9.1.10

Yeni Oyuncağımız :)

Sadece başladığımdan bahsetmiştim ve sonrasında niyeyse hiç nasıl geçtiğini falan anlatmadım, derken 4 hafta geçiverdi ve bugün pastacılık kursunu bitirip, mezun olduk, sertifikalarımızı aldık :) Aslında kursun 2. aşaması da var ama malesef ona katılamayacağım çünkü akşam saatine çekmişler ve eve baya uzak olduğundan gece 10' larda eve dönmem problem olacak. Yine aynı saatlerde yapsalardı devam etmek vardı aklımda çünkü, hem yapmaktan hoşlandığım bişey hem de çok eğlenceli geçti. Katılanlardan çok sevdiğim yeni arkadaşlar edindim, genel olarak çok uyumlu bir topluluk olmuştuk.

Nedense kurstayken resim çekmek hiç aklıma gelmedi. Yalnızca son gün hatıra kalsın mantığıyla bir kaç resim çektim şimdi keşke her kurs günü resim çekseydim diyorum! Mesela yaptıklarımızdan hiç birini resimlemedim! Ne kötü :( Benim gittiğim bu kurs, şeker hamuru veya modelleme tarzı bi kurs değildi. Daha çok pastanelerde görüp evde az yaptığımız ürünleri yapmayı öğrendik. ( Profiterol, tiramisu, cheesecake, cookies, sufle, değişik muffinler, ganaj, likörlü vs çikolatalar, yaş pasta vb. ) Bunları evde yapamıyor muydun ? diye soranınız varsa, yapıyorduk bi şekilde ama sonuçta bir ustadan püf noktalarıyla öğrenmek daha farklı oldu.


Bir önceki postta Wii almayı ne kadar çok istediğimden bahsetmiştim. Belki 2010' da demiştim ki hakkaten çok içten söylemişim demek. Hiç beklemediğim bir zamanda kocişin bana evlilik yıl dönümü hediyesi olarak Wii almak istemesiyle sevinçten deliye döndüm :) Bu haftasonu gidip aldık beraberce. O kadar heyecanla kutusundan çıkartıp kurduk ki anlatamam, resmen çocuk gibiydik :) Alırken Wii konsoluyla beraber Wii- fit ve Balance Board ' da aldık ki, egzersiz için olan oyunları da oynayabilelim. Wii nasıl bir şey bilmeyenler için şöyle anlatabilirim kısaca. Diğer oyun konsolları gibi T.V.ye bağlanıyor, onlardan farkı ise ekran başında sizin hareketlerinizi algılaması. Yani siz oyunu oynarken sürekli hareket etmek zorundasınız. Şu video size bir fikir verecektir :



Geldiğinden beri deli gibi oynuyoruz. Aslında eğlenerek spor yapıyoruz demek çok daha doğru. Zaten ilk girişinizde sizi tartıyor, ölçüyor, biçiyor, kişisel bir trainee programı oluşturuyor, sizden bir kilo verme hedefi oluşturmanızı istiyor ve fitness yaşınızı hesaplıyor :) Oyunları oynarken ise kendizi kaptırıp gittiğinizde ara vermeniz gerektiğini, su içmeniz gerektiğini vs hatırlatıyor :) Sizi her gün ölçerek hakkınızda bir grafik oluşturuyor. Eğer bi önceki ölçümden kilolu çıktıysanız, neden kilo aldığınızı sorguluyor, çok mu yedin? diye sordu bana mesela bu gece ahahah :)

İşte oyunlar arasında benim favorim :


Hulahopları çevirip-toplarken bir hal oldum valla :) Hastalık gibi bi de, bırakamıosun :) gerçi favorim için hulahop dedim ama box.u da söylemeden edemeyeceğim. kocişle karşılıklı eldivenlerimizi ellerimize geçirip, pata küte dövüşüyoruz :) O da şöyle bişey oluyor :

Kısacası bu haftasonu inanılmaz eğlendik biz. Amma velakin özellikle bugün bitik durumdayız :) Tüm kaslarımıza laktik asit birikmiş durumda ve adım atarken bile mızırdanıyoruz ahahah :) Benim sırtımda bugüne kadar varlığından habersiz olduğum kaslar varmış mesela ! Ben burdayım diyor hepsi :)

Bakalım her gün bununla uğraşmak bana ne kadar faydalı olacak? Gerçi işin açığı, koltukta oturup film izlemek veya saatlerce nete girmek istemediğim için istiyordum bunu. Eğlence amaçlı daha çok. Şimdi bi değişiklik oldu hayatımızda :) Umarım çabuk bıkmayız, gerçi çabuk bırakacağımızı sanmıyorum o kadar fazla oyun var ki aldığımız, hepsini çözene kadar baya bi süre geçer ;)

Kısacası keyfim yerinde. Maşallah demek istiyorum. Lütfen 2010 aynen böyle devam et olur mu?

