Güzel bir pazar geçirdim. Tüm haftanın stresinden arındım. Deniz, gerçekten de insanı rahatlatıyor. Belki çocukluğumdan beri hep karşımda denizi görmeye alıştığımdan, denizsiz bir yerde yaşamak bana zulüm gibi gelirdi diye düşünüyorum, çünkü ne zaman sıkılsam / daralsam ben hep tüm hepsini denize attım. Suya değmesem de karşıma alıp denizi, içimi döktüm.
İşyerinde zor günler geçiriyorum. Bu güne dek hep değişmesini umduğum şeyler, bir türlü değişmiyor. Geçen sene olmasını beklediğim yükselme olmayınca, bir de üstüne yeni alınan yeni mezun elemana benimle aynı maaşı verdiklerini öğrenince malesef bende zaten gerilmiş olan ipler koptu. 10 seneye yakın deneyimim var ve gerçekten turizmde mesleğimi yapan ilklerdenim. Şu güne dek, hep kendi işletmemmişcesine çalıştım. Asla ne kadar ekmek, o kadar köfte mantığı bana uymadı / uyamaz da. Dolayısı ile bu dakikadan sonra işleri değiştirmeye niyetliyim. Öfkeyle kalkan zararla oturur elbet ama beklemekle de bir şey olmadığını gördüm. Sanırım, yaptığın işin değerinin bilindiği - görüldüğü zamanlar eskidenmiş. Babalarımızın zamanında kalmış...3 gün önce bir eğitime gittim ve orda herşeyi daha iyi gördüm. Benimle aynı mesleki tecrübeye sahip arkadaşlarımın pozisyonlarını ve gördükleri değeri görünce, kendime ne kadar haksızlık yaptığımı anladım. Suçu başkasında bulmadım. Bu zamana kadar sesimi çıkartmadığım için kendime çok kızdım. Bu devirde belli ki ağlamayana emzik yok ! Bu dakikadan sonra ne olur bilmiyorum. Tek bildiğim her an her şeyin olabileceği, çünkü kararımı verdim. Karar verme süreci herzaman çok sancılıdır bilirsiniz. Cumartesi eve gittiğimde enine boyuna düşündüm. Direk konuşma kararı aldım. Kendim için hayırlısını diliyorum, bu dakikadan sonra ya herro ya merro...

Pazar günü deniz sefasının ardından baya içim açıldı. Uzun süredir de kocişle beraber bişeyler yapmıyorduk. Zaten tek izin günü pazar olunca elim ayağıma dolandığından, anlamıyorum nasıl geçiyor. Klasik market alışverişimizi yapalım çıkmışken dedik. Bu pembişi markette gördüm. Daha önce vardı da ben mi görmedim bilmiyorum ama koklayınca aşık oldum :) Sakız gibi kokuyor :) Hemen kaptım bi tane. Antipersprant olarak genelde jel-roll on kullanmama rağmen bunu da denemek istedim. O kadar iyi etmişim ki...Çok kalıcı bir kokusu var kesinlikle ve kıyafetlerde iz yapmıyor ( pudrasız ) Sabah işe gelirken de sıktım, şimdi kolumu kaldırdıkça burnuma mis gibi kokusu geliyor :) Bi yerlerde denk gelirseniz bi koklayın derim. Şiddetle tavsiye ederim ;)
Eve geldikten sonra da, baktık hava hala güzel, bayadır ertelediğimiz mangal olayına girdik. Evimiz 10. kat diye rahat oluyo zaten :) 1 gün bile olsa, işyerinden / kafamdaki soru işaretlerinden uzaklaşmak çok iyi geldi.
Herşeye rağmen, herşeyin kalbime göre olacağına inanıyorum. Bişeyler olacak, bişeyler değişecek...Pozitifliğe devam ;)
Güzel bir hafta olsun, hepimiz için....
2 Comments:
dediğin gibi ağlamayan bebeğe emzik vermiyorlar gerçekten..bütün sıkıntılarını dile getirmelisin bencede..herşeyden memnunsun zannediyorlar yoksa..ellerinden gelse ses çıkarmıyoruz diye maaşımızı bile düşüreceker..değerini bilen başka bi yer muhakkak çıkacaktır canını sıkma hiç..
Hayırlısı olsun sashacım dilerim egitiminin ve emeklerinin karşılıgını alacagın yerlerde olursun..Şimdi onlar üzülsün seni kaybedecekleri için:)))
Pembiş i denemek istiyorum:)))
Post a Comment