Yarın işyerinde 3. haftama başlıyorum. Zaman gerçekten de çok hızlı geçiyor. Henüz bişeyleri oturtamamış olmak beni geriyor. Gerçi deneme süreleri bile 3 ayken benim henüz 2 haftada her şeyi düzene sokmam beklenemez ama yine de sanki süreci biraz hızlandırmalıyım gibi geliyor. Bi defa sinir olduğum bişi var. Daha doğrusu en sinir olduğum şey diyebilirim.Oteli henüz iyi bilmiyorum. Nereden nereye çıkarım bilemiyorum. Ala carte' ların isimlerini öğrendim ama yerlerini karıştırıyorum. Bu sanki benim salaklığımdanmış gibi hissediyorum :(
Bu hafta sürekli yılanla ilgili ihbarlar aldık. En zor mücadele yılan mücadelesi. Öldüremediğin için ancak yılanı caydırıcı önlemler alabiliyorsun ki bu da sadece kükürt atarak oluyor. Kükürtü atıyorsun ama ya bahçe sulama esnasındaki suyla ya da rüzgarla hoop gidiyor bi şekilde. En fazla 1 hafta fayda ediyor. Eee her yer ağaçlık-yeşillik. Kükürt atımı esnasında, otelin her yerini iyi bilememek beni çıldırttı. İllaki yanımda birinin olması gerekiyor. Bende birine bağımlı olmaktan nefret ederim ! Bi an evvel her yeri ıncık - cıncık öğrenmeliyim.
Yarın yine yoğun bir gün olacak. Personel eğitimlerine başladığımı söylemiştim. Her gün 1 saat belki ama hazırlığı 1 saatle bitmiyor ki. Eğitim notu hazırlıyorsun, fotokopi ile çoğaltıyorsun, zımbalıyorsun, sorularını hazırlıyorsun, onları çoğaltıyorsun, slide'ını hazırlıyorsun. Anlatmak işin en kolay kısmı belki de. Gerçi koca koca insanların ilgisini bir yerde toplamak da çok kolay olmuyor. Buna rağmen işimin en sevdiğim kısmı eğitimler.
Kendime zaman tanımayı öğrenmeliyim aslında. Kendimi bu kadar strese sokmamalıyım ama olmuyor. Eski müdürüm benim için '' senin stresin, başarılı olmanı sağlıyor '' demişti. Belki de haklıdır. Neyse, yaptığım her şeyden alnımın akıyla çıkayım da valla yaşadığım stresin önemi yok. Yeter ki, elimi attığım şeyi başarayım.
Yavaştan, yatma hazırlıklarına başlayayım. Gün bitti :(
Herkese mutlu bir hafta diliyorum...














0 Comments:
Post a Comment