NOT : Bu not yine kişisel tarihim için. Gelmez dediğim mail ve mesajlar ard arda gelmekte. Sonu hayır olsun inşallah. Ah bir de içimdeki kocaman özlem geçse...

7.1.10

Asosyalleştim derken bi anda sosyalleşiverdim yeniden ahaha :) Arka arkaya arkadaşlarımdan telefonlar gelmeye başladı, sanırım evrene doğru sinyalleri yollamayı becerdim :) Dünden önceki gün süperdi. Akşam evde miskince otururken telefon geldi. '' Biz toplandık hadi sizde gelin '' diye. '' Tamam '' dedim hemen. Gerçi sonra kapıda kalmışlar, anahtarı içerde unutmuşlar, çilingir bul - çağır, kapıyı açtır derken konuşmamızın üstünden 2 saat kadar geçti. Beni yeniden aradıklarında gece 10.5 falandı. Bu sefer koca kişisi ben erken kalkacam, bu saatten sonra gitsek ne olacak bilmemne diye mızıklanmaya başlayınca bende '' Sen gelme, beni bırak o zaman '' dedim. Kendim gittim valla , ohh :) Onların çilingir çağırmakla uğraştıkları zaman diliminde bende elim boş gitmeyeyim diye bi limonlu kek yapıverdim. Kapıdan içeriye elimde kekle girinceki sevinçleri görülmeye değerdi ahaha :) Hemen tabi yalakalıklar '' Aslansın, kaplasın, bitanesin '' filan :)

Kalabalıkta herşey çok zevkli oluyo yaa..Sohbet etmek, oyun oynamak, yemek yemek...Hemen çaylar - kahveler yapıldı, masaya ıvır zıvırlar kondu ve Wii düzeneği kuruldu :) O kadar eğleniyorum ki wii oynarken. Çok zevkli bişey ve insan kesinlikle zamanın nasıl geçtiğini anlamadan spor yapmış oluyor. Eve uzun zamandır almak istememe rağmen malesef paramı denkleştirip alamadım. Belki 2010' da :)

**********************************

Bu ara değişik değişik rüyalar görüyorum yine. Hayır olsun diyorum her seferinde. Zaten geceleri çok geç ve zor uyuyorum en erken 3te filan. Uykumda da böyle karmançorman şeyler görünce beynim yoruluyo valla. Dinleneceğim yerde yoruluyorum :) Uyanır uyanmaz da hemen hatırlıyorsam anlamlarına bakıyorum. Genelde güzel çıkıyo , bi rahatlıyorum . Böyle şeylere bu kadar fazla inandığıma inanamıyorum :)

Son zamanlarda yazacak neden bişey bulamıyorum acaba ? İlham perimi mi kaçırdım yoksa ?

