalma derler ya benimki öyle bişi ama her nasılsa kızın dedikleri çıktı bugüne kadar. Elbette %100 olması imkansız ama ana hatlarıyla söyledikleri çıktı. Yine güzel şeyler söyledi. Söylediğine göre Nisan ayından itibaren hayatımın iş hayatıyla ilgili en parlak dönemine girecek, bu sezon içinde işimi değiştirecek, çok bilinen büyük bir yere geçecek ve bu duruma inanılmaz sevinecekmişim. Bol gözyaşı döktüğüm durumla ilgili güzel günler beni bekliyormuş. Ne kadar hayırlı olacağı muammaymış ama güzel zamanlar geçirecekmişim. En nihayetinde hayatım bu sene içerisinde ekşınlı halinden çıkarak, son 1.5 senedir giremediği rutinine dönecekmiş. E güzel değil mi?

Kalın sağlıcaklaaa....

16.11.09

Kesin Dönüş :)

Bu sefer kesin dönüş yaptığımı umuyorum bloguma. Geçen hafta bendeki terelellileri burada paylaştıktan sonra hayatımda hiç bişey değişmedi :) süper düper iyi oldum diyeceğimi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz :) sadece kendimle ve durumumla daha çok dalga geçer oldum. Hala olayları gidişatına bırakamıyorum, hala geceleri uyuyamıyor-sabahları uyanamıyorum, hala arada ağlama krizlerine girip psikopata bağlıyorum. Tek değişen şey '' farkındalık '' sanırım. Durumumun daha çok farkındayım. Bu ne işe yarıyor peki diye sorarsanız, biraz daha sakin olmama yardımcı oluyor sanırım. Sürekli kendimi telkin ediyorum. '' Nefes al, olaylara uzaktan bak '' diye sayıklıyorum içimden. Şu psik.olo.g kadını aradım randevu için. Her bir seansın 150 TL olduğunu ve seansların da haftada 1 olacağını öğrenince, ayda, bir asg.ari ücret kadar parayı veremeyeceğime karar verdim. Gerçekten bana yardımcı olacağına inanmadım belki, bilmiyorum. Hem o kadar çok inanmadım hem de bu para benim için ciddi anlamda çok açıkcası. O parayı oraya verene kadar, bugüne kadar yapmadığım bişeyler yaparım dedim. Henüz bişey yapmadım belki ama yavaş yavaş başlayacağım. Önce evden çıkmama bahane olacak bişeyler bulacağım. Malum geçen sene ve önceki sene Ru.s.ç.a kursu vardı. O bahaneyle evden çıkıyor, insan içine karışıyordum. Ben yapı olarak insan içinde, kalabalıkta olmayı, insanlarla iletişimde olmayı seven biriyim. Ve gerçekten, kendimi insanların arasında daha iyi hissediyorum.

Geçtiğimiz hafta boyunca kardeşim buradaydı, izne gelmişti. Neredeyse tüm vaktimi onunla geçirdim ve bu bana öyle iyi geldi ki...Keşke hep burada, yanımda olsa diyorum...

Bu depresyon dönemi-her kadında olduğu gibi-bende de yeme krizleriyle birleşti. Bilinçsizce, sadece yiyor olmak için, kusana kadar yedim. Bu 3 hafta devam etti. İnanılmaz kilo aldım. Kilo aldığımı algılamaya başladığım anda da daha mutsuz hissettim kendimi. Bu saçma döngüyü senelerdir yaşamamıştım. Yaşamayı da arzu etmezdim ama napalım. Son zamanlarda sürekli kullandığım bir lafı burda da kullanayım '' Hayatta her şey insanlar için! ''. İnsanın ruh sağlığı yerinde olmadıktan sonra hayatı asla eskisi gibi güzel olamıyor. Bişeylere konsantre olabilmek, yoğunlaşabilmek zorlaşıyor. Sadece beyninde seni kemiren şey dolaşıyor. Garip ama böyle oluyor. Sanki bu şey seni etkisine almış gibi...Bir nevi manyaklık-takıntı hali.
Kafamı dağıtmak için yine, hayattaki en iyi dostuma, müziğe döndüm. Yeni gruplar, yeni sesler keşfediyorum. Belki daha önceleri çok önemsemediğim, adını duysam da dinlemediğim grupları dinlemeye başladım. Ve içlerinden bir tanesine resmen aşık oldum. '' ANOIS ''. Bugüne kadar neden dinlememişim acaba ? O kadar dinlendirici ki. Tam kış günleri - geceleri için biçilmez kaftan! Şiddetle tavsiye ederim size de.

Umarım you.tub.e dan dinleyebilirsiniz, başka bir paylaşım yolu bulamadım malesef.

*********************

Çarşamba günü yeniden salona gitmeye başlıyorum. Spor, kilo vermeme yardımcı olmaktan ziyade beni insan içine sokacak ve kendime getirecek, enerji depolatacak ve kafamı dağıtacak bir aktivite olarak hep hayatımda senelerdir. Yine öyle olacak umarım. Spora da yürüyerek gidip geleceğim ki, dışarıdaki havayı derin derin içime çekebileyim. Bir sürü dergi aldım. Beni mutlu edecek kahveler aldım aromalı filan. Kitaplar aldım, okumaktan zevk alacağımı düşündüğüm.

Hani bi zamanlar taa İst.e gittiğimde bir falcı kızla denk gelmiş ve şok geçirmiştim. Yazmışım buraya da söyledikleri olacak mı acaba diyerek. Çok ayrıntılı yazmamıştım ama kızın söylediklerinin %90' ı oldu. %10' luk kısmının ise henüz zamanı gelmedi, belki onlar da olur, bilmiyorum. Hatta söylediklerinin arasında '' yok artık '' '' imkansız yaa '' dediğim birşey vardı ki o olunca '' Ohaa '' dedim. Kız sürekli '' olacaak, göreceksin, imkansız diye bişey yoktur '' diye üsteliyordu. Neyse. Ben kendimi bu kadar kötü hissedince iyi bişeyler duyma, bir nevi terapi ihtiyacıyla m.s.nden bana yazdığında rica ettim tekrar bakabilir misin? diye. Sağolsun, artık arkadaş olduğumuz için kırmadı beni. Ve yine söyledikleri karşısında şok geçirdim diyebilirim. Ben ona konuştuğumuzda bişey anlatmıyorum, yani söyledim de ordan biliyor diyebileceğim bi olay değil. Kızın söyledikleri gerçekten güzel şeyler. Olmasını dilediğim şeyler. Kötü bir senenin geride kalacağını söylemesi bana en umut veren şey oldu. Bir de beklediğim bir telefonun çok yakında geleceğini söyledi. Hatta tarih de verdi ve aranınca beni de haberdar eder misin ? dedi :) Çok garip ama onunla konuştuktan sonra daha iyi hissettim. Diyorum ya bir nevi terapi gibi. Şu an kafaya taktığım şeylerin yoluna gireceğini duymak beni inanılmaz rahatlattı. Elbette fala inanma-falsız kalma olayı var, olacak diye bişey yok ama olmasını umut etmek bile güzel.

Bir döndüm pir döndüm sanki. Upuzun yazdım. Bu kendim için iyiye işaret...Okuyan herkesi kocamaan öperimmmm...

 

blogger templates 3 columns | Make Money Online