5.1.10

A-sosyalleşen SasHa

Genel olarak evde olmayı, evde vakit geçirmeyi, çalışırken çook özlediğim şeyleri yapmayı sevsem de arada bi daral da gelio hani! Dün de böyle bir buhranlandım :) Uzun zamandır görüşemediğim bir arkadaşımı aradım, görüşelim diye. Onun da canı sıkılıyormuş zaten, sözleştik. Tabi o çalıştığından buluşmamız 7.5 ' u buldu. Kız - kıza çıkmayalı baya olmuş, bazen kendime inanamıyorum! Eskiden eve girmeyen ben, şimdilerde evden çıkmıyorum peeeh! Gitmişken asortik bi yerlere gidelim istedik, değsin çıktığımıza diye :) İkimiz birden aynı yerin ismini söyleyince soluğu orda aldık. Valla herkes dışarlarda! Bi benmişim meğersem evde pinekleyen ! Koskoca mekanda nerdeyse her masa doluydu. Çok eğlendiğimiz, bolca konuşup - dertleştiğimiz bir akşam oldu. Tadı damağımızda kaldı. Daha sık yapmalıyız dediysek de bakalım bir daha ne zaman çıkabilicez ? :) Sopsosyal bir insandan a-sosyal bir insana dönüşmeyi itinayla başarıyorum sanki ! Çalışırken vaktsizlikten çıkamıyordum, şimdi de arkadaşlarımın vakitsizliğinden çıkamıyoruz. Neyse, arada bir de olsa '' nefes almak '' lazım !
2010'a girdik giricez derken nerdeyse ilk haftasını bitirdik bile. İnsana herşey değişecekmiş gibi geliyor yeni yıla girerken, ama günler ilerledikçe hayatın aynı aktığını görmek hayal kırıcı :) Gerçi hep diyorum 2009 benim için hep başımda kara bulutların gezdiği bir sene oldu-başından sonuna kadar- 2010' dan ise 2009' u aratmamasını diliyorum zaten. İstediğim, beklediğim şeyler öyle atla - deve değil aslında. Sadece sanki benim elimde değiller. Belki de yanılıyorumdur, herşey benim elimdedir de ben buna inanamamayı seçerek beklemeyi tercih ediyorumdur, orası da meçhul. Bazı sabahlar çok güçlü hissederek uyanıyorum, sanki istesem tüm Dünya' yı değiştirebilirmişim gibi, bazense aman Allah'ım sanki biri içimden hüüüüp! diye tüm gücümü emip almış. Gerçi son zamanlarda genelde birinci seçenekteyim. Bu iyi bi başlangıç 2010 için :)

Image Hosted by ImageShack.us



Dün arkadaşımla konuşurken insanların neden oyun oynamaktan hoşlandığı üzerinde kafa yorduk. '' Acaba en eğlenceli yöntem bu mu hayattan zevk almak için '' dedik. Benim dünyamda böyle bir şeye yer yok, sanırım genetik koduma bu işlenmemiş. Bir şey söylemek istersem - içimde tutmam - söylerim, bir şey yapmak istiyorsam - genelde beklemem - yaparım. Birini seviyorsam sevdiğim insan onu sevdiğimden %100 emin olur, sevmediğim insanlar da aynı şekilde kendilerinden hiç haz etmediğimi gayet net görüp, bilirler. Kısacası benim dünyam fazla net! İnsanlar ne hikmetse karşılarındaki insanın benim gibi net olmasını beklerken, kendilerini gizemli tutmaktan hoşlanıyorlar. İçimde her hangi bir kişi ile ilgili '' Acaba ? '' hissini hissetmekten nefret ediyorum. Herkes açık olsun be kardeşim! Dolandırmayın hiç bişeyi , bu o kadar zor mu? Herkes içgüdüsel olarak kendini üzüntülerden uzak tutmak için bazı yöntemler belirler, buna lafım yok ama oyun oynamak - belirsiz davranmak - karşındaki insana salak olduğu hissini vermek de neyin nesi ? İkimizin de kafası buna basmadı valla. Konuştuk, konuştuk ama çözemedik :) En son dedik ki '' Kesin mallık bizde ! '' :)
*********************
Baskülüm bozuldu bozulalı dietle ilgili hiçbişey yazmadığımı farkettim. Bu ucunu bıraktığım anlamına gelmiyor. Sadece bir miktar sekteye uğradı diyelim. Bu sekte aslında sporla ilgili. Kardeşim 2 hafta kaldı ve daha önce de yazdığım gibi o burdayken, sürekli onla vakit geçirdiğimizden spor yapamadım. Evet, gün içerisinde hep hareketliydim ama hareketli olmakla spor yapmak benim bünyeye aynı etkiyi yapmıyor. O gittikten sonra da düzenli halde başlayamadım bi türlü. Yediklerime dikkat ediyorum ama düzenli spor olmadan kilo verebilirmişim gibi gelmiyor. Baskülümü de tamire götürdüm bu arada fakat digitallerde sanırım pek tamir şansı olmuyor. Yapılamadı. Artık yenisini almak lazım. Şu ara yılbaşıydı filan derken parasal olarak açıldığımdan bu konu bir süre rafa kaldırılmak zorunda. Belki de tartılmamak daha iyidir, tartıldığımda birden indiğimi görmek daha eğlenceli olabilir :) Bi an evvel yeniden sporu düzenli hale getirmeliyim, böyle 1 gün yapıp 3 gün yapmamak bi işe yaramıyor. Adam gibi haftada 3-4 yapmak gerekli.
********************
Kimselerden ses çıkmıyor yine ? Bu neyin rehaveti ey ahali ?

3.1.10

...2010...

Bir kaç gündür sayfayı açıp - açıp kapatıyorum. Bir şeyler yazayım istiyorum ama sonradan yazacak veya anlatacak kayda değer bir şey olmadığını düşünüp vazgeçiyorum. Boş sayfa bana, ben boş sayfaya bakıp duruyoruz. En iyisi bir yerlerden başlamak, sonuçta illaki ekşınlı bişeyler yaşamak gerekmiyor yazmak için. Burası benim sayfam ve hissettiklerimi yazmak en doğal hakkım değil mi?
Yeni yıla aile içinde bir kutlamayla girdik. Güzel geçti ama nedense ben fazla sönükmüş gibi hissettim. Belki de her sene aynı şekilde girmekten sıkılmışımdır, bilemiyorum. Bu sene dışarıda bir yerlere niyetlenmiştik ama kardeşim mızıklanıp evde kalmak isteyince ona uyduk bizde. ama hiç T.V. izlemeyerek geçirdiğimiz evdeki ilk yılbaşı gecesi olarak tarihe geçmemiz lazım bunu! Ah bir de, ben ilk kez zencefilli kurabiye yaptım ve onu da royal-icing.le süsledim. Daha önce hiç kurabiş süslemesi yapmamış biri, nası yaptıysa öyle oldu benimki de :) Gayet acemice yani :) ama olsun, herşeyin bir ilki vardır neticede :)

Image Hosted by ImageShack.us

Tadı güzeldi ama, gayet keyifle yendi. Özellikle kahve veya sütle birlikte yenildiği zaman tadına doyum olmadığını farkettim. Ha bir de evde çocuk olsaydı kesin çok severdi diye düşündüm :) Tam onlara göre...

Hediye bakımından da zengin bir yeni yıl gecesi oldu. En sevindiğim hediye, kardeşimin bana aldığı yeni cep tel. oldu :) Kardeşim sayesinde bende teknolojiye ayak uydurabilmiş oldum. Sağolsun...Çocuklar gibi sevindim valla, uzun zamandır artık çoktan miyadını doldurmuş telefonumu değiştirmek istiyor ama yapamıyordum.

***********************

Kardeşimin burada bizimle olmasına alışmıştım ki, gitti dün :( Sayılı gün işte, çabuk geçiyor. O burdayken, günlerim hep çok hareketli geçti. Sürekli dışarıya çıktık, gezdik, dolaştık. Gidince bir boşluk oldu doğrusu. İnsanın sevdiklerinden uzak olması ne zor şey! Kara kuzum benim...Gerçi artık teknoloji sayesinde daha yakın olabiliyor insan, web.ca.m.den filan görüşüyoruz en azından. İçimiz rahatlıyor.

**********************

Bunun dışında ne anlatabilirim diye düşünüyorum. her yeni yılda olduğu gibi bu yeni yıla da '' kararlarla ''girdim. Kararlarımın başında artık kendim için yaşamak var. Demek istediğim, kendimden başkasını düşünmemek değil elbette ama daha fazla ben merkezli yaşamak istiyorum. Bir de becerebilirsem artık '' ayrıntılarda boğulmamak '' istiyorum. Daha düz daha basit düşünebilmek istiyorum. Aksi halde gereksiz yere kendime eziyetlerim bitmez!

Arada bir, normalde ne kadar güçlü biri olduğumu unutuyorum, artık ASLA unutmamam lazım! Bir de bazen o kadar salakça bir alçak gönüllülük içine giriyorum ki, karşımdaki insan gerçek sanıyor, sonra beni eziklemeye çalışıor ! Bu huyumu da terkedeceğim bir yıl olsun :)

Bakalım bu koskoca yıl bize ne süprizler hazırladı :) Yaşalım ve görelim...Let the game begin ;)

 

blogger templates 3 columns | Make Money Online